Blog Bitkisel Üretim

Nohutta Yabancı Ot Mücadelesi

Nohut tarımında verim kaybını önlemek için kritik dönem yabancı ot kontrolünü, doğru çıkış öncesi uygulamaları ve mekanik çapa tekniklerini uygulayın.

Nohutta Yabancı Ot Mücadelesi

Nohut Yabancı Otla Neden Zor Rekabet Eder?

Nohut, ilk gelişme dönemlerinde oldukça yavaş büyüme gösteren, sınırlı bir yaprak alanına ve kısa boy yapısına sahip narin bir bitkidir. Bu morfolojik özellikleri nedeniyle kültür bitkileri arasında yabancı otlarla rekabet etme gücü en zayıf olan türlerden biri olarak öne çıkar. Tarlayı hızla kaplayan yabancı otlar, nohut bitkisiyle yaşam alanı, güneş ışığı, su, karbondioksit ve topraktaki bitki besin maddeleri için yoğun bir ortaklığa girerek bitkiyi baskılar. Ayrıca bazı baskın yabancı ot türlerinin salgıladığı allelopatik maddeler de nohudun çimlenme ve gelişimini doğrudan olumsuz etkilemektedir.

Nohut tarımında erken dönemde etkili bir nohutta ot mücadelesi yürütülmediğinde, yabancı otların yoğunluğuna bağlı olarak yüzde 40 ile yüzde 90 arasında verim kaybı yaşanabilmektedir. Bazı yoğun istila durumlarında bu kayıp oranı yüzde 97 seviyelerine kadar tırmanabilmektedir. Yabancı otlar sadece doğrudan verimi düşürmekle kalmaz, aynı zamanda hasat esnasında biçerdöver çalışmasını veya el ile yolumu güçleştirerek ürün kalitesini düşürür, işçilik maliyetlerini artırır. Bunun yanı sıra tarla içinde nemli bir mikro klima yaratarak antraknoz gibi fungal hastalıklara ve nohut sineği gibi zararlılara konukçuluk ederek dolaylı yoldan da mahsulü tehdit eder.

Kritik Dönem: Çıkıştan Sonraki İlk Haftalar

Nohut tarımında yabancı ot yönetiminin en temel başarı kriteri zamanlamadır. Nohut bitkisinin yabancı ot rekabetine karşı en hassas olduğu ve tarlanın mutlak surette temiz tutulması gereken bir kritik dönem bulunur. Yapılan bilimsel araştırmalar ve saha gözlemleri, nohut için bu kritik periyodun çıkıştan itibaren ilk 8 ile 9 haftalık süreci kapsadığını göstermektedir. Bu ilk haftalarda tarlanın otlardan arındırılması, nohut bitkisinin köklerini derinlere salmasına ve toprak üstü aksamını güçlendirerek tarlada hakimiyet kurmasına olanak tanır.

Kritik dönemin başlangıcı ve bitişi ekolojik koşullara, iklim özelliklerine ve bitkinin gelişim sürecindeki toplam sıcaklık isteğine bağlı olarak değişebilmektedir. Kimi sezonlarda bu hassasiyet çıkıştan hemen sonra başlayıp hasada kadar kesintisiz devam edebilir. Erken dönemde yapılacak başarılı bir nohutta ot temizliği, nohut veriminde yüzde 15 ile yüzde 25 oranında doğrudan artış sağlar. Doğru zamanda ve entegre yöntemlerle yönetilen tarlalarda bu artış oranı yüzde 105 ile yüzde 142 seviyelerine kadar yükselebilmektedir. Bu nedenle çıkıştan sonraki ilk haftalarda yabancı otların tarlayı istila etmesine izin vermeden müdahale etmek hayati bir zorunluluktur.

Tarlada En Sık Görülen Yabancı Otlar

Nohut ekim alanlarında ekolojik koşullara ve yetiştirme sezonuna bağlı olarak tek yıllık, iki yıllık ve çok yıllık birçok farklı yabancı ot türü sorun oluşturmaktadır. Yapılan geniş kapsamlı sürvey çalışmalarına göre tarlalarda en yaygın ve yoğun şekilde tespit edilen yabancı otlar şunlardır:

  • Yabani yulaf (Avena fatua L.): Tarla genelinde en yüksek rastlanma sıklığına sahip, nohutla erken dönemde kardeşlenme aşamasında yoğun rekabete giren tek yıllık dar yapraklı bir yabancı ottur.
  • Tarla sarmaşığı (Convolvulus arvensis L.): Çok yıllık, sarılıcı gövde yapısıyla nohut bitkisinin üzerine tırmanarak onu boğan ve ışık almasını engelleyen geniş yapraklı bir ottur.
  • Sirken (Chenopodium album L.): Azotlu toprakları çok seven, hızla boylanarak nohut bitkisini gölgeleyen, tek yıllık ve son derece istilacı geniş yapraklı bir yabancı ottur.
  • Köygöçüren (Cirsium arvense L.): Derin kök sistemine sahip, toprak altında rizomlarıyla hızla yayılan ve mücadelesi en zor olan çok yıllık geniş yapraklı bir ottur.
  • Yabani hardal (Sinapis arvensis L.): Erken ilkbaharda hızla çimlenip sarı çiçekleriyle tarlayı kaplayan, nohuttan çok daha hızlı boylanan tek yıllık geniş yapraklı bir yabancı ottur.
  • Döngele / Soda otu (Salsola kali L.): Özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde nohut tarlalarında sıklıkla görülen, sert dikensi yapısıyla hasadı da zorlaştıran tek yıllık bir ottur.
  • Sarı ot (Boreava orientalis): Hububat ekim alanlarından baklagil alanlarına kolayca taşınan ve erken dönemde yoğun rekabet yaratan tek yıllık bir yabancı ottur.
  • Bambul otu (Chrozophora tinctoria L.): Nohut vejetasyonunun orta ve son dönemlerinde tarlada beliren, kuraklığa dayanıklı tek yıllık geniş yapraklı bir yabancı ottur.

Baklagillerin en önemli parazitik dertlerinden biri olan ve doğrudan nohut köklerine tutunarak beslenen canavar otu da tarlalarda kısmen görülebilmektedir. Ancak bu parazit bitkinin karmaşık yaşam döngüsü ve detaylı mücadelesi ortak serideki özel canavar otu yazısında incelendiğinden, burada sadece nohut alanlarında da ciddi bir risk faktörü olarak yer aldığını belirtmek yeterli olacaktır.

Ekim Öncesi ve Çıkış Öncesi Uygulamalar

Nohut tarımında yabancı ot mücadelesi henüz tohumlar toprakla buluşmadan veya çimlenip toprak yüzeyine çıkmadan önce başlar. Ekim öncesi dönemde uygulanan bazı toprak herbisitlerinin toprağa karıştırılması gerekir. Bu karıştırma işlemi, ilacın güneş ışınları (fotodegradasyon) ve rüzgar gibi çevre faktörleriyle havaya uçarak veya bozularak etkisini kaybetmesini engeller ve optimum düzeyde çalışmasını sağlar.

Ekim sonrası-çıkış öncesi dönemde yapılan ilaçlamalar ise nohut ekildikten hemen sonra, ancak nohut filizleri henüz toprak yüzeyini yırtıp çıkmadan önce toprak yüzeyine püskürtülür. Bu dönemdeki kimyasal mücadelenin seçicilik mantığı, ilacın toprak yüzeyinde ince bir film tabakası (engelleyici bariyer) oluşturmasıdır. Toprağın en üst katmanında çimlenmeye başlayan küçük yabancı ot tohumları bu ilaçlı tabakayla temas ettiklerinde ölürler. Nohut tohumları ise yabancı otlara göre çok daha derine (yaklaşık 5 ile 8 santimetre derinliğe) ekildiği için çimlenirken bu yüzeysel ilaçlı tabakadan etkilenmeden güvenle toprak yüzeyine çıkış yaparlar.

Çıkış öncesi uygulamalarda yüksek başarı elde etmek için şu kurallara dikkat edilmelidir:

  • İlaçlama ekimden hemen sonra, toprak henüz tavındayken ve nemliyken yapılmalıdır; ekimden bir hafta sonra yapılan geç uygulamalarda ilacın etkisi büyük ölçüde düşer.
  • Uygulama esnasında holder ile bol su kullanılmalıdır; su hacminin yüksek olması ilacın toprak yüzeyine homojen bir şekilde yayılmasını ve toprağa daha iyi nüfuz etmesini sağlar.
  • Toprağın iyi işlenmiş, keseksiz, düzgün ve pürüzsüz bir tohum yatağına sahip olması gerekir; kesekli topraklarda ilacın değmediği gölge alanlardan yabancı ot çıkışı devam eder.
  • Toprak tipi, organik madde miktarı ve nem durumu kullanılacak ilacın seçiciliğini ve dozunu doğrudan etkiler; hafif ve kumlu topraklarda fitotoksisite riski artarken killi topraklarda dozaj ayarı hassasiyetle yapılmalıdır.

Çıkış Sonrası Uygulamaların Sınırları

Nohut bitkisi çimlenip yeşil aksamını oluşturduktan sonra yapılan ilaçlamalar "çıkış sonrası" uygulamalar olarak tanımlanır. Ancak nohut tarımında çıkış sonrası dönemde geniş yapraklı yabancı otlara karşı uygulanabilecek nohut yabancı ot ilacı seçenekleri son derece kısıtlı ve risklidir. Bunun temel nedeni, nohudun kendisinin de geniş yapraklı bir kültür bitkisi olmasıdır. Çıkış sonrası kullanılacak geniş yapraklı ot ilaçlarının seçicilik marjı son derece dardır; tarladaki geniş yapraklı otları öldürürken nohut bitkisinde de ciddi fitotoksik zararlara, yapraklarda klorofil kaybına, büyüme noktalarının körelmesine ve kalıcı verim düşüşlerine yol açabilir. Bu nedenle çıkış sonrası geniş yapraklı ot mücadelesi adeta bıçak sırtı bir uygulamadır.

Buna karşın, dar yapraklı yabancı otlara (yabani yulaf, buğdaycık, kuş yemi, çayır otları) karşı uygulanan çıkış sonrası herbisitler (graminisitler) oldukça güvenlidir. Bu ilaçların seçicilik mekanizması dar ve geniş yapraklı bitkilerin fizyolojik farklılıklarına dayanır. Nohut geniş yapraklı olduğu için dar yapraklı ot ilaçlarından hiçbir şekilde zarar görmez; bu ilaçlar nohut yeşil aksam dönemindeyken güvenle tarlaya püskürtülebilir ve dar yapraklı otları başarıyla kurutur. Geniş yapraklı otlar için çıkış sonrası bir ilaçlama yapılması mutlaka gerekiyorsa, tarladaki yabancı ot türlerinin doğru teşhis edilmesi, çevre koşullarının (sıcaklık, rüzgar) uygun olması ve bitkinin fizyolojik durumu göz önünde bulundurularak mutlaka uzman bir ziraat mühendisinden destek alınmalı ve reçeteli bir program dahilinde hareket edilmelidir.

Mekanik Mücadele: Çapa ve Ara Çapası

Kimyasal ilaçların sınırları ve çevreye olan etkileri göz önüne alındığında, mekanik mücadele nohut yetiştiriciliğinde vazgeçilmez bir sütundur. Nohut tarımında el çapası veya mekanik ara çapa uygulamaları yabancı ot baskısını kırmada en kararlı sonuçları verir. Yapılan araştırmalar, tarlada gelişim dönemi boyunca yapılacak iki kez elle ot alma veya çapalama işleminin yabancı otları temizlemede ve tane verimini en üst düzeye çıkarmada en ekonomik ve başarılı yöntem olduğunu göstermektedir.

Mekanik mücadelenin sağladığı avantajlar oldukça yönlüdür:

  • Çapalama işlemi yabancı otları kökünden keserek tamamen yok eder ve tohum bağlamalarını engeller.
  • Toprağın üst katmanındaki sert kaymak tabakasını kırarak toprağı gözenekli ve havalı bir yapıya kavuşturur.
  • Toprağın havalanması kök gelişimini teşvik eder ve nohut köklerindeki azot bağlayıcı nodüllerin (Rhizobium bakterileri) çalışmasını hızlandırır.
  • Gözenekli yapı toprağın su tutma kapasitesini artırır ve yağış sularının alt katmanlara kolayca süzülmesini sağlar.

Mekanik ara çapasının tarlada traktör veya çapa makineleriyle rahatça uygulanabilmesi için nohudun serpme yerine belirli bir sıra arası mesafe ile (genellikle 45 santimetre sıra arası) sıraya ekilmesi gerekir. Sıraya ekim, bakım işlerini ve çapa makinelerinin tarlada çalışmasını kolaylaştırırken, serpme ekimde mekanik mücadele sadece el emeğiyle (el çapası ve yolma) yapılabilmekte, bu da geniş alanlarda yüksek iş gücü ve zaman maliyeti yaratmaktadır. Özellikle nohudun çıkışından sonraki 30 ile 40. günler arasında yapılan birinci çapa, ot mücadelesinde kritik eşiğin aşılmasını sağlar.

Münavebenin Ot Baskısına Etkisi

Sürekli aynı tarlaya üst üste nohut ekilmesi veya her yıl aynı ürün deseninin tekrarlanması, tarladaki yabancı ot florasının tek yönlü olarak zenginleşmesine ve belirli türlerin tarlayı tamamen istila etmesine yol açar. Ayrıca her yıl aynı etki mekanizmasına sahip ot ilaçlarının kullanılması, yabancı otlarda kimyasallara karşı direnç gelişimini tetikler. Münavebe (ekim nöbeti), yabancı ot tohum bankasını kontrol altında tutmanın en doğal ve etkili kültürel yöntemidir.

Nohut tarımında münavebe planlaması yapılırken şu hususlar göz önünde bulundurulmalıdır:

  • Nohut, kendisinden sonra ekilecek tahıllar (buğday, arpa) için mükemmel bir ön bitkidir; toprağa azot kazandırarak kendinden sonraki ürünün verimini artırır.
  • Dar yapraklı tahıllarla geniş yapraklı nohudun ekim nöbetine girmesi, tarladaki ot florasının yaşam döngüsünü kesintiye uğratır. Buğday ekilen yılda geniş yapraklı otlar kolayca kontrol edilebilirken, nohut ekilen yılda dar yapraklı otlar temizlenir.
  • Farklı bitki gruplarının ekilmesi, her grupta farklı toprak işleme yöntemlerinin ve farklı kimyasal aktif gruplarının kullanılabilmesine olanak tanır; bu da yabancı otların direnç kazanmasını engeller.
  • Münavebede nadas alanlarının daraltılması amacıyla da nohut kullanımı, toprak örtüsünün boş kalmamasını sağlayarak yabancı otların serbestçe tohum dökmesini zorlaştırır.

Yabancı Ot Mücadelesinde Sık Yapılan Hatalar

Nohut üreticilerinin tarlada yabancı otlarla mücadele ederken sıkça düştüğü hatalar, hem yapılan masrafların boşa gitmesine hem de mahsulde ciddi hasarlar oluşmasına neden olur. Sahada en sık rastlanan hatalar şunlardır:

  • Geç ilaçlama yapmak: Ekim sonrası uygulanması gereken toprak herbisitlerinin ekimden hemen sonra değil, toprak tavını kaybettikten veya ekimden bir hafta geçtikten sonra atılması ilacın etkisini neredeyse sıfırlamaktadır.
  • Yetersiz su kullanılması: Holder tankını daha az doldurarak zamandan kazanmak amacıyla dekara atılan su miktarının azaltılması; bu durum ilacın toprak yüzeyine homojen yayılmasını engeller ve ot çıkışına yol açar.
  • Sürekli aynı aktif maddeyi kullanmak: Her yıl aynı etki mekanizmasına sahip kimyasallarla ilaçlama yapılması, yabancı otlarda dayanıklılık (rezistans) gelişimini hızlandırır.
  • Yanmamış hayvan gübresi kullanmak: Tarlaya besin element kazandırmak amacıyla dökülen ancak iyice yanmamış olan taze hayvan gübreleri, içinde barındırdığı milyonlarca canlı yabancı ot tohumunu doğrudan temiz tarlaya bulaştırır.
  • Teşhis etmeden ilaç kullanmak: Tarladaki ot türleri (dar yapraklı, geniş yapraklı, tek yıllık, çok yıllık) ziraat mühendisine danışılmadan ve doğru teşhis edilmeden kulaktan dolma tavsiyelerle yanlış ilaç seçimi yapmak.
  • Yanlış toprak işleme derinliği: Uygun olmayan ekipmanlarla çok derin toprak işleme yaparak toprak altında yıllardır uyku halinde olan yabancı ot tohumlarının çimlenme derinliğine (yüzeye) taşınması.

Sıkça Sorulan Sorular

Nohutta yabancı ot ne zaman temizlenir?

Nohutta yabancı ot temizliği, bitkinin yabancı ot rekabetine karşı en hassas olduğu çıkıştan sonraki ilk 8 ile 9 haftalık kritik dönemde yapılmalıdır. Toprak üstü çıkış öncesi ilaçlamaları ekimden hemen sonra ilk birkaç gün içinde toprak nemliyken uygulanırken; el çapası ve ara çapası gibi mekanik temizlikler ise nohut bitkisi çıkış yaptıktan sonraki 3. ila 6. haftalar arasında, otlar henüz küçük fidanken gerçekleştirilmelidir.

Nohutta çapa şart mı?

Geniş alanlarda el işçiliği zor olsa da nohut tarımında çapa yapılması verim ve toprak sağlığı açısından son derece faydalıdır ve sıraya ekim yapılan alanlarda önerilir. Çapalama işlemi sadece yabancı otları yok etmekle kalmaz, toprağı havalandırarak köklerin rahat gelişmesini sağlar, Rhizobium bakterilerinin çalışmasını destekler ve toprağın nemini koruyarak su tutma kapasitesini artırır. Bu nedenle imkanlar dahilinde en az bir veya iki kez çapa yapılması tavsiye edilir.

Nohut ekimi öncesi ot ilacı atılır mı?

Evet, nohut tarımında ekim öncesinde uygulanan ve toprağa karıştırılarak kullanılan özel toprak herbisitleri mevcuttur. Bu uygulamalar genellikle ekimden 15-20 gün önce yapılarak çimlenen kışlık yabancı otların temizlenmesini ve ekim zamanına kadar tarlanın temiz kalmasını amaçlar. Bu ilaçların çevre koşullarından etkilenip bozulmaması için uygulandıktan hemen sonra toprağa hafifçe karıştırılması gereklidir.

Yabancı ot verimi ne kadar düşürür?

Nohut, ilk gelişme dönemlerindeki yavaş büyüme karakteri ve zayıf örtücü yapısı nedeniyle yabancı ot rekabetine karşı çok hassastır. Yabancı otların temizlenmediği tarlalarda ot yoğunluğuna ve türüne bağlı olarak verimde yüzde 40 ile yüzde 90 arasında değişen çok ciddi kayıplar meydana gelir; aşırı istila durumlarında ise bu kayıp oranı yüzde 97'ye kadar ulaşarak mahsulün neredeyse tamamen elden çıkmasına yol açabilir.

Nohutta hangi otlar sorun olur?

Nohut tarım alanlarında en sık karşılaşılan sorunlu dar yapraklı yabancı otlar yabani yulaf ve kendi gelen arpa iken; geniş yapraklılarda ise tarla sarmaşığı, sirken, köygöçüren, yabani hardal, döngele ve sarı ot en yaygın türlerdir. Ayrıca tarlalarda nadiren de olsa görülebilen parazitik canavar otu da nohut köklerine tutunarak bitkinin besinine doğrudan ortak olan ve gelişimini durduran önemli bir sorun oluşturmaktadır.