Mercimek Yetiştiriciliği: Ekimden Hasada Kapsamlı Rehber
Ekimden hasada mercimek yetiştiriciliği hakkında bilgiler. Toprak hazırlığı, ekim zamanı, gübreleme, yabancı ot ve hastalık mücadelesi detayları.
Mercimeğin Özellikleri ve Türkiye'deki Yeri
Mercimek, baklagiller familyasına ait, tek yıllık, serin mevsim baklagil bitkisidir. Çeşidine göre boyu 15 ile 75 cm arasında değişir ve tek dallı bir gövde yapısına sahiptir. Köklerinde Rhizobium bakterileri (özellikle Rhizobium leguminosarum) simbiyotik olarak yaşayarak havadaki serbest azotu toprağa bağlar, toprağın organik madde miktarını, havalanmasını ve su tutma kapasitesini artırır. Yemeklik tane baklagiller arasında Türkiye'de nohuttan sonra ekim alanı ve üretim bakımından ikinci sırada yer alır. 2024 yılı verilerine göre Türkiye'de 2.4 dekar alanda 405 bin ton kırmızı mercimek üretilmiş, yeşil mercimekte ise 702 bin dekar alanda 71 bin ton üretime ulaşılmıştır. Kuru tanelerinde barındırdığı yüksek bitkisel protein oranı ile beslenmede çok önemli bir bitkisel protein kaynağıdır; kırmızı mercimek tanesinde protein oranı yüzde 25,1, yeşil mercimek tanesinde ise yüzde 23 ile 25 arasında değişmektedir. Ayrıca diyet lifi, folat (B9), tiamin (B1), demir ve fosfor mineralleri açısından mükemmel bir besindir.
Kırmızı ve Yeşil Mercimeğin Yetiştirildiği Bölgeler
Türkiye'de mercimek üretiminin yaklaşık yüzde 85-88'ini kırmızı mercimek, geri kalan yüzde 12-15'ini ise yeşil mercimek oluşturmaktadır. Bölgeler bazındaki coğrafi ekiliş ve üretim dağılımları şu şekildedir:
- Kırmızı Mercimek Üretim Bölgeleri: Kırmızı mercimek üretiminin ana merkezi Güneydoğu Anadolu Bölgesi olup, bu üretimin yaklaşık yüzde 76'sı Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin illerinden karşılanır; iller bazındaki üretim payları sırasıyla Şanlıurfa için yüzde 43,5, Diyarbakır için yüzde 28,2, Siirt için yüzde 12,2, Batman için yüzde 8,0 ve Mardin için yüzde 2,3 şeklindedir.
- Doğu Anadolu Kırmızı Mercimek Ekilişleri: Doğu Anadolu Bölgesi ise kırmızı mercimek üretiminde yüzde 3,1'lik küçük bir paya sahip olmakla birlikte, üretim Şırnak (en fazla ekim alanına sahip il, 41 bin dekar), Elazığ, Tunceli, Malatya, Erzincan ve Muş (en az ekim alanına sahip il, 10 dekar) illerinde yapılmaktadır.
- Yeşil Mercimek Üretim Bölgeleri: Yeşil mercimek üretimi ise ağırlıklı olarak İç Anadolu Bölgesi ve Geçit Bölgelerinde yoğunlaşmaktadır.
- Yeşil Mercimek Ekilişleri: Yozgat ili yeşil mercimek ekim alanlarının yüzde 31,8'ine sahip olarak lider konumdadır; onu sırasıyla Konya, Kırşehir, Çorum ve Ankara takip eder. Doğu Anadolu'da yeşil mercimek ekimi çok sınırlı olup Ağrı (494 dekar ile en fazla), Erzurum, Van, Bingöl ve Kars (8 dekar ile en az) illerinde gerçekleştirilmektedir.
Toprak ve İklim İstekleri
Mercimek yetiştiriciliğinde yüksek verim ve kaliteye ulaşabilmek için toprak yapısının ve iklim koşullarının bitkinin fizyolojik ihtiyaçlarına cevap vermesi gereklidir. Bitkinin iklimsel ve toprakla ilgili tercihleri şunlardır:
- İklim İsteği: Sıcak ve ılıman iklim şartlarını seven mercimek, serin dönemlerde de yetiştirilebilmektedir.
- Mukavemet Gücü: Yemeklik tane baklagiller içerisinde kurağa, sıcağa ve soğuğa karşı dayanıklılığı en yüksek olan bitkidir.
- Çimlenme Sıcaklığı: Tohumların çimlenebilmesi için ideal toprak sıcaklığının 8-13 derece arasında olması gerekir.
- Toprak Yapısı: Hafif, iyi havalanan, sıcak, kumlu-tınlı ve kireçli topraklar mercimek için en ideal ortamlardır. Çok ağır, killi ve su tutan topraklardan hoşlanmaz.
- Toprak Reaksiyonu (pH): İdeal gelişim için toprağın pH derecesinin 5,5-6,5 aralığında olması istenir.
- Kök Gelişimi: Toprağın pH değeri 9'u aşarsa köklerdeki Rhizobium bakterilerinin yumrucuk oluşturması zorlaşır ve verim düşer.
- Aşırı Nem Hassasiyeti: Bitki fazla nemi ve suyu sevmez; aşırı su durumunda kök boğazı çürüklüğü ve mantari hastalıklara yakalanma riski çok yüksektir.
Kışlık ve Yazlık Ekim Arasındaki Fark
Ekolojik koşullara bağlı olarak mercimek ekimleri ülkemizde kışlık (sonbahar) ve yazlık (ilkbahar) olarak iki ayrı dönemde gerçekleştirilir. Kışlık ve yazlık ekimler arasındaki temel farklar şunlardır:
- Bölgesel Uygulama: Kırmızı mercimek çeşitleri Güneydoğu Anadolu'da genellikle kışlık olarak kasım ayında ekilirken, yeşil mercimek çeşitleri Orta Anadolu, Doğu Anadolu ve Geçit bölgelerinde yazlık olarak ilkbahar başlangıcında ekilmektedir.
- Verim Farkı: Kışlık mercimek çeşitlerinin verim potansiyeli, yazlık ekimlere kıyasla ortalama yüzde 50 daha fazladır.
- Soğuk Direnci: Tescilli kışlık mercimek çeşitleri ekstrem don olayları dışında kışı tarlada geçirebilecek soğuk dayanımına sahiptir; ancak yazlık çeşitler sonbaharda ekilirse kış soğuklarından tamamen zarar görerek kurur.
- Ekolojik Riskler ve Sınırlamalar: Doğu Anadolu'nun 1050 metrenin üzerindeki yüksek rakımlı platolarında kış sıcaklıklarının -25 dereceye kadar düşmesi ve kar örtüsünün yetersiz kalması durumunda kışlık ekimler büyük risk taşır. Kışlık ekimin en büyük zorluğu ise kış boyunca gelişen yoğun yabancı ot rekabetidir; bu durum verimi yüzde 25-45, hatta bazen yüzde 80 oranında düşürebilmektedir.
Ekim Öncesi Toprak Hazırlığı
Yumuşak, keseksiz ve yabancı otlardan temizlenmiş bir tohum yatağı, mercimeğin ilk gelişme devresindeki zayıf kök yapısı için kritik öneme sahiptir. Toprak hazırlığı süreçleri şu basamaklar halinde yürütülür:
- Birinci Yöntem İlk Sürüm: Hububat hasadını takiben toprak gölge tavındayken soklu pulluk yardımıyla 15-20 cm derinlikte derin sürüm yapılarak anız bozma işlemi uygulanır.
- Birinci Yöntem İkinci Sürüm: Sonbaharda ilk yağışlarla birlikte yabancı otlar çimlenmeye başladığında ve toprak tava geldiğinde kazayağı-tırmık takımı, kültivatör veya gobledisk ile yüzlek bir sürüm yapılarak tohum yatağı düzleştirilir.
- İkinci Yöntem İlk Sürüm: Anız bozma işlemi yapılmadan sonbahara kadar beklenir ve sonbaharda ilk yağmurların ardından toprak tava gelip yabancı otlar çimlenince pulluk yardımıyla 15-20 cm derinlikte sürüm yapılır.
- İkinci Yöntem İkinci Sürüm: İlk sürümün ardından kazayağı-tırmık takımı veya gobledisk-tırmık ile yüzlek sürüm yapılarak tohum yatağı ekime hazır hale getirilir.
- Yazlık Ekim Hazırlığı: Sonbahardaki ilk sürümün ardından ilkbahara kadar tarlada hiçbir işlem yapılmadan beklenir. Erken ilkbaharda toprak tava geldiğinde kazayağı-tırmık takımı ile ikinci sürüm yapılarak ekim yatağı hazırlanır. Ekim esnasında mibzer ayaklarının tıkanmasını önlemek amacıyla hasat döneminde anız yüksekliğinin kısa bırakılmasına özen gösterilmelidir.
Ekim Zamanı, Normu ve Derinliği
Yüksek tane verimi elde etmek amacıyla ekim zamanının, tohum normunun ve ekim derinliğinin ekolojik koşullara uygun ayarlanması zorunludur. Ekim işlemlerinde sıravari ekim yapabilen mibzerler kullanılmalı, ekimden sonra toprağın bastırılması verimi artırmalıdır. Ekim standartları şunlardır:
- Kışlık Ekim Zamanı: Orta Anadolu ve Geçit bölgelerinde ekim ayının ikinci yarısında, Güneydoğu Anadolu ve Ege bölgelerinde ise kasım ayında ekim yapılmalıdır. Geçit kuşağı için en ideal kışlık ekim tarihi 6 ekim olarak belirlenmiştir.
- Yazlık Ekim Zamanı: Erken ilkbaharda, şubat sonu ile mart başında toprak hazır olur olmaz ekim yapılmalı ve bu ekimlerin nisan ayını geçmemesine dikkat edilmelidir; gecikme doğrudan verim kaybına yol açar.
- Ekim Standartları: Toprak yapısı ne olursa olsun ekim derinliği 4-5 cm seviyesinde tutulmalı ve sıra arası mesafe mibzer ayakları ayarlanarak 15-20 cm olmalıdır.
- İri Taneli Pul Mercimek Sıklığı: Kışlık ekimde metrekareye 150-250 tohum (dekara 14-15 kg), yazlık ekimde ise metrekareye 175-225 tohum (dekara 10-12 kg) kullanılmalıdır.
- Küçük Taneli Mercimek Sıklığı: Kışlık ekimde metrekareye 200-250 tohum (dekara 8-10 kg), yazlık ekimde ise metrekareye 250-300 tohum (dekara 7-8 kg) hesaplanmalıdır.
- Genel Tohumluk Normu: Çimlenme gücü yüzde 80'in üzerinde ve temiz tohumluk kullanıldığında sıravari ekimde dekara ortalama 10 kg tohumluk yeterlidir.
Gübreleme ve Bakteri Aşılamasının Ana Hatları
Mercimek, havadaki azotu bağlama yeteneği yüksek bir baklagil olduğundan azotlu gübrelere fazla reaksiyon göstermez; fazla azot kullanımı vejetatif aksamı aşırı geliştirerek bitkinin yatmasına ve tane veriminin düşmesine neden olur. Gübreleme ve bakteri aşılama işlemleri şunlardır:
- Taban Gübresi Dozu: Bitkinin simbiyotik yaşam başlayana kadar ilk gelişme devresindeki ihtiyaçlarını karşılamak üzere dekara saf madde olarak 2-2,5 kg azot ve 5,5-6,5 kg fosfor verilmesi en ideal sonuçları vermektedir.
- Gübre Çeşidi ve Uygulaması: Bu saf madde oranları dekara 12-14 kg Diamonyum Fosfat (DAP) gübresine karşılık gelmektedir. Gübre, ekim sırasında mibzerle tohum sırasının biraz altına ve yanına bant şeklinde verilmelidir; fosforlu gübrenin tohuma doğrudan teması çimlenmeyi engeller.
- Ahır Gübresi Kısıtı: Ahır gübresi vejetatif gelişmeyi aşırı artırdığı ve tarlaya yabancı ot tohumu taşıdığı için mercimek tarımında tavsiye edilmez.
- Bakteri Aşılama: Mercimek ekiminin ilk defa yapılacağı alanlarda tohumlar ekimden önce mutlaka Rhizobium leguminosarum bakterisi ile aşılanmalıdır; bu işlem verimde yüzde 10-15 artış sağlamaktadır.
- Yaprak Gübrelemesi: Üst ve taban gübresi uygulanamayan kıraç tarım alanlarında yaprak gübreleri tercih edilir. Bitki 9-10 cm boya ulaştığında başlayarak çiçeklenme öncesi, çiçeklenme esnası, çiçek sonrası ve iç bağlama dönemlerinde azot, fosfor, potasyum, bakır, mangan, çinko ve bor içeren sıvı yaprak gübreleri uygulanabilir.
Sıvı gübre ve ilaç uygulamalarında sırt pülverizatörü kullanılırken depoya konulacak net herbisit veya gübre miktarı şu formülle hesaplanır: Sırt pülverizatöründe depoya konulacak ilaç miktarı (ml) = İlacın dozu (ml/da) × Kalibrasyonla belirlenen alan (m²) ÷ 1000
Yabancı Otun Mercimekteki Belirleyici Rolü
Mercimek yetiştiriciliğinde yabancı otlar, zayıf gelişen mercimek fidelerini gölgeleyerek su, ışık ve besin elementleri yönünden baskılar ve kontrol edilmediklerinde tane verimini yüzde 80-90 oranında düşürebilirler. Yabancı ot yönetimi şu standartlarla yürütülür:
- Geniş Yapraklı Yabancı Otlar: Tarlada en çok sorun çıkaran otlar yabani hardal, gönül hardalı, gökbaş, ballıbaba ve şahteredir. Geniş yapraklı ot öldürücü ilaçlar mercimekte durdurma, sarartma ve şiddetli kuraklıkta gelişim geriliği gibi fitotoksisite sorunları yarattığı için zirai ilaç yerine genellikle işçi ile elle çapa ve temizleme tercih edilmektedir.
- Dar Yapraklı Yabancı Otlar: Arpa, buğday, yulaf, kanyaş ve ayrık gibi dar yapraklı yabancı otlar, çıkış sonrası uygulanan seçici herbisitler ile mercimeğe zarar verilmeden sorunsuz bir şekilde kontrol edilir.
- Yelpaze Tipi Memeler: İlaçlama işlemlerinde yelpaze tipi memeler (f 03 080 veya 110 huzme açılı) kullanılmalı ve standart 1-3 bar basınçta ilaçlama yapılmalıdır. Sürüklenmeyi azaltmak amacıyla 80 derecelik memelerle bitkinin 50 cm üzerinden, 110 derecelik memelerle ise bitkinin 35 cm üzerinden uygulama gerçekleştirilmelidir.
- Çevre Koşulları: İlaçlama esnasında hava sıcaklığı 8 dereceden az, 25 dereceden fazla olmamalı, rüzgarsız bir hava seçilmeli ve sabah çiğ düşen saatlerde uygulama yapılmamalıdır. 2,4-D amin aktif maddeli ilaçlardan sonraki 6 saat, 2,4-D esterli ilaçlardan sonraki 1 saat içinde yağmur yağmamalıdır.
- Orobanş (Canavar Otu) Problemi: Klorofili bulunmayan ve fotosentez yapamayan tam parazit orobanş otu, mercimek köküne tutunarak bitkinin özsuyunu emer ve tarlada öbek öbek kurumalara yol açar; 15-25 derece sıcaklıkta çimlenen bu parazitle mücadelede sertifikalı tohum kullanımı, derin sürüm, 2-3 yıl yanmış hayvan gübresi kullanımı, ekim nöbeti, orobanş çiçeklerinin tohum bağlamadan toplanıp derin çukurlara gömülmesi ve tarım aletlerinin temiz tarlalara sokulmadan önce yıkanması zorunludur.
Hastalık ve Zararlı Mücadelesinin Çerçevesi
Hastalık ve zararlı etmenleri, özellikle uygun çevre koşulları oluştuğunda mercimek tarlalarında epidemi yaparak verim ve kaliteyi tamamen ortadan kaldırabilir. En yaygın hastalık ve zararlılar ile mücadele adımları şunlardır:
- Fungal Hastalıklar ve Mücadelesi: Toprakta yaşayan Fusarium, Pythium ve Rhizoctonia türü mantarlar kök ve kökboğazı çürüklüğüne neden olur. Çiçeklenmeye yakın serin ve nemli havalarda mildiyö hastalığı yapraklarda pudra gibi beyaz tozlanma ve dökülmelere yol açarak yüzde 50'ye varan verim kaybı yapabilir; erken ekim ve nemli sıcak havalarda ise antraknoz ve pas hastalıkları görülebilir. Fungal etmenlere karşı dayanıklı çeşitlerin ekilmesi, temiz tohum kullanımı, hasat sonrası derin sürüm yapılması, sık ekimden kaçınılması ve ekim nöbeti uygulanması gerekir.
- Kökboğazı Çürüklüğü ve Su Birikintisi: Su birikintisi oluşan çukur yerlerde kök boğazı çürümesini engellemek amacıyla serpme şeklinde yüzde 21 Amonyum Sülfat (şeker gübresi) uygulanabilir; kükürt içeriğiyle toprağı ısıtan bu gübre suyun buharlaşmasını hızlandırır. Ayrıca sulu tarım yapılan komşu tarlalardan sızan suların engellenmesi için drenaj kanalları oluşturulmalıdır.
- Tohum Böceği (Bruchus): Depoda ve tarlada taneleri delerek çimlenme gücünü düşüren en önemli zararlıdır; çiçeklenme zamanında ilaçlama veya depolamada fümigasyon yapılmalıdır.
- Yaprakbiti Zararlısı: Bitkinin özsuyunu emerek meyve tutumunu azaltır ve gelişim geriliğine yol açar; beyaz bir kağıt üzerine bir tutam bitki çırpıldığında 10'a yakın zararlı görülürse ilaçlama yapılmalıdır.
- Apion Zararlısı: Yeşilimsi mavi erginleri yaprakta küçük delikler açarken, larvaları büyüme gözlerini kurutarak bodurlaşma ve verim kaybına neden olur; metrekarede 3-5 ergin görüldüğünde ilaçlamaya başlanmalı, kültürel olarak derin sürüm, yabancı ot temizliği ve ekim nöbeti uygulanmalıdır.
- Diğer Zararlılar: Larvaları yaprak ve kapsülleri yiyen yeşil kurt ile erginleri yaprakları oyan, larvaları kökleri yiyen hortumlu böceğe karşı koruyucu zirai mücadele yapılmalıdır.
Hasat Zamanı ve Hasat Kaybı
Mercimekte tane dökümü çok kolay gerçekleştiğinden, hasat zamanının doğru belirlenmesi ve hasadın tekniğine uygun yapılması ürün kayıplarını önlemek için hayati önem taşır. Hasat ve harman süreçlerindeki kritik standartlar şunlardır:
- Hasat Zamanı Belirtileri: Bitkiler sarımsı yeşil, meyvelerin üçte ikisi limon sarısı rengini aldığında ve taneler iki parmak arasında sıkıldığında ezilmiyorsa hasat zamanı gelmiştir.
- Hasat Yöntemi: Hasat elle yolunarak, orakla, tırpanla veya biçme makineleri ile yapılır; arazinin düz ve taşsız olduğu tarlalarda merdane çekilerek zemin düzleştirildikten sonra biçerdöverle hasat-harman birlikte yapılabilir. Biçerdöverle hasatta mercimeklerin tamamen kurumuş olması şarttır.
- Hasat Saati: Tane dökümünü en aza indirmek amacıyla hasat mutlaka sabahın erken saatlerinde, çiğ kalkmadan yapılmalıdır.
- Zamanlama Hataları: Hasatta gecikilmesi durumunda dökülme nedeniyle ürün kaybı yüzde 50'ye kadar çıkabilir. Çok erken hasat yapılması ise tanelerin solmasına ve verim kaybına yol açtığından zararlıdır.
- Kurutma ve Harman: Yolunarak veya biçilerek hasat edilen bitkiler 5-6 gün tarlada yığınlar halinde kurutulduktan sonra harman makinelerinde harmanlanmalıdır; harmanlanan ürün nem oranı yüzde 13,5-14,5 seviyesine gelene kadar birkaç gün daha kurutulmalı ve selektörden geçirilerek yabancı maddelerden temizlenmelidir.
Yolunarak yapılan hasat işlemlerinde tarladaki taş ve toprak ürüne karışmaktadır ve bunun ayrılması son derece zordur. Ayrıca kökler tamamen söküldüğü için hasat sonrasında topraktaki azot ve organik madde miktarı azalmaktadır.
Dekara Verim ve Maliyetin Genel Görünümü
Mercimek yetiştiriciliğinde dekardan elde edilecek verim miktarı uygulanan bakım tedbirlerine, ekim dönemine ve iklim koşullarına göre büyük değişiklik göstermektedir. Dekara verim, destek ve piyasa fiyatlarına ait genel görünümler şöyledir:
- Verim Standartları: Kuru tarım koşullarında dekara 100-140 kg tane ve 80-110 kg saman elde edilirken, iri taneli çeşitlerde bu miktar dekara 110-130 kg tane ve 90-120 kg saman düzeyindedir; iyi hazırlanmış arazilerde sulu tarım yapıldığında veya yağışlar ideal gittiğinde ise dekara tane verimi 200 kg seviyelerine kadar ulaşabilmektedir.
- Bölgesel Verim Örnekleri: Yeşil mercimekte Ağrı'da dekara 148 kg verim alınırken, kırmızı mercimekte Şırnak'ta dekara 132 kg verim seviyelerine ulaşılmıştır.
- Devlet Destekleri: 2026 yılı bitkisel üretim destekleme modeline göre Şanlıurfa Viranşehir ilçesinde 100 dekar alanda kırmızı mercimek üreticisine kuru tarımda 84.320 TL, sulu tarımda ise 109.120 TL toplam destek sağlanmaktadır; kırmızı mercimek destekleme birim fiyatları ise temel destek için 310,0 TL/da, planlı üretim desteği için 310,0 TL/da, yeraltı su kısıtı desteği için 248,0 TL/da ve sertifikalı tohum kullanım desteği için 124,0 TL/da olarak uygulanmaktadır.
- Ürün Fiyatları: Ülkemizde 2026 yılı borsa fiyatı ortalaması 52,83 TL/kg, üretici fiyatı ise 47,38 TL/kg seviyesinde seyrederek artış trendini korumaktadır.
Mercimeğin Ekim Nöbetindeki Yeri
Kuru tarım yapılan alanlarda her yıl üst üste tahıl ekmek veya tarlayı nadasa bırakarak boş tutmak yerine ekim nöbetine mercimek dahil etmek tarımsal sürdürülebilirlik açısından en doğru yaklaşımdır. Mercimek köklerinde ortak yaşam sürdüren Rhizobium bakterileri sayesinde havanın serbest azotunu toprağa bağlar, toprağı besin maddelerince zenginleştirir ve kendisinden sonra ekilecek olan buğday veya arpa gibi kışlık tahılların kimyasal azotlu gübre ihtiyacını önemli ölçüde azaltır. Münavebeli tarım uygulamaları nadas alanlarının azaltılmasını sağlarken, toprağın su tutma kapasitesini ve organik madde yapısını iyileştirerek sonraki ekinlerin birim alan veriminde herhangi bir düşüş yaşanmasını engeller ve üreticinin toplam tarımsal kârlılığını ciddi seviyede artırır.
Yeni Başlayanların En Sık Yaptığı Hatalar
Mercimek tarımına yeni başlayan üreticiler, bitkinin fizyolojik özelliklerini ve agronomik gereksinimlerini tam bilmediklerinden dolayı verimi doğrudan düşüren bazı kritik hatalar yapabilmektedir. Sık karşılaşılan bu agronomik hatalar şunlardır:
- Kalitesiz Tohum Tercihi: Kendi hasadından ayırdığı sertifikasız, kırık, böcek yeniği olan ve yabancı ot tohumu içeren kalitesiz tohumları ekim için kullanmak; oysa temiz ve sertifikalı tohumluk kullanımı verimi tek başına en az yüzde 20 oranında artırmaktadır.
- Aşırı Azotlu Gübreleme: Bitkinin azota az ihtiyaç duyduğunu göz ardı ederek yüksek miktarda azotlu gübre kullanmak; bu durum vejetatif aksamı aşırı geliştirerek bitkilerin yatmasına, hastalıklara yakalanmasına ve tane veriminin düşmesine neden olur.
- Hatalı Taban Gübresi Uygulaması: Fosforlu taban gübrelerini ekim sırasında tohuma karıştırarak doğrudan temas ettirmek; bu temas tohumun çimlenme yeteneğini tamamen yok eder, bu yüzden gübre mibzerle tohum sırasının altına ve yanına bant şeklinde verilmelidir.
- Hasat Zamanını Geciktirmek: Olgunlaşan mercimekleri zamanında hasat etmeyerek tarlada fazla bekletmek; bu durum meyvelerin çatlayarak tanelerin toprağa dökülmesine ve yüzde 50'ye varan ürün kaybına yol açar.
- Yabancı Ot Mücadelesini İhmal Etmek: İlk gelişme dönemi çok yavaş olan mercimek tarlasında yabancı ot mücadelesini zamanında yapmayarak fidelerin otlar arasında boğulmasına izin vermek; bu durum verimi yüzde 80-90 oranında azaltabilir.
- Hatalı Dönemde Ekim Yapmak: Kış soğuklarına dayanıksız olan yazlık mercimek çeşitlerini sonbaharda ekmek; bu hata bitkilerin kış donlarında tamamen kurumasıyla sonuçlanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mercimek kaç ayda hasat edilir?
Ekimden hasada kadar geçen süre iklim koşullarına ve ekilen mercimek çeşidine bağlı olarak genellikle 6 ile 7 ay arasında değişmektedir.
Mercimek hangi bölgelerde yetişir?
Kırmızı mercimek ülkemizde ağırlıklı olarak sıcak ve kurak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden karşılanırken, yeşil mercimek üretimi ise İç Anadolu Bölgesi ve Geçit Bölgelerinde yoğunlaşmaktadır.
Mercimek tarımı kârlı mı?
Kuru tarım yapılan alanlarda toprağı nadasa bırakmak yerine mercimek ekilmesi, hem mercimekten elde edilen yüksek satış geliri ve devlet destekleri sayesinde kâr sağlar hem de toprak azotça zenginleştiği için kendisinden sonra ekilen tahılların verimini artırıp gübre maliyetini düşürerek toplam üretici kârını ciddi şekilde yükseltir.
Mercimek susuz yetişir mi?
Mercimek, yemeklik tane baklagiller arasında sıcağa ve kuraklığa en dayanıklı bitki olup ülkemizde genellikle susuz tarım koşullarında yetiştirilir; fazla nem ve sudan hoşlanmayan bu bitki sadece çok aşırı kurak geçen yetiştirme dönemlerinde verimi korumak amacıyla 1-2 defa titizlikle sulanabilir.
Mercimekten sonra ne ekilir?
Köklerinde yaşayan Rhizobium bakterileri sayesinde toprağa yüksek oranda doğal azot bağlayan mercimekten sonra ekim nöbeti sistemi kapsamında genellikle buğday ve arpa gibi kışlık tahılların ekilmesi önerilir.