Arpa Depolama ve Saklama Koşulları
Arpa depolama ve saklama koşulları, güvenli dane nem sınırları, ısınma, küflenme ve mikotoksin riskleri, silo havalandırması ile depo zararlılarıyla mücadele.
Arpa, dünya genelinde ve ülkemizde serin iklim tahılları içerisinde buğdayın ardından en çok yetiştirilen ve hem yem sanayisi hem de malt sektörü için hayati önem taşıyan son derece stratejik bir üründür. Hasat döneminde tarladan büyük emeklerle toplanan mahsulün kalitesini koruyarak uzun süre muhafaza edilmesi, en az tarla bakımı ve hasat teknikleri kadar kritik bir agronomik aşamadır. Arpa daneleri canlı birer organizma olup, depolandıkları süre boyunca solunum yapmaya devam ederler. Depo ortamındaki nem ve sıcaklık koşullarının kontrol altında tutulamaması, danelerin solunum hızını fahiş düzeyde artırarak kendi kendini ısıtmasına, yani kızışmasına neden olur. Bu durum, tarladaki tüm verim ve kalite kazanımlarının ambarlarda birkaç hafta içinde tamamen yok olmasına sebebiyet verebilir. Depolamada başarı elde etmek, hasat sonrasındaki temizlik, kurutma, havalandırma ve zararlı mücadele adımlarının entegre bir şekilde yürütülmesiyle mümkündür.
Depolamada Kritik Nem Sınırı
Arpanın ambarlarda bozulmadan, çürümeden ve kalitesini yitirmeden uzun süre saklanabilmesini sağlayan en belirleyici fiziksel faktör, depolama başlangıcındaki dane nem miktarıdır. Bilimsel araştırmalar ve tarımsal standartlar, güvenli bir depolama süreci için arpadaki su oranının kesinlikle belirli bir sınır değerin altında olmasını şart koşmaktadır. Hasat edilen ürünün nem oranı yüksek ise depoya alınmadan önce mutlaka kurutma işlemlerine tabi tutulması agronomik bir zorunluluktur.
Arpa depolamasında nem dengesinin korunması ve dane nemine bağlı olarak uygulanması gereken kurallar şunlardır:
- Güvenli dane nem oranı sınırları: Depoya getirilen arpanın su oranının yüzde on iki ile yüzde on dört arasında veya bu değerlerin altında olması gerekmektedir.
- Nem oranının yüzde on dördün üzerine çıkması: Danelerin hücre solunumunun hızlanması sonucu depoda ani kızışma ve küflenme süreçlerinin başlamasıdır.
- Nem oranının yüzde on ikinin altına düşürülmesi: Depolama güvenliğini artırsa da aşırı kuruma nedeniyle danelerin gevrek hale gelerek kırılganlaşmasıdır.
- Rutubet ölçümünün düzenli yapılması: Depolama süresince yığının farklı derinliklerinden numuneler alınarak nem analizörleri ile takip edilmesidir.
Nem oranı istenen seviyeye getirilmeden depolanan arpalarda biyolojik faaliyetler durdurulamaz ve depo içi kayıplar kaçınılmaz hale gelir.
Yüksek Nemli Danede Isınma ve Küflenme
Depolanan arpa yığınının içinde nem oranının yüksek olması, danelerin ve ortamda doğal olarak bulunan mikroorganizmaların solunum hızını katlayarak artırır. Solunum esnasında açığa çıkan su buharı ve ısı, yığın içinde dışarıya kaçamayarak birikir. Bu birikim, depo içinde sıcaklığın hızla yükselmesine, yani halk arasında kızışma olarak bilinen arpa depoda ısınma olayına yol açar. Isınan ve nemlenen ortam, mantar sporlarının çimlenmesi ve tarlayı hızla kaplaması için en elverişli şartları hazırlar.
Yüksek nemli arpa depolarında ısınma ve küflenmeyi tetikleyen fizyolojik aşamalar şunlardır:
- Dane solunumuyla su ve ısı salınımı: Nemli hücrelerin karbonhidratları parçalayarak ortama sürekli olarak karbondioksit, su ve ısı vermesidir.
- Yığın içi mikroiklim ve terleme oluşumu: Isınan havanın yukarı doğru yükselirken soğuk depo tavanına çarpıp yoğuşarak yığın üstünde nem biriktirmesidir.
- Depo sıcaklığının hızla yükselmesi: Isının yığından uzaklaştırılamaması nedeniyle ortam sıcaklığının mantar gelişim eşiğine ulaşmasıdır.
- Fungal sporların çimlenerek yığına yayılması: Aspergillus, Penicillium ve Fusarium türü depo küflerinin hızla üreyerek taneleri sarmasıdır.
Kızışma ve küflenme başlayan bir ambarda danelerin dış kavuz renkleri hızla kararır, parlaklığını kaybeder ve unsu endosperm yapısı tamamen çürür.
Küf ve Mikotoksin Riski
Depolarda nem ve ısınma kontrolünün yapılamaması sonucu ortaya çıkan arpa küflenmesi, sadece fiziksel bir kalite kaybı veya ekonomik zarar yaratmaz. Küflenen arpa danelerinde mantarlar tarafından üretilen ve mikotoksin adı verilen son derece tehlikeli, zehirli kimyasal bileşikler birikir. Bu toksinlerin başında aflatoksin, okratoksin ve zearalenon gibi kanserojen ve bağışıklık sistemini çökertebilen maddeler gelmektedir. Küflenmiş, nemden dolayı kızışmış ve mikotoksin barındıran arpa danelerinin hayvan beslemesinde kullanılması feci sonuçlar doğurur.
Küflü ve mikotoksinli arpa kullanımının hayvan sağlığı üzerindeki doğrudan yıkıcı etkileri şunlardır:
- Hayvanlarda akut ve kronik zehirlenmeler: Toksinlerin hayvan bünyesinde birikerek sindirim ve sinir sistemini tamamen felç etmesidir.
- Karaciğer ve böbrek dokularının tahrip olması: Karaciğer yetmezliği, iç kanamalar ve organ fonksiyonlarının tamamen yitirilmesidir.
- Süt, et ve döl veriminde fahiş düşüşler: Hayvanların yem tüketimini durdurması, bağışıklıklarının çökmesi ve döl tutma oranının sıfırlanmasıdır.
- Süt ve et yoluyla insan gıdasına geçiş yapması: Mikotoksinlerin hayvansal gıdalara geçerek insan sağlığını doğrudan tehdit etmesidir.
Küflenmiş ve mikotoksin içeren arpa daneleri kesinlikle hayvanlara verilmemeli, yem hammaddesi olarak kullanılmamalı ve derhal imha edilmelidir. Bu zehirli danelerin hayvanlara yedirilmesi toplu hayvan ölümlerine sebep olabileceğinden bu konuda tavizsiz bir güvenlik zinciri kurulmalıdır.
Depoya Almadan Önce Temizleme
Arpanın depolama ömrünü uzatmanın ve ambar içi kızışmaları önlemenin en etkili yollarından biri, ürünü depoya almadan önce çok sıkı bir temizleme işlemine tabi tutmaktır. Biçerdöverden çıkan arpa yığınının içinde danelerin yanı sıra yabancı ot tohumları, sap, saman, yaprak artıkları, toz ve böcek kalıntıları bulunur. Bu yabancı maddelerin nem tutma kapasitesi arpa danesinden çok daha yüksektir. Temizlenmeden depoya konulan yabancı maddeler, yığın içinde ilk kızışma odaklarını oluşturarak küflenmeyi başlatır.
Arpa yığınının depolanmadan önce elenmesi ve temizlenmesinin sağladığı agronomik faydalar şunlardır:
- Kızışma odaklarının tamamen ortadan kaldırılması: Nem oranı yüksek olan yeşil yabancı ot tohumlarının yığından tamamen ayıklanmasıdır.
- Hektolitre ağırlığının belirgin şekilde artırılması: Toz, saman ve boş danelerin uzaklaştırılmasıyla birim hacimdeki dolgun dane oranının yükselmesidir.
- Ambar zararlılarının besin kaynağının kesilmesi: Toz ve kırık danelerin elenmesiyle böceklerin üreme ve beslenme ortamının daraltılmasıdır.
- Depo havalandırma verimliliğinin artırılması: Yığın içindeki boşlukların tozla kapanmasının önlenerek hava sirkülasyonunun kolaylaştırılmasıdır.
Ekim öncesinde tohumların ve hasat sonrasında ürünlerin selektör makinelerinden geçirilerek temizlenmesi depolama güvenliğinin temel şartıdır.
Havalandırmalı Silo ve Yığın Yüksekliği
Modern depolama teknolojisinde arpanın kalitesini korumak için havalandırmalı çelik silolar ve kontrollü dikey depo yapıları kullanılır. Yığın içindeki sıcaklığı ve nem birikimini önlemek, ancak planlı bir havalandırma sistemiyle mümkündür. Depolanan arpanın sıcaklığı dış ortam sıcaklığına göre sürekli dengelenmeli ve depo içi ısısı ideal olarak artı dört derece civarında tutulmalıdır. Ayrıca yığın yüksekliğinin de havalandırma fanlarının gücüne göre ayarlanması gerekir.
Silo havalandırma yönetimi ve yığın yüksekliği kontrolünde uygulanması gereken temel agronomik kriterler şunlardır:
- Depo sıcaklığının artı dört derecede sabitlenmesi: Düşük sıcaklıklarda dane solunumunun yavaşlaması ve böcek faaliyetlerinin tamamen durmasıdır.
- Hava kanallarının yığın tabanına homojen yerleştirilmesi: Üfelen havanın yığının her noktasına eşit şekilde dağılmasının sağlanmasıdır.
- Yığın yüksekliğinin fan kapasitesine göre sınırlandırılması: Aşırı yüksek yığınlarda havanın üst katmanlara ulaşamayarak nem biriktirmesinin önlenmesidir.
- Sıcaklık izleme sensörlerinin düzenli kontrol edilmesi: Silonun farklı derinliklerine yerleştirilen problarla sıcaklık artışlarının anlık izlenmesidir.
Hava akımının yetersiz kaldığı depolarda yığın yüksekliği düşük tutulmalı ve sıcak günlerde havalandırma fanları kesinlikle çalıştırılmamalıdır.
Depo Zararlıları (Bit, Güve) ve Korunma
Depolanmış arpa taneleri, kış uykusundan uyanan veya dışarıdan ambar içine sızan birçok zararlı böcek ve kemirgen için çok zengin bir besin kaynağıdır. Ambar biti, kırma biti, ekin sülüğü ve un güvesi gibi depo zararlıları, danelerin endosperm ve embriyo kısımlarını kemirerek beslenirler. Bu zararlılar hem doğrudan ağırlık kaybına yol açar hem de salgıladıkları dışkılarla depoda nemi artırarak küflenmeyi tetikler.
Depo zararlılarından korunmak ve ambar güvenliğini sağlamak için izlenmesi gereken adımlar şunlardır:
- Boş depo temizliği ve ilaçlaması yapılması: Ürün depoya girmeden önce ambarın duvarları, tabanı ve çatısı süpürülmeli ve ruhsatlı ilaçlarla dezenfekte edilmelidir.
- Ortam sıcaklığının sıfır ile dört derece arasına çekilmesi: Bu sıcaklık değerlerinde depo zararlılarının üreme ve beslenme faaliyetlerinin tamamen durdurulmasıdır.
- Depo girişlerinin fiziksel olarak kapatılması: Pencere ve havalandırma menfezlerine ince telli sineklikler takılarak kuş ve böcek girişinin engellenmesidir.
- Koruyucu koruma ilaçlarının lisanslı uygulanması: Zararlı yoğunluğu mücadele eşiğini aşarsa sızdırmaz depolarda gazlama (fumigasyon) yapılmasıdır.
Zararlılarla mücadelede en etkili kültürel önlem, depoya kesinlikle kırık ve tozlu dane sokmamak ve nemi yüzde on dördün altında tutmaktır.
Maltlık Arpanın Çimlenme Gücünü Koruyan Depolama
Maltlık arpa üretimi ve depolaması, bira sanayisinin ihtiyaç duyduğu yüksek çimlenme kalitesi standartları nedeniyle yemlik arpa saklamasından çok daha yüksek bir hassasiyet gerektirir. Malt fabrikaları, arpa danelerinin en az yüzde doksan beş oranında homojen bir şekilde çimlenmesini şart koşar. Çünkü malt üretimi, danelerin kontrollü olarak çimlendirilmesi esasına dayanır. Çimlenme gücünü kaybeden, depoda kızışan veya embriyosu zarar gören daneler maltlama esnasında çürüyerek bira kalitesini bozar ve alımda doğrudan ret sebebi olur.
Maltlık arpanın çimlenme gücünü korumak amacıyla depolama sürecinde uygulanması gereken kriterler şunlardır:
- Dane nem oranının maksimum yüzde on iki buçukta tutulması: Çimlenme yeteneğini korumak için nemin yemlik arpalardan daha düşük tutulması zorunluluğudur.
- Mekanik taşıma hasarlarının sıfıra indirilmesi: Helezon ve konveyörlerde danelerin çatlamasını önleyecek hassas sistemlerin kullanılmasıdır.
- Depo içinde kesinlikle lokal kızışmalara izin verilmemesi: Isınan bölgelerdeki embriyoların sıcaktan ölmesini önlemek için sürekli devirdaim yapılmasıdır.
- Depolama süresince çimlenme testlerinin tekrarlanması: Ambarlardan düzenli numuneler alınarak laboratuvarlarda çimlenme oranlarının izlenmesidir.
Çimlenme gücü düşen maltlık arpalar, sanayi değerini tamamen yitirerek yemlik baremine düşer ve üreticiyi büyük maddi zarara uğratır.
Yem Amaçlı Saklamada Dikkat Edilecekler
Yemlik arpa, büyükbaş ve küçükbaş hayvan rasyonlerinin enerji ihtiyacını karşılayan en değerli kesif yem hammaddelerinden biridir. Hayvan beslemede arpa genellikle kırma veya ezme şeklinde rasyonlara dahil edilir. Ancak yemlik olarak depolanan arpalarda da depolama kurallarına aynı hassasiyetle uyulması gerekir. Nemli saklanan yemlik arpalar besin değerini kaybederek hayvanlarda besleme verimliliğini düşürür.
Yem amaçlı saklanan arpalarda kalitenin ve besin değerinin korunması için dikkat edilecek hususlar şunlardır:
- Uygun rasyon dengesinin korunması için kuru madde analizlerinin yapılması: Arpanın rasyondaki besleyici değerinin tam ölçülebilmesi için nemin standart kalmasıdır.
- Kırma ve ezme işlemlerinin ihtiyaç miktarınca yapılması: Kırılan arpanın depolama ömrü çok kısa olduğundan, ezme işleminin günlük veya haftalık rasyon miktarına göre yapılmasıdır.
- Depolama alanının tabanının betondan ve yalıtımlı yapılması: Toprak zeminlerden gelebilecek nemin arpa yığınına sızmasının kesin olarak engellenmesidir.
- Ambar içinde yabancı tohum ve saman oranının sıfırlanması: Yem kalitesini düşüren ve kızışmaya sebep olan yabancı maddelerin elenmesidir.
Ambar zeminine serilecek kalın yalıtım örtüleri ve düzenli yığın aktarmaları, yemlik arpanın besin değerini korumada en pratik çözümlerdir.
Sıkça Sorulan Sorular
Arpa kaç nemde depolanır?
Arpa depolaması için en ideal ve güvenli dane nem oranı yüzde on iki ile yüzde on dört arasındadır. Nem oranının yüzde on dördün üzerinde olması durumunda danelerde solunum hızlanır, ısınma başlar ve depoda çok hızlı küflenme meydana gelir.
Arpa depoda neden ısınır?
Arpa depodaki nem oranının yüzde on dördün üzerinde olması durumunda ısınır. Yüksek nem nedeniyle canlı arpa hücreleri ve mantar sporları hızla solunum yapar. Solunum esnasında açığa çıkan ısı ve su buharı yığın dışına atılamayıp birikerek kızışmaya yol açar.
Küflü arpa hayvana verilir mi?
Hayır, küflü ve mikotoksinli arpa kesinlikle hayvanlara verilmemelidir. Küflenme sonucu oluşan zehirli kimyasallar hayvanlarda karaciğer ve böbrek hasarına, döl ve süt verimi kayıplarına, ağır zehirlenmelere ve hatta toplu hayvan ölümlerine yol açar.
Arpa ne kadar süre saklanır?
Arpa; nem oranı yüzde on iki ile on dört arasında tutulduğunda, depo sıcaklığı artı dört derece civarında sabitlendiğinde, havalandırma ve depo zararlıları kontrol altında tutulduğunda kalitesini ve çimlenme gücünü kaybetmeden bir ile iki yıl boyunca güvenle saklanabilir.
Depo zararlısı nasıl önlenir?
Depo zararlıları; ürün depoya girmeden önce boş ambarın süpürülüp ruhsatlı ilaçlarla dezenfekte edilmesiyle, depo sıcaklığının artı dört derecenin altına düşürülmesiyle, pencerelere ince tel sineklik takılmasıyla ve dane neminin düşük tutulmasıyla önlenir.