Blog Bitkisel Üretim

Mercimekte Gübreleme ve Bakteri Aşılaması

Mercimek tarımında gübreleme ihtiyaçları, bakteri aşılamasının azot fiksasyonuna etkisi, toprak analizi ve besleme hatalarının çözümlerini içeren makale.

Mercimekte Gübreleme ve Bakteri Aşılaması

Baklagil Olması Gübrelemeyi Nasıl Değiştirir?

Mercimek, baklagiller familyasının bir üyesi olarak toprak verimliliğini artıran ve ekim nöbetinde vazgeçilmez bir yere sahip olan özel bir bitkidir. Bu bitkinin gübreleme programını diğer kültür bitkilerinden ayıran en temel agronomik özellik, köklerinde ortak yaşam sürdüren Rhizobium bakterileri sayesinde havanın serbest azotunu toprağa bağlama yeteneğidir. Köklerde oluşan küçük nodüller veya kesecikler vasıtasıyla çalışan bu simbiyotik ilişki, mercimeğin ihtiyaç duyduğu azotun yüzde 53 ile yüzde 92 gibi son derece yüksek bir kısmını kendi kendine karşılamasını sağlar. Yapılan bilimsel çalışmalara göre, bu bakteriyel aktivite sayesinde yılda hektar başına 88 ila 127 kilogram toprağa azot bağlanabilmektedir. Bu doğal süreç, mercimek tarımında dışarıdan uygulanacak kimyasal azotlu gübrelerin miktarını ve önemini büyük oranda azaltmaktadır. Aşırı azotlu gübre kullanımı baklagil fizolojisine zarar vererek bakterilerin çalışmasını engeller; bu nedenle mercimek gübrelemesi tahıllardan çok farklı olarak minimum azot ve maksimum fosfor ile mikro element dengesi üzerine kurulmalıdır.

Başlangıç Azotunun Sınırlı Rolü

Bakterilerin havadaki azotu bağlama faaliyeti, bitkinin çıkışından sonra nodüller tam olarak gelişene kadar belirli bir süre almaktadır. Bu erken vejetatif gelişim döneminde, yani simbiyotik yaşam tam olarak başlayıncaya kadar mercimek fidelerinin ilk büyüme enerjisini sağlayabilmesi amacıyla başlangıç azotu verilmesi agronomik olarak gereklidir. Ancak bu azot uygulamasının rolü son derece sınırlı tutulmalıdır. Toprak analizine göre belirlenmek şartıyla, ekimle birlikte dekara saf madde bazında 2 ile 3 kilogram düzeyinde azot verilmesi fidelerin kök salması için tamamen yeterlidir. Bu düşük başlangıç dozu, genellikle Diamonyum Fosfat gübresi formu kullanılarak tabandan karşılanır. Erken aşamada bu miktarın üzerinde yapılacak aşırı azotlu gübrelemeler vejetatif aksamı, yani yeşil kısmı gereksiz şekilde aşırı geliştirerek bitkinin yatmasına, mantari hastalıklara yakalanmasına ve nihayetinde tane veriminin ciddi oranda düşmesine yol açar. Sonbahar ekimlerinde başlangıç azotunun amonyumlu formda, ilkbahar ekimlerinde ise nitratlı formda verilmesi önerilmektedir.

Fosforun Kök ve Nodül Gelişimindeki Yeri

Azotlu gübrelemenin aksine, mercimek yetiştiriciliğinde fosforlu gübre uygulaması verim, kalite ve kök sağlığı üzerinde en belirleyici role sahip makro besindir. Baklagiller havadaki serbest azotu bağlama yeteneğine sahip olmalarına rağmen topraktan fosfor sağlama konusunda herhangi bir avantaja sahip değildir. Fosfor; bitkide kök sisteminin derinlere ulaşmasını, hücre enerji transferini, çiçeklenmeyi ve en önemlisi köklerdeki nodüllerin sağlıklı oluşumu ile nitrogenaz enzimi aktivitesini doğrudan uyarır. Toprak analizine göre tarladaki mevcut fosfor miktarı belirlenerek gübreleme yapılmalıdır. Toprak analizine göre ihtiyaç duyulan alanlarda, ekonomik gübreleme seviyesi olarak dekara saf madde bazında 5,5 ile 6,5 kilogram fosfor uygulanması tavsiye edilmektedir; Güneydoğu Anadolu gibi yüksek fosfor gereksinimi duyulan bölgelerde ise bu miktar toprak analizine göre dekara 10 kilograma kadar çıkabilmektedir. Bu miktarlar da ekim esnasında dekara ortalama 12-14 kilogram Diamonyum Fosfat taban gübresi verilerek karşılanabilmektedir. Fosforlu gübrelerin tamamı ekimden önce veya ekimle birlikte toprağa verilmelidir.

Potasyum ve Kükürt İhtiyacı

Mercimekte yüksek verim ve bitki direnci için potasyum ve kükürt elementlerinin de dengeli bir şekilde toprakta bulunması şarttır. Potasyum; kurak şartlarda yetiştirilen mercimeğin hücrelerindeki su dengesini ayarlamasını, fotosentez hızını korumasını ve kuraklık stresine karşı mukavemet göstermesini sağlar. Toprak analizine göre potasyum yönünden fakir olan alanlarda dekara saf madde bazında 3 ile 4 kilogram potasyum uygulaması önerilmektedir; ayrıca yapraktan yüzde 0,5 oranında potasyum sülfat çözeltisi püskürtülerek de bitki desteklenebilir. Kükürt ise klorofil sentezinde ve protein yapısını oluşturan temel amino asitlerin sentezlenmesinde aktif görev alır. Kükürt ihtiyacı, özellikle kışlık ekimlerde yağışlı geçen dönemlerde su birikintisi oluşan çukur alanlarda kökboğazı çürüklüğünü engellemek amacıyla da değerlendirilebilir. Su biriken bu riskli alanlara serpme şeklinde uygulanan ve içeriğindeki kükürt sayesinde toprağın ısınarak fazla suyun hızlı buharlaşmasını sağlayan şeker gübresi, kükürt ihtiyacının karşılanmasında pratik bir kültürel önlem olarak öne çıkmaktadır.

Mikro Element Eksikliklerinin Belirtileri

Mercimekte sağlıklı fizyolojik gelişim ve yüksek hasat indeksi için çinko, demir, manganez ve bor gibi mikro besin elementlerinin noksansız karşılanması gerekir. Eksiklik durumlarında bitkilerde ortaya çıkan tipik agronomik belirtiler şunlardır:

  • Azot Eksikliği Belirtisi: Bitkiler çok yavaş büyür, zayıf kalır ve yapraklar açık yeşilden sarıya doğru dönerek sararma gösterir.
  • Fosfor Eksikliği Belirtisi: Bitki gelişimi geriler, yapraklar koyu yeşil bir renk alır ve yaşlı yaprakların üzerinde mor renkli pigmentler birikir.
  • Çinko Eksikliği Belirtisi: Genç yapraklarda damarlar arasında sararma görülür, yaprak boyutları küçülür ve büyüme uçlarında rozetleşme oluşur.
  • Demir Eksikliği Belirtisi: Genç yapraklardan başlayarak damar aralarında sararma başlar ve eksiklik ilerledikçe yaşlı yapraklara doğru yayılır.
  • Manganez Eksikliği Belirtisi: Büyüme geriler, genç yaprakların sekonder damarları dahil damarlar arası sararır ve üzerlerinde nekrotik lekeler oluşur.
  • Bor Eksikliği Belirtisi: Büyüme uçlarında kuruma ve anormallikler gözlenir, gövde elastikiyetini kaybederek çok kolay kırılan çıtır bir yapı alır.

Aşılamanın Gübre İhtiyacına Etkisi

Tohumların ekim öncesinde doğru bakteri suşları içeren mikrobiyal gübrelerle aşılanması, mercimeğin havadaki azotu bağlama verimliliğini maksimum seviyeye çıkaran en etkili yöntemdir. Türkiye toprakları doğal bakteri varlığı açısından genellikle zengin olmakla birlikte, Orta ve Doğu Anadolu gibi bakteri sayısı veya kalitesi zayıf olan platolarda tohum aşılaması yapılması verimde doğrudan yüzde 10 ile yüzde 15 arasında artış sağlamaktadır. Bakteri aşılamasının başarısı, toprağın kimyasal azot ihtiyacını neredeyse tamamen ortadan kaldırır. Aşılanmış tohumların ekildiği tarlalarda, simbiyotik yaşam tam olarak başladıktan sonra üst gübreleme şeklinde azot verilmesine kesinlikle gerek kalmaz. Çünkü aşılanan Rhizobium bakterileri, dekara yılda 12-16 kilogram saf azotu toprağa bağlayarak, yüzde 20 azot içeren yaklaşık 60-80 kilogram kimyasal gübrenin yapacağı işi doğal yollardan üstlenir. Bu durum üreticiyi gübre maliyetinden kurtardığı gibi, fazla azotun yaratacağı vejetatif aşırılık, yatma ve hastalık risklerini de bertaraf eder. Aşılama işleminin detaylı uygulama teknikleri ise Baklagil Ortak dizisindeki rhizobium aşılaması yazısında ele alınmıştır.

Toprak Analizinin Yeri

Bilinçli bir bitki besleme programı uygulayabilmenin ve sürdürülebilir yüksek verime ulaşmanın yegane yolu, ekim öncesinde mutlaka toprak analizi yaptırmaktır. Toprak testi; arazideki mevcut makro ve mikro besin elementlerinin seviyeleri ile toprağın pH derecesini net bir şekilde ortaya koyarak fazla veya eksik gübreleme yapılmasını engeller. Mercimek bitkisi fizyolojik olarak pH derecesi 5,5-6,5 veya 6,0-7,5 aralığında olan hafif asidik ve nötr topraklarda besin elementlerini en ideal şekilde bünyesine alabilir. Toprağın pH değerinin alkali seviyelere, yani 9 limitinin üzerine çıkması durumunda köklerdeki bakterilerin yumrucuk oluşturma yeteneği tamamen durur ve uygulanan gübreler toprakta kilitlenerek bitki tarafından alınamaz hale gelir. Toprak analizi sonuçlarına göre dekara verilecek ticari gübre miktarı şu sade formülle hesaplanır: Uygulanacak ticari gübre miktarı (kg/da) = İhtiyaç duyulan saf madde miktarı (kg/da) × 100 ÷ Gübrenin içerdiği saf madde oranı (%)

Toprak analizi sonuçlarına göre, çinko noksanlığı tespit edilen topraklarda toprak analizine göre dekara 1,5 ile 3 kilogram aktif çinko sülfat takviyesi yapılması veya yapraktan yüzde 0,5 oranında çinko sülfat uygulanması tane verimi ile kalitesini doğrudan artırmaktadır.

Gübrelemede Sık Yapılan Hatalar

Mercimek tarımında üreticilerin kulaktan dolma bilgilerle yaptıkları hatalı gübreleme uygulamaları, hem ekonomik kayıplara hem de verim düşüşlerine neden olmaktadır. Sık yapılan agronomik hatalar şunlardır:

  • Gübreyi Tohuma Doğrudan Temas Ettirmek: Ekim sırasında fosforlu taban gübrelerini doğrudan tohumla karıştırarak uygulamak; fosforun asidik etkisi tohumun çimlenme ve toprağa sürme yeteneğini tamamen yok eder, bu yüzden gübreler mutlaka tohum sırasının yanına ve biraz altına bant halinde verilmelidir.
  • Aşırı Azotlu Gübre Kullanımı: Baklagillerin azota çok az ihtiyaç duyduğunu göz ardı ederek tarlaya fazla azot veya üst azot gübresi vermek; bu hata bitkinin yatmasına, vejetatif kısımların aşırı büyüyerek dane bağlamamasına ve fungal hastalıklara davetiye çıkarır.
  • Ahır Gübresi Uygulamak: Mercimek tarlasına doğrudan ahır gübresi sermek; ahır gübresi vejetatif büyümeyi kontrolsüz artırıp tane verimini düşürürken tarlaya yoğun miktarda yabancı ot tohumu taşır ve bu nedenle kesinlikle önerilmez.
  • Toprak Analizi Yaptırmamak: Toprağın mevcut pH ve besin durumunu bilmeden standart DAP veya kompoze gübre uygulamak; bu durum kilitlenen alkali topraklarda gübrenin tamamen boşa gitmesine neden olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Mercimeğe azot atılır mı?

Evet, ancak sadece bitkinin çıkışından sonra köklerindeki nodüller gelişip simbiyotik yaşam başlayana kadarki ilk büyüme evresini desteklemek amacıyla, toprak analizine göre dekara 2-3 kilogram saf azot olacak şekilde çok sınırlı bir başlangıç azotu ekimle birlikte atılmalıdır; gelişim döneminde üst azot gübrelemesi yapılmamalıdır.

Mercimeğe hangi gübre verilir?

Mercimek ekiminde hem başlangıç azotunu hem de yüksek oranda ihtiyaç duyulan fosforu birlikte karşılaması yönünden yüzde 18 azot ve yüzde 46 fosfor içeren Diamonyum Fosfat gübresi tercih edilir; ayrıca çinko noksanlığı olan topraklarda toprak analizine göre çinko sülfat içerikli taban veya yaprak gübreleri verilir.

Mercimekte fosfor ne işe yarar?

Fosfor, mercimek bitkisinde güçlü kök gelişimini destekler, çiçeklenmeyi hızlandırır, hücre enerji transferini sağlar ve köklerdeki Rhizobium bakterilerinin sağlıklı nodüller oluşturarak havanın serbest azotunu bağlama kapasitesini ve kalitesini doğrudan yükseltir.

Mercimek yaprakları neden sararır?

Mercimekte yaprak sararması; kök bölgesinde aşırı su birikmesinden kaynaklanan kökboğazı çürüklüğü, azot noksanlığı, demir veya çinko gibi mikro elementlerin eksikliği ile çiçeklenme döneminde bitkinin özsuyunu emen yaprakbiti zararlısının faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkabilir.

Aşılama yapılırsa gübre azaltılır mı?

Evet, tohumlar ekim öncesinde etkin bakteri kültürü ile aşılandığında, Rhizobium bakterileri havanın serbest azotunu toprağa bağlayarak bitkinin azot ihtiyacını karşıladığı için başlangıç azotu hariç kimyasal azotlu gübre kullanımı tamamen sıfırlanır ve azotlu gübre maliyeti ortadan kalkar.