Arpa Başağı Neden Boş Kalır?
Arpa tarımında başakların boş kalma nedenleri, sıcaklık stresi, kuraklık, geç donlar, besin noksanlığı ile hastalık ve zararlılara karşı agronomik çözümler.
Arpa yetiştiriciliğinde üreticilerin hasat dönemine doğru karşılaştığı ve doğrudan dekar verimini baltalayan en büyük fizyolojik sorunların başında arpa başağı boş kalması gelmektedir. Arpada dane bağlamama veya arpa başak cılız kalması durumu, bitkinin dik duruşuna rağmen başakçıkların içinde tane oluşmaması veya oluşan tanelerin süt olumunda kuruyarak yok olmasıdır. Bu durum, tarlada başaklar gür görünse bile hasat esnasında biçerdöverin depolama haznesinin boş kalmasına ve feci oranlarda rekolte kayıplarına yol açar. Arpada boş başak sorunu, tek bir nedene bağlı olmayıp iklimsel streslerden besin noksanlıklarına, hatalı ekim sıklığından hastalık ve zararlı istilalarına kadar uzanan çok geniş bir etmenler zincirinden kaynaklanır. Bu rehberimizde, arpa başağının boş kalma nedenlerini agronomik açıdan inceliyor ve bu büyük verim kaybını önlemek için tarla koşullarında uygulanabilecek kesin çözümleri sunuyoruz.
Başakta Dane Oluşumu Nasıl Gerçekleşir?
Arpa bitkisinde başak taslağının oluşumu ve çiçek organlarının farklılaşması sapa kalkma döneminin hemen başlangıcında, toprak altında gerçekleşir. Bitki gelişimini sürdürdükçe başak kınından çıkarak çiçeklenme ve döllenme evrelerine adım atar. Arpa genellikle kendine döllenen bir tahıl olup, başak henüz yaprak kınından çıkmadan önce veya çıktıktan hemen sonra çiçeklenme tamamlanır. Döllenmenin firesiz gerçekleşmesi, başaktaki her bir başakçığın sağlıklı birer tane bağlamasının yegane temelidir.
Arpada başak yapısının tam ve firesiz bir şekilde dane doldurabilmesi için gerekli olan temel agronomik ve ekolojik şartlar şunlardır:
- Toprakta yeterli ve dengeli besin elementi varlığı: Başak taslağının oluşumu için fosfor, gelişimi için azot dengesi şarttır.
- Başaklanma döneminde uygun hava sıcaklığı: Tozlanma ve döllenme için havanın on beş ile yirmi beş derece arasında seyretmesi gerekir.
- Toprakta kritik düzeyde nem bulunması: Bitkinin fotosentez ürünlerini başağa taşıyabilmesi için kök bölgesinde su stresi olmamalıdır.
- Güçlü ve sağlıklı yaprak alanı kanopisi: Başaktaki danelerin nişasta dolumu için bayrak yaprağın lekesiz ve yeşil kalması esastır.
Başaklanma ve Çiçeklenmede Sıcak Stresi
Sıcaklık, arpa bitkisinin başaklanma ve çiçeklenme dönemlerinde dane bağlama başarısını doğrudan belirleyen en duyarlı iklim faktördir. Tozlanma ve döllenme aşamalarında havanın aşırı sıcak olması, döllenme biyolojisini felç ederek arpa başağı boş kalması sorununa davetiye çıkarır. Araştırmalar, başaklanma ve dane dolum döneminde otuz derecenin üzerindeki sıcaklıkların tane tutma oranını gerilettiğini, kırk dereceyi aşan aşırı sıcaklıkların ise tane gelişimini tamamen durdurduğunu kanıtlamaktadır.
Sıcaklık stresinin arpa başaklarındaki döllenme ve dane bağlama fizyolojisinde yol açtığı hasarlar şunlardır:
- Polenlerin canlılığını yitirmesi: Yüksek sıcaklıklar çiçek tozlarını kurutarak döllenme yeteneğini tamamen yok eder.
- Tepe tomurcuklarının körelmesi: Aşırı sıcak hava başak taslağının uç kısımlarındaki çiçeklerin gelişimini durdurur.
- Tane dolum periyodunun kısalması: Bitkinin erken oluma zorlanması nedeniyle danelerin tam iriliğe ulaşamadan kurumasıdır.
- Solunum hızının fotosentezi aşması: Sıcaklığın artmasıyla solunum hızlanan bitkinin karbonhidrat rezervlerini tüketmesidir.
Özellikle çiçeklenme döneminde esen kurak ve sıcak rüzgarlar, dişi organın kabul edici yüzeyini kurutarak döllenmeyi tamamen imkansız hale getirir.
Kuraklığın Dane Sayısına Etkisi
Arpanın sapa kalkma, başaklanma ve döllenme evrelerinde yaşadığı su stresi, başak başına düşen tane sayısını doğrudan ve fahiş düzeyde düşürür. İlkbaharda mart ve nisan aylarında düşen yağışlar, arpanın başak yapısındaki dane doluluk oranını belirleyen en kritik girdidir. Yapılan tamamlayıcı sulama araştırmaları, kurak dönemlerde yapılan tek bir sulamanın bile başaklardaki boş dane oranını dramatik şekilde azalttığını ve verimi katladığını göstermektedir.
Kuraklığın ve su yetersizliğinin arpada başak yapısı ve dane dolgunluğu üzerindeki doğrudan olumsuz etkileri şunlardır:
- Başak taslağındaki başakçık sayısının azalması: Sapa kalkmadaki kuraklık başakta oluşacak potansiyel dane sayısını doğrudan sınırlar.
- Çiçeklenme döneminde döllenme başarısızlığı: Bitkinin su stresi nedeniyle stomalarını kapatarak polen gelişimini durdurmasıdır.
- Boş dane ve cılız başak oranının artması: Danelerin içini dolduracak nişasta sentezinin su kısıtı nedeniyle sekteye uğramasıdır.
- Metrekaredeki üretken başak sayısının düşmesi: Kardeşlerin başak çıkaramadan kurumasıyla tarlada seyrek bir yapı oluşmasıdır.
Yağışın kritik sınırların altında kaldığı yarı kurak bölgelerde arpa tarlaları başaklanma öncesinde mutlaka tamamlayıcı sulamaya tabi tutulmalıdır.
Geç Don Zararı ve Beyaz Başak
İlkbaharda arpa bitkisi sapa kalkıp başak çıkarmaya başladığı dönemde meydana gelen geç don olayları, taze başak dokularında kalıcı mekanik ve fizyolojik hasarlar bırakır. Özellikle nisan ayında sıcaklığın sıfırın altına düşmesi, henüz yaprak kınından çıkmamış veya yeni çıkmış hassas başaklardaki çiçek organlarını dondurarak öldürür. Bu durum, tarlada başakların tamamen beyaza dönmesine ve içinin bomboş kalmasına neden olur.
Geç ilkbahar donlarının arpa başaklarında meydana getirdiği fiziksel hasarlar şöyle sıralanabilir:
- Başakların tamamen beyaz renk alması: Don zararına uğrayan başak dokularının klorofili kaybederek saman sarısı veya beyaza dönmesidir.
- Çiçek organlarının donarak ölmesi: Dişicik tepesi ve erkek organların don etkisiyle fonksiyonunu tamamen yitirip kısır kalmasıdır.
- Başak saplarında kırılma ve bükülme: Don nedeniyle sap dokularının esnekliğini kaybederek başak ağırlığını taşıyamaz hale gelmesidir.
- Tane bağlamanın tamamen durması: Döllenme gerçekleşmediği için başakta tek bir danenin dahi oluşamaması ve başağın boş kalmasıdır.
Don zararına maruz kalmış parsellerde başaklar dışarıdan normal veya beyazlamış görünse de içlerinde süt olumuna geçecek tek bir dane taslağı dahi bulunmaz.
Besin Eksikliğinin Payı
Arpanın başak yapısını oluşturduğu erken gelişim evrelerinde topraktan yeterli miktarda makro ve mikro besin elementlerini alamaması, başakların cılız kalmasına ve döllenme başarısının düşmesine yol açar. Özellikle fosfor ve çinko noksanlığı, polen kalitesini ve başakçık gelişimini doğrudan engelleyerek arpada dane bağlamama sorununun en temel nedenlerinden birini oluşturur.
Arpa bitkisinin başak yapısını doğrudan etkileyen besin elementi noksanlıkları ve sonuçları şunlardır:
- Fosfor noksanlığı ve salkım seyrekleşmesi: Toprakta fosforun az olması başak taslağındaki başakçık sayısını ve çiçeklenmeyi azaltır.
- Azot eksikliği ve başak boyunun kısalması: Bitkinin yeterli azot alamaması durumunda başakların boyu çok kısa kalır ve dane sayısı düşer.
- Çinko yetersizliği ve cılız dane oluşumu: Çinko azlığı polen gelişimini bozarak başaklarda boş ve döllenmemiş kısımlar yaratır.
- Potasyum azlığı ve dolum yetersizliği: Karbonhidratların başağa taşınamaması nedeniyle başakların üst kısımlarının tamamen boş kalmasıdır.
Ekimle birlikte içinde çinko bulunan kompoze gübrelerin bant halinde kullanılması başak yapısını mekanik ve fizyolojik olarak destekler.
Hastalık ve Zararlı Kaynaklı Boş Başak
Arpa tarlalarında görülen bazı fungal hastalıklar bitkinin su ve besin taşıyan iletim demetlerini tıkayarak başakların kurumasına yol açarken, bazı zararlı böcekler ise doğrudan sapları sokup emerek başakları boş bırakır. Süne ve kımıl zararlılarının yanı sıra kök çürüklüğü ve açık rastık hastalıkları tarlada toplu başak boşalması oluşturabilen en tehlikeli etmenlerdir.
Hatalı hastalık ve zararlı yönetiminin arpa başaklarında yol açtığı tahribat şekilleri şunlardır:
- Sünenin emgi faaliyetiyle akbaşak oluşturması: Süne erginlerinin sapları sokarak başağa giden su ve besin akışını kesmesi ve başağı beyazlatmasıdır.
- Kök çürüklüğü nedeniyle erken beyaz başak görülmesi: Mantarların iletim demetlerini tıkaması sonucu bitkinin kuruyup boş beyaz başak çıkarmasıdır.
- Açık rastık hastalığının başağı kömürleştirmesi: Hastalığın etkisiyle başaktaki tüm dane yapısının siyah bir toz yığınına dönüşmesidir.
- Kımıl zararlısının dane emerek başağı boşaltması: Kımılın süt olumundaki daneleri emerek başak üzerinde boş ve kırık yerler bırakmasıdır.
Bu etmenlerin tarladaki yoğunluğu düzenli kontrollerle izlenmeli ve ekonomik zarar eşiği aşıldığında zaman kaybetmeden mücadeleye başlanmalıdır.
Aşırı Sık Ekimin Etkisi
Birim alandan daha fazla başak elde etme düşüncesiyle tarlaya gereğinden fazla tohum atılması, bitkiler arasında su, ışık ve besin elementleri için çok şiddetli bir rekabet başlatır. Sık ekilen tarlalarda bitki başına düşen kök hacmi küçülür, bu yüzden başaklar yeterince beslenemez. Aynı zamanda gölgelenme nedeniyle fotosentez oranının gerilemesi, başaktaki başakçıkların döllenmesini sekteye uğratarak boş başak oranını artırır.
Aşırı ekim sıklığının arpa başaklarında boşluk oluşturmasında rol oynayan faktörler şunlardır:
- Bitkiler arasında şiddetli besin ve su rekabeti: Kısıtlı toprak hacminde köklerin birbiriyle yarışarak başakları besleyememesidir.
- Alt yaprakların gölgede kalarak sararması: Sık örtü nedeniyle güneş ışığının alta ulaşamaması ve fotosentezin azalmasıdır.
- Sapların narinleşerek yatmaya maruz kalması: Yatış nedeniyle başakların toprakla temas edip çürümesi veya dane dolduramamasıdır.
- Başak başına düşen tane sayısının azalması: Enerjisini boy uzatmaya harcayan bitkinin başak taslağını küçük ve zayıf oluşturmasıdır.
Tarlada homojen ve verimli bir başak yapısı için ekim normu metrekareye kışlık ekimde üç yüz ile üç yüz elli canlı tohum sınırında tutulmalıdır.
Gelecek Yıl İçin Alınacak Önlemler
Arpa tarımında başakların boş kalması ve dane bağlamama sorunuyla karşılaşmamak, sezon başında alınacak planlı kültürel önlemlerle ve doğru agronomik uygulamalarla büyük ölçüde önlenebilir. Üreticilerin toprak hazırlığından çeşit seçimine kadar her adımda iklim değişikliklerini dikkate alarak hareket etmesi gerekmektedir.
Gelecek yetiştirme sezonunda arpa başaklarının boş kalmasını önlemek için uygulanabilecek agronomik çözümler şöyle sıralanabilir:
- Toprak analizine dayalı dengeli gübreleme yapılması: Ekim öncesinde tabana fosfor ve çinko, ilkbaharda ise kardeşlenmede azot verilmelidir.
- Bölge iklimine uygun ekim zamanının seçilmesi: Geç ekimlerden kaçınılarak başaklanma evresinin şiddetli yaz sıcaklarına yakalanması önlenmelidir.
- Tohum sıklığı ve ekim derinliğinin ayarlanması: Metrekareye önerilen tohum miktarı aşılmamalı ve ekim derinliği dört ile altı santimetre arasında tutulmalıdır.
- Sertifikalı ve hastalıktan ari tohum kullanılması: Tohum kökenli rastık ve sürme hastalıklarını önlemek için sertifikalı tohum tercih edilmelidir.
İmkan olan alanlarda sapa kalkma başlangıcında ve başaklanma öncesinde yapılacak tamamlayıcı sulamalar, kuraklığın başakta yaratacağı boşlukları tamamen ortadan kaldırır.
Sıkça Sorulan Sorular
Arpa başağı neden boş kalır?
Arpa başağı; çiçeklenme döneminde yaşanan aşırı sıcaklık ve kuraklık stresi, geç ilkbahar donları nedeniyle çiçek organlarının ölmesi, toprakta fosfor ve çinko eksikliği, aşırı sık ekim kaynaklı ışık rekabeti ile süne emgisi ve kök çürüklüğü hastalıkları nedeniyle boş kalır.
Beyaz başak neden olur?
Beyaz başak; süne zararlısının sapa kalkma döneminde bitki sapını sokarak su akışını kesmesiyle (akbaşak), kök ve kök boğazı çürüklüğü patojenlerinin iletim demetlerini tıkamasıyla veya geç ilkbahar donlarının başak dokularını dondurarak kurutmasıyla meydana gelir.
Sıcak hava arpayı etkiler mi?
Evet, çiçeklenme ve başaklanma döneminde otuz derecenin üzerindeki sıcaklıklar polenlerin kurumasına ve döllenme yeteneğinin kaybolmasına neden olarak başaklarda boşluklar yaratır. Kırk dereceyi aşan aşırı sıcaklar ise tane dolumunu tamamen durdurur.
Boş başaklı tarla hasat edilir mi?
Tarladaki boş başak oranı çok yüksekse hasat edilmesi ekonomik olmayabilir, çünkü biçerdöverin yakıt ve işletme maliyeti elde edilecek mahsulün değerinden fazla çıkabilir. Bu gibi durumlarda tarla genellikle hasat edilmek yerine hayvan otlatma alanı veya kaba yem olarak değerlendirilir.
Don arpa başağını yakar mı?
Evet, nisan ayında yaşanan geç ilkbahar donlarında sıcaklığın sıfırın altına düşmesi, kınından yeni çıkan veya çıkmak üzere olan hassas arpa başaklarındaki dişi ve erkek çiçek organlarını dondurarak öldürür ve başakların dane bağlamadan tamamen boş kalmasına yol açar.