Blog Bitkisel Üretim

Nohut Yetiştiriciliği: Ekimden Hasada Kapsamlı Rehber

Nohut ekiminden hasadına kadar her aşamayı barındıran bu yazı, iklim istekleri, toprak hazırlığı, bakteri aşılaması ve sulama yöntemlerini içeriyor.

Nohut Yetiştiriciliği: Ekimden Hasada Kapsamlı Rehber

Nohut, insan beslenmesinde bitkisel protein kaynağı olarak asırlardır çok önemli bir yere sahiptir. Ülkemizde yemeklik tane baklagiller arasında kuru fasulye ve mercimekten sonra en fazla üretilen ve tüketilen bitki olan nohut, kurak ve yarı-kurak bölgelerin tarımsal deseninde vazgeçilmez bir paya sahiptir. Bu yazıda, derin kök yapısıyla toprağı zenginleştiren, sıcağa ve kurağa karşı yüksek uyum kabiliyeti gösteren nohudun ekiminden hasadına kadar olan tüm yetiştiricilik süreçlerini adım adım ele alacağız.

Nohut Bitkisinin Özellikleri ve Türkiye'deki Yeri

Nohut, baklagiller familyasının tek yıllık ve otsu bir üyesi olup, anavatanı Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesidir. Yapılan arkeolojik ve tarihi araştırmalar nohudun bu topraklarda yaklaşık 7000-7500 yıldan bu yana sofralarda yer aldığını göstermektedir. Dünya genelinde nohut ekim alanı ve üretimi incelendiğinde Hindistan lider konumda bulunurken, Türkiye de bu üretimde her zaman üst sıralarda yer almış ve dünya ikinciliğine kadar yükselmiştir. Nohut bitkisi derinlere inebilen güçlü bir kazık kök sistemine sahiptir ve gövdesi ile yaprakları asidik salgılar salgılayan tüylerle kaplıdır.

Yetiştiriciliği yapılan nohut çeşitleri morfolojik özelliklerine göre iki ana grupta incelenmektedir:

  • Desi Tipi Nohutlar: Genellikle 15 ile 60 cm arasında kısa boylu, küçük yapraklı ve renkli (pembe, mor, mavi) çiçekli bitkilerdir. Baklalarında genellikle iki adet küçük, düzensiz şekilli, kalın kabuklu ve koyu renkli (sarı, kahverengi, yeşil, siyah) tane oluştururlar. Soğuk koşullara Kabuli tipine oranla çok daha yüksek dayanıklılık gösterirler ve genellikle yemlik veya yerel üretim olarak tercih edilirler.
  • Kabuli Tipi Nohutlar: Bitki boyları 1 metreye kadar uzayabilen, daha büyük yapraklı ve beyaz çiçekli çeşitlerdir. Baklalarında çoğunlukla tek tane yer alır. Taneleri iri, düzgün koçbaşı şeklinde, ince kabuklu, beyaz veya açık krem rengindedir. Ilıman bölgelere adapte olmuş bu çeşitlerin soğuğa karşı dayanımları oldukça düşüktür ve sofralık tüketime son derece uygundur.

Nohudun Toprak ve İklim İstekleri

Nohut, mercimekten sonra kurağa ve sıcağa en fazla dayanan yemeklik tane baklagil bitkisidir. Vejetasyon süresi yazlık ekimlerde genellikle 60-90 veya 90-120 gün arasında değişmektedir. Tohumların çimlenebilmesi için toprak sıcaklığının en az +3°C olması gerekirken, optimum çimlenme sıcaklığı 15-20°C civarındadır. Gelişme dönemi boyunca ideal sıcaklık isteği 18-26°C veya 18-30°C arasındadır. Çiçeklenme ve bakla oluşum döneminde ani bastıran aşırı yüksek sıcaklıklar (özellikle 33°C ve üzeri) çiçek ve bakla dökümünü artırarak verimi düşürür. Ayrıca nohut fazla hava neminden ve sisli havalardan hoşlanmaz; yüksek nem mantari hastalıkların gelişimini teşvik eder.

Toprak istekleri bakımından son derece kanaatkar olan nohut, asidik olmayan hemen hemen her türlü toprakta yetişebilir. Bununla birlikte geçirgen, gevşek, su tutma kapasitesi iyi, derin, organik maddece zengin kumlu-tınlı veya tınlı-kumlu topraklar nohut tarımı için idealdir. Ağır killi, taban suyu yüksek ve su göllenen topraklarda kök çürüklüğü hastalıkları hızla yayılacağı için bu tür araziler nohut tarımına uygun değildir. Toprak reaksiyonu olarak pH değerinin 6.0 ile 9.0 (ideal olarak 6.5-7.5 veya 7.5-8.0) arasında olmasını ister. Yemeklik baklagiller arasında kirece ve toprak tuzluluğuna karşı toleransı en yüksek bitki nohuduttur. Ancak aşırı kireçli topraklarda yetiştirilen nohutların taneleri sertleşerek pişme süreleri uzamakta ve kabukları kalınlaşmaktadır.

Kışlık ve Yazlık Ekim Arasındaki Fark

Türkiye'de nohut tarımının en önemli sorunlarından biri antraknoz hastalığıdır. Bu hastalıktan kaçınmak amacıyla üreticiler geleneksel olarak ekimlerini ilkbaharda yazlık olarak yapmaktadırlar. Yazlık ekimlerde bitki daha kısa bir vejetasyon süresi geçirir ve Güneydoğu Anadolu gibi sıcak bölgelerde Mayıs ayı itibariyle başlayan kuraklık ve ani sıcaklık artışları bitkiyi strese sokarak verimde ciddi düşüşlere neden olur. Kışlık ekim ise bitkinin kış ve erken ilkbahar aylarında düşen yağışlardan en üst düzeyde yararlanmasını sağlar. Kışlık ekilen bitkiler vejetatif dönemlerini daha serin ve nemli koşullarda tamamlayarak daha güçlü bir kök sistemi ve bol dallı bir yeşil aksam geliştirir.

Yapılan araştırmalar, kışlık yapılan nohut ekimlerinin yazlık ekimlere nazaran %20 ila %60 arasında daha yüksek dane verimi sağladığını ortaya koymuştur. Kışlık ekimde bitki boyu, bitkideki bakla sayısı ve tane ağırlığı yazlık ekime göre belirgin şekilde yüksek olmaktadır. Ancak kışlık ekimin başarılı olabilmesi için mutlaka soğuğa ve antraknoz hastalığına yüksek derecede dayanıklı tescilli sertifikalı tohumların (örneğin Azkan ve Arda gibi) kullanılması gereklidir. Hassas ve standart yazlık çeşitler rastgele kışlık olarak ekildiğinde kış soğuklarından ve antraknoz salgınlarından tamamen zarar görerek kuruyabilir.

Ekim Öncesi Toprak Hazırlığı

Nohut derinlere inen kazık kök yapısına sahip bir bitki olduğundan, köklerin rahat gelişebilmesi için derin sürülmüş topraklara ihtiyaç duyar. Toprak hazırlığı sonbahar aylarında, ilk yağmurlardan önce pullukla 15-20 cm derinlikte derin sürüm yapılarak başlatılır ve toprak kış yağışlarını alması için öylece bırakılır. Organik madde yönünden fakir topraklarda sürüm öncesinde dekara 2-3 ton iyi yanmış ahır gübresi veya leonardit verilmesi toprak yapısını büyük oranda iyileştirir.

İlkbaharda ekim öncesinde yapılacak hazırlıklarda şu hususlara dikkat edilmelidir:

  • Toprak tava geldiğinde, genellikle Mart ayının ilk haftasında kültivatör (kazayağı) veya diskaro ile tırmık kombinasyonu kullanılarak 10-15 cm derinlikte sığ bir ikileme yapılır.
  • Toprağın gereğinden fazla sayıda ve çok derinden işlenmesinden kaçınılmalıdır; aksi takdirde topraktaki mevcut nem buharlaşarak kaybolur.
  • Tohum yatağının aşırı ince toz haline getirilmesi çimlenmeyi olumsuz etkileyeceğinden, toprağın hafif kaba yapıda bırakılması çimlenme başarısını artırır.
  • Ekim işleminden hemen önce veya ekim sırasında tohum yatağını sıkıştırmak ve alttaki nemi muhafaza etmek amacıyla tarlaya merdane (silindir) çekilmesi, tohumların toprakla temasını artırarak yeknesak ve hızlı bir çıkış sağlar.

Ekim Zamanı, Normu ve Derinliği

Nohut ekim zamanı bölgelerin iklim özelliklerine ve toprak sıcaklığına bağlı olarak değişiklik gösterir. İç Anadolu Bölgesi'nde Mart ayının ikinci yarısı ile Nisan ayı ortası arası, Doğu Anadolu Bölgesi'nde ise Nisan ayı ortasından Mayıs ayı başına kadar olan dönem ekim için en uygun zamandır. Genel bir takvim olarak 15 Mart ile 30 Nisan arası ekim dönemi olarak kabul edilir. Tohumların çimlenebilmesi için toprak sıcaklığının minimum 10°C'ye ulaşması beklenmelidir. Geç yapılan ekimlerde bitki boyu kısa kalır, dallanma azalır ve verim düşer.

Dekara atılacak tohumluk miktarı (ekim normu); çeşidin tane iriliğine (1000 tane ağırlığına), ekim yöntemine ve toprak yapısına göre ayarlanır. Ekim parametreleri şu çerçevede belirlenmelidir:

  • Serpme ekimde kullanılan tohumluk miktarı: 15 - 25 kg/da
  • Mibzerle sıraya ekimde kullanılan tohumluk miktarı: 10 - 12 kg/da
  • Çapa makinesiyle mekanik ot kontrolü yapılacaksa sıra arası mesafe: 45 cm
  • Elle yabancı ot kontrolü yapılacaksa sıra arası mesafe: 30 - 35 cm
  • Sıra üzeri ekim mesafesi: 3 - 8 cm
  • İdeal ekim derinliği: 5 - 8 cm

Ekim derinliğinin 5-8 cm arasında tutulması tohumun nemli toprak tabakasına güvenle yerleşmesini sağlar. Tohumların 10 cm ve daha derine ekilmesi durumunda çimlenme ve çıkış süresi uzar, toprak yüzeyine ulaşan bitki zayıf kalır, çiçeklenme gecikir ve bitki başına bakla sayısı azalarak verim kaybı meydana gelir.

Bakteri Aşılaması ve Gübrelemenin Ana Hatları

Nohut bir baklagil bitkisi olduğundan, köklerinde oluşan nodüller (bakteri keseleri) vasıtasıyla Rhizobium ciceri bakterileriyle ortak yaşam sürer ve havanın serbest azotunu bağlayarak kendi azot ihtiyacının %60-70'ini karşılayabilir. Nohut tarımının uzun süredir yapılmadığı veya doğal bakteri popülasyonunun bulunmadığı yeni arazilerde, ekimden önce tohumların mutlaka nohut bakterisi kültürüyle aşılanması gerekir. Tohumlar ekim günü gölgede şekerli su ile nemlendirildikten sonra bakteri kültürüyle homojen şekilde karıştırılmalı ve güneşe maruz bırakılmadan hemen ekilmelidir.

Aşılama yapılsa dahi, bakteriler ancak çiçeklenme ve bakla bağlama döneminden sonra aktif olarak çalışmaya ve azotu bitkiye kazandırmaya başlarlar. Bu nedenle, bitkinin çıkıştan çiçeklenmeye kadar geçen erken gelişim dönemindeki ihtiyacını karşılamak üzere ekimde tabana gübre verilmelidir. Gübreleme planı mutlaka toprak analiz sonuçlarına dayanmalıdır; ancak genel bir kural olarak dekara 2-4 kg saf azot (N) ve 5-7 kg saf fosfor (P2O5) verilmesi tavsiye edilir. Bu ihtiyacı karşılamak amacıyla ekimle birlikte dekara ortalama 15 kg Diamonyum Fosfat (DAP) gübresi tabana uygulanabilir. Toprakta bakteri popülasyonunun güçlü olduğu biliniyorsa, taban gübresinden sonra üste bir daha azotlu üst gübreleme yapılmamalıdır; aksi takdirde aşırı azot vejetatif gelişmeyi aşırı uyararak dane verimini düşürür ve antraknoz hastalığını tetikler.

Yabancı Ot, Hastalık ve Zararlı Mücadelesinin Çerçevesi

Nohut tarımında verimi en çok sınırlayan etmenlerin başında yabancı ot rekabeti ve mantari hastalıklar gelmektedir. Nohut bitkisinin özellikle çıkıştan sonraki ilk bir aylık dönemde gelişimi oldukça yavaştır ve yabancı otlarla rekabet edemez. Dar sıra aralığında (25-35 cm) yapılan mibzerle ekimlerde bitkiler sırayı hızlıca kapatarak yabancı otları doğal bir şekilde baskılar. Geniş sıralı ekimlerde ise sıralar arası traktör veya el çapasıyla mekanik olarak temizlenir. Kimyasal mücadele yapılacaksa, ekimden hemen sonra, henüz nohut fideleri toprak yüzeyine çıkmadan önce uygun çıkış öncesi herbisitler tarlaya uygulanmalıdır.

Nohut üretimini tamamen yok edebilecek en önemli hastalık nohut antraknozudur (Ascochyta rabiei). Halk arasında "bulut çaldı" veya "san vurdu" olarak adlandırılan bu hastalık, nemli ve sıcak havalarda hızla yayılarak tarlada ocaklar halinde kurumalara yol açar. Antraknoza karşı kültürel önlemler olarak temiz ve sağlıklı tohumluk kullanılmalı, dayanıklı çeşitler seçilmeli ve 2-3 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır. Kimyasal mücadelede ise tohum ilaçlamasının yanı sıra, günlük ortalama sıcaklığın 10°C'ye ulaşması ve nemin en az %80 olması durumunda yeşil aksam ilaçlamasına başlanmalıdır. Bulaşmalar genellikle yaprak altlarında başladığı için ilaçlamada bitkinin her yerinin iyice ıslanmasına dikkat edilmelidir.

Sulamanın Verime Etkisi

Nohut, kazık kök yapısı sayesinde toprak suyunu derinden alabilen kurağa son derece dayanıklı bir bitkidir ve Türkiye'de genellikle sulama yapılmadan yetiştirilir. Ancak kurak bölgelerde veya yağışsız geçen yıllarda kontrollü sulama uygulamaları verimi garanti altına alır ve dane kalitesini önemli ölçüde yükseltir. Topraktaki nem seviyesinin tarla kapasitesinin %60-70'i civarında olması nohut gelişimi için en uygun durumdur. Fazla su, özellikle ilk gelişim devrelerinde bitkilerde sararmalara ve kök çürüklüğüne yol açar.

Nohut tarımında sulama ile ilgili bilinmesi gereken kritik süreçler şunlardır:

  • En yüksek birim alan tane verimi için çiçeklenme başlangıcı ve bakla dolum dönemlerinde olmak üzere iki defa sulama yapılması önerilir.
  • Yapılan araştırmalarda, kritik dönemlerde sulanan tarlalardan dekara 92 - 95 kg verim alınırken, susuz bırakılan parsellerde bu verim 52 - 58 kg seviyesine gerilemektedir.
  • Sulamada aşırı su göllenmelerinden kaçınmak amacıyla suyun dengeli dağıtılmasını sağlayan damla sulama yöntemi tercih edilmelidir.
  • Çiçeklenme döneminde aşırı nem mantari hastalıkları tetikleyebileceğinden, sulama zamanlaması hava tahminleri ve hastalık riskleri göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.

Hasat Zamanı ve Makineli Hasat

Nohut hasat zamanı, ekim tarihine ve iklim koşullarına bağlı olarak ekimden yaklaşık 95 ila 150 gün sonra gerçekleşir. Bitkinin alt yaprakları sararıp döküldüğünde, baklalar (kapsüller) saman sarısı veya açık kahverengi renk alıp taneler sertleştiğinde hasat olgunluğuna gelinmiş demektir. Hasadın zamanında yapılması tane kaybını önlemek açısından çok önemlidir; erken yapılan hasat tanelerin büzüşmesine ve kalitesiz kalmasına, geç yapılan hasat ise kapsüllerin çatlayarak tanelerin toprağa dökülmesine yol açar.

Hasat işlemi geleneksel olarak elle sökülerek veya biçilerek yapılsa da geniş alanlarda işçilik maliyetini düşürmek için makineli hasat zorunluluk haline gelmiştir. Makineli hasadın başarılı olabilmesi için şu koşullar sağlanmalıdır:

  • Tarlanın ekim öncesinde taşlardan arındırılmış ve merdaneyle tamamen düzlenmiş olması gerekir.
  • Makineli hasada (biçerdöver veya nohut biçme makinesiyle biçime) uygun, bitki boyu uzun, dik gelişen ve ilk bakla yüksekliği en az 20 cm'nin üzerinde olan (örneğin Hisar-08, Çiftçi veya Nihatbey gibi) çeşitler ekilmelidir.
  • Hasat edilen nohutların depolanabilmesi için dane nem oranının %12 ila %14 arasına düşmüş olması gerekir.
  • Nem oranı %13.5 değerinin üzerinde olan nohutlar doğrudan depoya konulmamalı, tane dökülmesini ve çürümeyi önlemek amacıyla hasattan sonra uygun alanlarda serilerek kurutulmalıdır.

Dekara Verim ve Maliyetin Genel Görünümü

Türkiye genelinde nohut tarımında kuru koşullarda dekar başına ortalama verim 80 ila 125 kg arasında seyrederken, sulu koşullarda ve iyi bakım şartlarında bu değer 170 ila 210 kg'a kadar çıkabilmektedir. Örneğin, ülkemizde yaygın olarak yetiştirilen Azkan çeşidinin dekar verimi uygun koşullarda 210 kg olarak kaydedilmiştir. Beyşehir gibi özel mikroklimaya ve iyi bakım şartlarına sahip bölgelerde ortalama verimlerin 170 kg seviyelerine ulaştığı görülmektedir.

Nohut üretim maliyetleri incelendiğinde en büyük payı toprak hazırlığı (derin sürüm, kültivatör çekimi), sertifikalı kaliteli tohumluk temini, gübreleme ve özellikle hasat işçiliği oluşturmaktadır. Elle yapılan hasat işlemlerinde yüksek yevmiye maliyetleri ve hasat sezonunda zamanında işçi bulma sıkıntısı çiftçileri makineli hasat yöntemlerine yöneltmektedir. Düzgün bir tarla yüzeyi hazırlayarak hasadı biçerdöverle gerçekleştirmek, hasat maliyetlerini önemli ölçüde düşürerek üretimin karlılığını artırmaktadır.

Nohudun Ekim Nöbetindeki Yeri

Nohut, sürdürülebilir tarım uygulamalarında ve ekim nöbeti (münavebe) sistemlerinde en değerli münavebe bitkilerinden biridir. Köklerindeki bakteriler sayesinde havanın serbest azotunu toprağa bağlayarak her yıl ekili bulunduğu alana saf azot kazandırır. Hasattan sonra toprakta bıraktığı kök ve sap kalıntılarının karbon/azot (C/N) oranı çok düşük olduğundan, bu kalıntılar toprakta kısa sürede parçalanarak humusa dönüşür.

Ekim nöbetinde nohudun sağladığı başlıca faydalar şunlardır:

  • Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısını iyileştirerek kendisinden sonra ekilecek bitki için verimli bir ortam hazırlar.
  • Özellikle hububat-nadas sistemlerinde, nadasa bırakılan tarlaların boş kalmasını önleyerek nadas alanlarının daraltılmasında alternatif ürün olarak rol oynar.
  • Toprağı yabancı otlardan temizleyerek bir sonraki üretim sezonunda ekilecek buğday veya arpa gibi hububatların verimini artırır.
  • Kimyasal azotlu gübre kullanım ihtiyacını azaltarak hem çevre kirliliğini önler hem de tarımsal üretim maliyetlerini düşürür.

Yeni Başlayanların En Sık Yaptığı Hatalar

Nohut yetiştiriciliğine yeni başlayan üreticiler, kulaktan dolma bilgilerle hareket ettiklerinde hasatta hayal kırıklığı yaşayabilmektedirler. Sıklıkla yapılan hatalardan kaçınmak, tarla verimliliğini korumanın en pratik yoludur.

Sektöre yeni adım atanların en sık yaptığı agronomik hatalar şu şekilde özetlenebilir:

  • Tohum yatağını aşırı ince hazırlamak: Toprağı un ufak edecek şekilde aşırı işlemek nohut tohumunun çimlenme oranını düşürür; nohut kaba yapılı tohum yataklarında daha iyi çimlenir.
  • Çok derin ekim yapmak: Tohumu 10 cm ve daha derine gömmek, çıkış süresini uzatarak zayıf fide gelişimine ve bakla sayısının azalmasına yol açar.
  • Antraknoza dayanıksız çeşitleri kışlık ekmek: Soğuğa ve antraknoza hassas yazlık yerel çeşitleri rastgele kışlık ekerek tüm tarlanın kurumasına sebep olmak.
  • Taban gübresini ve bakteri aşılamasını ihmal etmek: Bitkinin azot bağlama özelliğine aşırı güvenerek ilk gelişim evresindeki gübre ve bakteri aşısı ihtiyacını karşılamamak.
  • Hasadı geciktirmek ve nemli depolama yapmak: Hasadı zamanında yapmayarak tarlada dane dökümüne sebep olmak veya yüksek nemli nohutları kurutmadan depolayarak çürütmek.

Sıkça Sorulan Sorular

Nohut kaç ayda hasat edilir?

Nohut bitkisi ekim zamanına, yetiştirilen çeşidin vejetasyon süresine ve iklim koşullarına bağlı olarak ekimden yaklaşık 3 ila 5 ay (95-150 gün) sonra hasat olgunluğuna erişmektedir.

Nohut hangi bölgelerde yetişir?

Nohut kuraklığa ve sıcağa dayanıklı yapısı sayesinde Türkiye genelinde sahil bandı hariç tüm bölgelerde yetişebilir; özellikle İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinin tarım alanlarında çok yaygın olarak yetiştirilmektedir.

Nohut tarımı kârlı mı?

Nohut tarımı, toprak seçiciliğinin olmaması, nadas alanlarında değerlendirilebilmesi, toprağı gübrelemesi ve özellikle makineli hasada uygun sertifikalı çeşitlerle modern yöntemlerle yapıldığında üretim maliyetlerini düşürerek oldukça yüksek kâr sağlayan bir tarımsal faaliyettir.

Nohut susuz yetişir mi?

Nohut kazık kök yapısı sayesinde kuraklığa en dayanıklı baklagillerden biridir ve normal şartlarda hiç sulanmadan tamamen doğal yağışlarla kuru tarım koşullarında yetişebilir; ancak kurak geçen dönemlerde yapılacak kontrollü sulamalar dekara verimi neredeyse iki katına çıkarmaktadır.

Nohut ekilen tarlaya sonra ne ekilir?

Nohut toprağa yüksek oranda saf azot bağladığı ve yapısını iyileştirdiği için, hasat edilmesinin ardından aynı tarlaya ekim nöbeti kapsamında buğday, arpa veya yulaf gibi hububat ürünlerinin ekilmesi en yüksek verim başarısını sağlamaktadır.