Mercimek Zararlıları: Tohum Böceği ve Yeşil Kurt
Mercimek tarımında ciddi kayıplara yol açan tohum böceği ve yeşil kurt zararlılarının biyolojisini, zarar şekillerini ve doğru mücadele yöntemlerini inceleyin.
Tarlada ve Ambarda Zarar Yapan Zararlılar
Dünya genelinde tarımsal üretimde son derece önemli bir yere sahip olan yemeklik tane baklagiller, Türk tarımının da en köklü ve geleneksel ürün grupları arasında yer almaktadır. Ülkemiz, küresel mercimek üretiminde Kanada, Hindistan ve Avustralya’nın ardından dördüncü sırada konumlanmaktadır. Türkiye içindeki üretime bakıldığında, yeşil mercimek yetiştiriciliğinin yaklaşık yüzde 92’si Yozgat, Konya, Kırşehir, Çorum ve Ankara illerinde yoğunlaşırken, kırmızı mercimek üretimi ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kuru tarım alanlarında gerçekleştirilmektedir. Ancak mercimeğin bu yüksek ekonomik değeri ve üretim potansiyeli, her üretim sezonunda bitkisel verim ve kalite kaybına yol açan çok sayıda hastalık ve zararlı etmen tarafından ciddi şekilde tehdit edilmektedir.
Mercimek tarımında karşılaşılan fitopatolojik sorunların yanı sıra, böcek zararlıları hem tarlada vejetasyon süresince hem de hasat sonrasında ambarlama döneminde ürüne doğrudan saldırarak büyük ekonomik yıkımlara neden olmaktadır. Bu zararlılar tarlada henüz gelişmekte olan bitkinin yaprak, sürgün ve kapsüllerini tahrip ederken, hasatla birlikte depolara da taşınarak buradaki ürün kaybını en üst seviyeye ulaştırmaktadır. Mercimek ekim alanlarında ekonomik zarar eşiğini aşan ve mücadelesi hayati önem taşıyan iki ana zararlı grubu öne çıkmaktadır: baklagil tohum böcekleri (Bruchus spp.) ve yeşil kurt (Helicoverpa spp.). Bu iki ana zararlının tarladaki ve ambardaki biyolojisini bilmek, zarar şekillerini doğru analiz etmek ve insan ile çevre sağlığını koruyan entegre mücadele yöntemlerini hayata geçirmek sürdürülebilir tarımın en önemli gerekliliğidir.
Tohum Böceğinin Yaşayışı ve Zarar Şekli
Mercimek üretim alanlarında hem tarlada hem de depolarda doğrudan daneye zarar vererek nicel ve nitel kayıplara yol açan en önemli böcek türü Mercimek tohum böceğidir (Bruchus lentis Fröhl.). Tek yıllık bir baklagil olan mercimeğin en büyük düşmanlarından biri olan bu zararlının yaşam döngüsü tarlada başlamaktadır. Kışı ergin dönemde geçiren tohum böcekleri, nisan ayının ilk yarısı içinde hava sıcaklığının 14-16°C, toprak sıcaklığının ise 17-18°C’ye ulaşmasıyla birlikte kışlama yerlerinden çıkarak mercimek tarlalarında faaliyete geçmektedir.
Tarlaya göç eden erginler, mercimeğin çiçeklenme dönemi boyunca çiçek polenleri ve taç yapraklarıyla beslenerek cinsel olgunluğa erişmektedir. Çiçeklenmeyi takip eden dönemde, yani mayıs ayının ikinci yarısında tarlada ilk kapsüllerin (baklaların) teşekkül etmesiyle birlikte dişi böcekler yumurtalarını doğrudan kapsüllerin üzerine bırakmaya başlamaktadır. Tohum böceği erginlerinin yumurta bırakma dönemi olan mayıs ayının ilk yarısı, popülasyon gelişimi açısından kritik bir dönemdir; bu dönemde meydana gelen yoğun yağışlar ve 16°C’nin altındaki düşük sıcaklıklar zararlının popülasyon yoğunluğunu olumsuz yönde etkilemektedir. Yumurtadan çıkan larvalar, kapsül kabuğunu delerek doğrudan dane içine girmekte ve hasat dönemine kadar beslenmesini dane içinde sürdürmektedir. Hasatla birlikte ürün tarladan depoya taşınırken, zararlı da dane içinde larva halinde ambara taşınmaktadır. Larva, beslenmesini ambar koşullarında tamamlayıp pupa dönemine geçmekte ve temmuz ayının ilk yarısından itibaren yeni erginler daneyi delerek dışarı çıkmaya başlamaktadır. Erginlerin bir kısmı daneyi terk ederken, bir kısmı da dane içinde kalarak kışı orada geçirmekte ve ekim döneminde böcekli tanelerin toprağa verilmesiyle enfeksiyon kaynağı tekrar tarlaya taşınmış olmaktadır.
Delikli Danenin Pazar Değerine Etkisi
Mercimek tohum böceğinin dane içinde beslenerek açtığı dairesel çıkış delikleri, üründe sadece fiziksel ağırlık kaybına değil, aynı zamanda çok ağır kalite kayıplarına ve pazar değerinin tamamen yok olmasına neden olmaktadır. Dane içinde beslenen larvalar, tohumun besin rezervlerini ve embriyosunu yediği için tohumun çimlenme gücünü yüzde 98’e varan oranda düşürmektedir. Bu durum, üreticinin kendi hasat ettiği ürünü bir sonraki yıl tohumluk olarak kullanmasını neredeyse imkansız hale getirmektedir.
Orta Anadolu Bölgesi’nde depolanan mercimeklerde yapılan bilimsel araştırmalar, tohum böceğinin yarattığı zarar oranlarını ve kalite kayıplarını şu verilerle ortaya koymaktadır:
- Yozgat ili mercimek ekilişlerinde ortalama bulaşma oranı %3,03 iken, bunun yarattığı ağırlık kaybı %0,86 olarak hesaplanmıştır.
- Ankara ili genelinde ortalama bulaşma oranı %2,13 seviyesindeyken, ağırlık kaybı %0,70 olarak belirlenmiştir.
- Konya ilinde %1,74 bulaşma oranına karşılık %0,58 ağırlık kaybı saptanmıştır.
- Kırşehir ilinde ortalama %1,72 bulaşma oranı ile %0,49 ağırlık kaybı saptanırken, Çankırı ilinde %1,21 bulaşma oranına karşılık %0,30 ağırlık kaybı kaydedilmiştir.
Zarar görmüş delikli tanelerin çimlenme kapasitesindeki azalma ise bölgelere göre çok daha vahim boyutlardadır. Yapılan çimlendirme testlerinde, tamamen delikli olan tanelerin sağlıklı tanelere kıyasla çimlenme gücündeki azalma oranları şunlardır:
- Ankara’dan alınan örneklerde tamamen delikli tanelerdeki çimlenme kaybı %70,70 düzeyine ulaşmaktadır.
- Çankırı’da delikli tanelerin çimlenme kaybı %69,90 olarak saptanmıştır.
- Yozgat’tan toplanan numunelerde tamamen delikli tanelerdeki çimlenme kaybı %65,30 olarak bulunmuştur.
- Kırşehir genelinde delikli tanelerin çimlenme kaybı %54,20 civarındadır.
Tüm bu kayıpların ötesinde, mercimek ülkemiz için çok önemli bir dış satım (ihracat) ürünüdür. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ithalatçı ülke, satın alacakları mercimekte "sıfır delikli dane" standardı aramakta ve ölü böcek parçalarının varlığına dahi kesinlikle izin vermemektedir. Dolayısıyla, tarlada ve depoda kontrol altına alınmayan tohum böceği bulaşması, ürünün pazar değerini doğrudan sıfıra indirerek üreticiyi ve ülke ekonomisini büyük bir zararla karşı karşıya bırakmaktadır.
Yeşil Kurdun Baklaya Verdiği Zarar
Mercimek yetiştiriciliğinde tarladaki vejetatif ve generatif dönem boyunca yeşil aksama en büyük zararı veren canlıların başında Yeşil kurt gelmektedir (Helicoverpa armigera Hübn. ve Heliothis viriplaca). Bu zararlının ergin kelebekleri yaklaşık 35-40 mm kanat açıklığına sahip olup, genel olarak bejimsi-kahverengi veya yeşilimsi renklerde görülmektedir. Zararlının larvaları (tırtılları) ise 15-45 mm boyunda, kirli beyaz veya yeşilimsi renkte ve üzeri ince kıllarla kaplı bir vücut yapısına sahiptir. Olgunlaşmış bir larvanın sırt kısmında yeşil, kahverengi ve sarı renkli boyuna bantlar, yan kısımlarında ise sarı renkli belirgin birer şerit uzanmaktadır.
Yeşil kurt kelebekleri gündüzleri yaprak altlarında ve tarlanın kuytu köşelerinde saklanırken, genellikle akşamüzeri aktif hale geçerek uçuşurlar. İlkbaharda, nisan sonu ile mayıs başından itibaren ilk kelebek uçuşları tarlada gözlenmeye başlar. Dişilerin bıraktığı yumurtalardan çıkan genç larvalar (1. ve 2. dönem tırtıllar) ilk olarak mercimeğin taze sürgünleri, genç yaprakları ve çiçekleriyle beslenmeye başlar; bu erken beslenme sonucunda zarar gören yapraklar hızla sararıp kurur.
Ancak yeşil kurdun mercimekteki asıl yıkıcı zararı, larvaların gelişip büyüyerek kapsülleri (baklaları) delmesiyle gerçekleşir. Gelişmiş larvalar, mercimek baklalarının kabuğunu güçlü ağız parçalarıyla delerek içeri girer ve kapsülün içindeki taze daneleri yiyerek beslenir. Bir larva sadece girdiği tek bir bakla ile yetinmez; bir bakladan diğerine geçmek suretiyle tarladaki çok sayıda kapsülün delinmesine, içinin boşalmasına ve zarar görmesine neden olur. Açılan bu giriş deliklerinden giren saprofit mikroorganizmalar nemli havalarda danelerin çürümesine yol açarak zararı daha da ağırlaştırır.
Yaprak Biti ve Diğer Emici Zararlılar
Mercimek tarlalarında bitki özsuyunu emerek zarar yapan bir diğer zararlı grubu ise yaprak bitleridir (Myzus persicae, Aphis gossypii, Aphis fabae). Vücutları oldukça yumuşak, oval yapıda ve 1,5-3 mm boyutlarında olan bu böceklerin erginleri çevre koşullarına göre kanatlı veya kanatsız formda olabilmektedir. Yaprak bitleri çok yüksek üreme kapasitesine sahip olup, uygun nem ve sıcaklık koşullarında parthenogenetik (eşeysiz) olarak hızla çoğalır ve bitki üzerinde yoğun koloniler oluştururlar. Hava sıcaklığının aşırı artması ve kuraklığın başlaması ise popülasyonlarının aniden düşmesine neden olur.
Yaprak bitlerinin mercimekteki zarar şekilleri şu şekildedir:
- Bitkinin taze sürgün ve yapraklarının özsuyunu emerek doğrudan bitkiyi zayıflatırlar, bu durum yaprakların büzüşmesine ve kıvrılmasına yol açar.
- Emgi sonucunda mercimek bitkisinde gelişme tamamen durur, boğum araları kısalır ve verim ile dane kalitesi ağır şekilde bozulur.
- Beslenirken salgıladıkları şekerli tatlımsı maddeler (balımsı madde) yaprak yüzeyini kaplar; bu alanlar üzerinde saprofit mantarlar gelişerek fümajine (kara ballık) sebep olur, bu da bitkinin fotosentez ve solunum yapmasını engeller.
- En tehlikeli dolaylı zararları ise mercimekte verim kaybına yol açan Bean Yellow Mosaic Virus (BYMV) ve Broad Bean Stain Virus (BBSV) gibi viral hastalıkların taşınmasında ve sağlıklı bitkilere bulaştırılmasında taşıyıcı (vektör) görevi üstlenmeleridir.
Emici zararlılardan kırmızı mercimek tarlalarında tebeşirleşme sorununa yol açan Dut kımılı (Dolycoris baccarum L.) ve Baklagil pentatomidi (Piezodorus lituratus F.) de önemli kayıplara neden olmaktadır. Bu zararlılar daneleri emerek tebeşirleşmeye yol açar; bu zarar özellikle mercimek hasat edildikten sonra yığınların tarlada uzun süre bekletilmesi döneminde en üst seviyeye ulaşmaktadır. Ayrıca kök bölgesinde doğrudan nodoziteleri kemirerek beslenen mercimek hortumlu böceği (Sitona spp.) de kök gelişimini engelleyen önemli bir diğer tarladaki böcek zararlısıdır.
Tarlada İzleme ve Mücadele Eşiği
Zararlılarla mücadelede rastgele kimyasal uygulamalarından kaçınmak ve tarladaki doğal dengeyi bozmamak için tarlanın düzenli olarak izlenmesi gerekmektedir. Yeşil kurt kelebeklerinin tarladaki popülasyon hareketlerini ve çıkış zamanlarını belirlemek amacıyla feromon tuzaklardan başarıyla yararlanılmaktadır. Feromon tuzaklarda ilk ergin kelebek yakalandıktan sonra tarladaki bitki ve kapsüllerdeki bulaşma oranları yakın takibe alınmalıdır.
Mercimek tarlalarında yeşil kurda karşı kimyasal mücadeleye karar verebilmek için tarlayı temsil edecek şekilde örnekleme yapılmalıdır. Yapılan kontrollerde, bitkilerde yüzde 5 oranında yeşil kurt larvası veya yumurtası ile bulaşıklık tespit edildiğinde, yani ekonomik zarar eşiğine ulaşıldığında ilaçlama yapılması tavsiye edilmektedir. Kimyasal mücadelede temel esas, koruyucu ve hedef zararlıya yönelik seçici uygulamalar yapmaktır.
Tarladaki bulaşma oranının hesaplanmasında kullanılan temel matematiksel formül şu şekildedir: Bulaşma Oranı = (Zarar Görmüş Bakla Sayısı ÷ Toplam Bakla Sayısı) ×
İlaçlama zamanı geldiğinde kesinlikle ticari ilaç adlarına göre değil, tanzim edilen reçetelerdeki aktif maddeler ve etki mekanizmaları göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir. Kimyasal ilaçların çevre, insan sağlığı ve hedef dışı yararlı organizmalar üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek için mutlaka İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerindeki yetkili uzmanlarca yazılan reçetelere uyulmalı, ilaçlamalar rüzgarsız havalarda, sabahın erken veya akşamın serin saatlerinde gerçekleştirilmelidir.
Hasat Sonrası Ambarda Alınacak Önlemler
Hasat edilen mercimek danelerinin depolarda güvenli bir şekilde saklanabilmesi ve tohum böceği gibi zararlıların depodaki zararını önlemek için kimyasal mücadeleden önce çok sıkı kültürel ve hijyenik önlemler alınmalıdır. Ambar zararlılarıyla mücadeleye ilişkin detaylı teknik analizlere Baklagil Ortak dizisindeki depolama yazımızdan ulaşabilirsiniz; ancak burada en temel koruyucu önlemlere kısaca değinmek gerekmektedir.
Hasat sonrası ambarda alınması gereken temel koruyucu önlemler şunlardır:
- Depolama öncesinde ambarın içi eski ürün artıklarından, tozlardan ve buralarda barınabilecek zararlılardan tamamen temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.
- Ambarın kapı, pencere ve tüm havalandırma açıklıkları zararlı böceklerin ve kemirgenlerin içeri girmesini önleyecek şekilde ince gözenekli tel eleklerle kapatılmalıdır.
- Depoya alınacak mercimeğin nem oranı kesinlikle %12-13 civarında veya altında olmalıdır; çünkü yüksek ürün nemi zararlıların üreme gücünü ve larvaların hayatta kalma oranını hızla artırmaktadır.
- Yeni hasat edilen ürün ile eski sezondan kalan ürünler kesinlikle aynı depoda bir arada tutulmamalı, ayrı bölmelerde depolanmalıdır.
- Tarlada yeşil kurt pupalarının kış nüfusunu azaltmak amacıyla hasat sonunda derin toprak işlemesi yapılmalı, böylece pupaların toprağın üstüne çıkarılarak soğuktan veya kuşlar tarafından yok edilmesi sağlanmalıdır.
- Tohumluk olarak kullanılacak mercimek mutlaka temiz, elenmiş ve tohum böceği bulaşması bulunmayan sertifikalı tohumlardan seçilmelidir.
Faydalı Böcekleri Koruma
Doğal ekosistemlerde zararlı böcek popülasyonlarını baskı altında tutan çok sayıda parazitoit ve predatör (avcı) faydalı böcek türü bulunmaktadır. Mercimek tarlalarında özellikle yaprak bitlerinin kolonileşmeye başladığı dönemden yaklaşık 10-15 gün sonra uğur böcekleri (Coccinellidae), Chrysopidae ve altın gözlü dantel kanatlılar ile Syrphidae familyasına bağlı avcı sineklerin larvaları yoğun şekilde aktif hale gelmektedir. Bu faydalı böcekler, yaprak biti kolonileri üzerinden beslenerek zararlı popülasyonunu kendiliğinden doğal denge sınırları içinde tutabilmektedir. Benzer şekilde, yeşil kurt yumurta ve larvalarının da doğada çok sayıda doğal düşmanı mevcuttur.
Bu doğal dengenin korunması ve yararlı organizmaların etkinliğinin artırılması için şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Üretim sezonunun başında, faydalı böceklerin tarlaya yeni yerleştiği hassas dönemlerde tarlada gelişigüzel ve erken kimyasal ilaç uygulamalarından kesinlikle kaçınılmalıdır.
- İlaçlama yapılması kaçınılmaz hale geldiğinde, geniş etkili zehirler yerine sadece hedef zararlıya etki eden ve doğal düşmanlara (faydalı böceklere) yan etkisi en az olan bitki koruma ürünleri tercih edilmelidir.
- Tarla kenarlarında faydalı böceklere polen, nektar ve barınak sağlayacak çiçekli bitkilerin ve doğal bitki örtüsünün tamamen yok edilmemesine özen gösterilmelidir.
Doğal dengenin korunması, tarımsal ilaçların kullanım sıklığını azaltacağı gibi zararlıların kimyasallara karşı direnç geliştirmesini de engelleyecek en kalıcı çözümdür.
Sıkça Sorulan Sorular
Mercimekte delik neden olur?
Mercimek danelerindeki dairesel delikler, Mercimek tohum böceği (Bruchus lentis) larvalarının beslenmesi ve gelişimini tamamlaması sonucu oluşur. Dişinin tarlada kapsül üzerine bıraktığı yumurtadan çıkan larva dane içine girerek beslenir; hasat sonrası depoda erginleşen böcek daneyi dairesel bir delik açarak terk eder.
Tohum böceği nasıl önlenir?
Tohum böceği zararını önlemek için öncelikle temiz, selektörden geçmiş ve ilaçlanmış sertifikalı tohumluk kullanılmalıdır. Kültürel önlem olarak hububat ile en az 2 yıllık ekim nöbeti (münavebe) uygulanmalı, ekim zamanı olarak sonbahar yağışlarından sonraki geç dönem (tercihen Kasım ayının ikinci haftası) seçilmelidir.
Mercimekte ne zaman ilaçlama yapılır?
Yeşil kurda karşı mücadelede, tarlada yapılan kontrollerde bitkilerde %5 oranında larva veya yumurta bulaşıklığı (ekonomik zarar eşiği) saptandığında ilaçlama yapılmalıdır. Tohum böceğine karşı ise tarlada ilk ergin uçuşları ve çiçeklenme başlangıcı takip edilerek, yumurta bırakma öncesinde koruyucu ilaçlama planlanmalıdır.
Ambarda mercimek nasıl korunur?
Ambarda mercimeği korumak için deponun nemsiz, serin ve tamamen temiz olması gerekir. Ürün nemi %12-13'ün altına düşürülmeli, pencereler ince tel eleklerle kapatılmalı ve depolama süresince düzenli havalandırma yapılarak ortam sıcaklığı düşük tutulmalıdır.
Delikli mercimek yenir mi?
Tohum böceği delikleri içeren mercimekler insan sağlığı açısından doğrudan zehirli olmasa da, böceğin salgıları, dışkıları ve danede oluşturduğu kalite kaybı nedeniyle tat, aroma ve besin değerini büyük oranda kaybeder. Yoğun bulaşık ve delikli ürünlerin pazar değeri düştüğü gibi gıda olarak tüketimi de tercih edilmez.