Ezme Arpa mı Bütün Arpa mı? Hayvana Veriliş Şekli
Arpa ezme ve bütün kullanımının sığır ve koyun sindirimindeki etkileri, dışkıda dane kaybı, asidoz riski ve işleme maliyetlerinin ekonomik analizleri.
Arpa yetiştiriciliğinde tarlada binbir emekle elde edilen dekar veriminin ve yüksek hektolitre kalitesinin hayvancılık işletmelerinde nihai bir ekonomik kazanca dönüşmesi, hasat edilen danelerin hayvanlara hangi fiziksel formda yedirileceği kararına doğrudan bağlıdır. Arpa, yüksek enerji değeri, dengeli protein yapısı ve sindirilebilir lif kompozisyonu sayesinde sığır ve koyun rasyonlarının en temel kesif yem hammaddesidir. Ancak arpa tanesinin dışını kaplayan lifli ve sert kavuz yapısı, iç kısımdaki nişasta deposu için doğal bir zırh oluşturur. Hayvanların bu zırhı çiğneyerek kırabilme yetenekleri, yaşlarına, türlerine ve diş yapılarının durumuna göre fahiş düzeyde değişiklik göstermektedir. Üreticiler arasında arpa kırma mı ezme mi, bütün arpa hayvana verilir mi veya arpa öğütme işlemleri nasıl yapılmalı sorularının yanıtı, işletmenin kârlılığını ve hayvanların işkembe sağlığını doğrudan etkiler. Bu yazımızda, arpa tanesinin sindirim sistemindeki fizyolojik davranışını inceliyor, bütün kullanımın yarattığı kayıpları ele alıyor, ezme ve öğütme tekniklerini karşılaştırarak sığır ve koyun rasyonlarındaki en ideal kullanım şekillerini açıklıyoruz.
Arpa Tanesinin Sindirimdeki Davranışı
Arpa tanesinin ruminant sindirim sistemindeki davranışı, dış kabuğun mekanik olarak bütünlüğünü kaybetme derecesine göre şekillenir. Arpa tanesinin merkezinde yer alan endosperm tabakası, hayvana yüksek enerji sağlayan yoğun bir nişasta matriksinden oluşmaktadır. Ancak işkembe (rumen) sıvısı ve buralarda yaşayan yararlı bakteriler, arpanın dışındaki sert kavuz yapısı ve waxy mumsu cuticle tabakası nedeniyle nişastaya doğrudan nüfuz edemezler. Tanenin sindirim kanalı boyunca fermente edilebilmesi, dış kabuk üzerinde fiziksel çatlakların veya kırılmaların oluşmasını zorunlu kılar.
Arpanın işkembedeki sindirim biyolojisini ve nişasta salınımını belirleyen fiziki ve biyolojik faktörler şunlardır:
- Kavuz bütünlüğünün bakteriyel tutunmaya etkisi: Bakteriler arpa kavuzunun pürüzsüz yüzeyine tutunamazlar, bu yüzden kabukta mutlaka mekanik bir hasar oluşmalıdır.
- Nişastanın işkembe sıvısıyla çözünme hızı: Kavuzu kırılan tanelerdeki nişasta, rumen sıvısıyla temas ettiği anda hızla fermente olmaya başlar.
- Tükürük salgısı ve geviş getirme dengesi: Lifli kavuzun fiziksel yapısı, hayvanda geviş getirmeyi uyararak tamponlayıcı tükürük salgısını artırır.
- Mikroorganizmaların taneyi parçalama kapasitesi: Rumen asitlerini sentezleyen bakterilerin iç kısımdaki protein ve nişasta bağlarını çözmesidir.
Bütün Arpanın Dışkıda Çıkması Sorunu
Büyükbaş hayvancılık işletmelerinde en sık karşılaşılan verim firesi, arpanın hayvana herhangi bir işleme tabi tutulmadan bütün olarak verilmesidir. Sığırlar, yapıları gereği yemlerini çok hızlı tüketen, tırnak testi ve dillerinin yardımıyla yemleri çiğnemeden hızla yutan canlılardır. Bütün olarak yutulan arpa taneleri, işkembe içinde geviş getirme esnasında da tam olarak ezilemezse, sindirim sistemini hiçbir değişikliğe uğramadan boylu boyunca kateder. Sonuçta arpa taneleri dışkı yoluyla dışarıya atılmaktadır. Bu durum, rasyon maliyetinin doğrudan dışkı çukuruna akması anlamına gelir.
Bütün arpa ile beslenen sığırlarda tanelerin sindirilmeden dışarı atılma nedenleri şunlardır:
- Sığırların çiğneme mekanizmasındaki fizyolojik eksiklik: Büyükbaş hayvanların ağız yapısı bütün daneleri ezecek kadar ince öğütme yapamaz.
- Sindirim enzimlerinin sert kavuz duvarını delememesi: İşkembe asitleri ve bağırsak enzimlerinin kavuzla kaplı nişastayı eritememesidir.
- Dışkıda dane kaybından kaynaklanan doğrudan ekonomik zarar: Tüketilen arpanın önemli bir kısmının gübre olarak tarlaya dökülmesidir.
- Organik madde sindirilebilirliğindeki fahiş düşüşler: Bütün arpanın sığırlardaki sindirilme oranının ezilmiş yemlere göre çok geride kalmasıdır.
Bilimsel araştırmalar, sığırlarda bütün arpanın organik madde sindirilebilirliğinin ortalama yüzde elli iki tam onda beş seviyesinde kaldığını, buna karşın kuru ezme işleminden geçirilmiş arpada bu oranın yüzde seksen beş tam onda ikiye fırladığını ortaya koymaktadır. Aradaki yüzde otuz iki tam onda yedilik devasa verim farkı, bütün arpa beslemesinin ne denli verimsiz olduğunu kanıtlar.
Ezme, Kırma ve Öğütmenin Farkı
Hasat edilen arpa tanelerini hayvana vermeden önce fiziksel olarak işlemek amacıyla ezme, kırma ve öğütme olmak üzere üç temel agronomik yöntem kullanılır. Bu yöntemlerin her biri, tanenin parçacık boyutunu ve işkembedeki sindirilme hızını farklı şekillerde değiştirmektedir. Yemin formu, hayvanda kuru madde tüketimini ve yemden yararlanma oranını doğrudan etkiler.
Arpa danelerinin fiziksel yapısını değiştirmek amacıyla kullanılan teknik uygulamaların çalışma prensipleri şunlardır:
- Ezme (silindirleme) işlemi: Tanelerin iki adet ağır çelik silindir arasından geçirilerek ezilmesi, yassılaştırılması ve kavuzun sadece çatlatılmasıdır.
- Kırma (çekiçli değirmen) yöntemi: Tanelerin çekiçli değirmenlerde dönen bıçaklar vasıtasıyla iki veya üç parçaya bölünmesi işlemidir.
- Öğütme (un haline getirme) işlemi: Arpa tanelerinin ince gözenekli eleklerden geçirilerek tamamen toz ve un haline getirilmesidir.
- Flake (buharlı pişirme ve ezme) teknolojisi: Arpanın yüksek sıcaklıkta buharla pişirildikten sonra silindirlerde ezilerek jelatinize edilmesidir.
Yapılan laboratuvar analizlerinde, ezme formundaki arpanın organik madde sindirilebilirliği yüzde seksen beş seviyesinde saptanırken, öğütülmüş arpada bu oran yüzde doksan tam onda ikiye, buharla pişirilmiş flake arpada ise yüzde doksan beş tam onda dokuz düzeyine ulaşmaktadır. Ancak bu sindirilebilirlik artışı, hayvanda her zaman olumlu sonuçlar vermeyebilir.
Çok İnce Öğütmenin Asidoz Riski
Arpa tanesinin ince öğütülerek un veya ince kırma haline getirilmesi, sindirilebilirliği ve nişasta açığa çıkma yüzeyini maksimuma ulaştırsa da, geviş getiren hayvanlar için son derece büyük bir sağlık riski barındırır. İnce öğütülmüş arpa nişastası, işkembedeki amilolitik bakteriler tarafından o kadar hızlı fermente edilir ki, rumen içinde asit üretimi saniyeler içinde tavan yapar. İşkembedeki asitliğin artması, yararlı bakterilerin ölmesine ve laktik asidoz (tahıl zehirlenmesi) hastalığının başlamasına yol açar. Ayrıca uzmanlar, arpa veya buğdayın su ile ıslatılarak verilmesini de kesinlikle tavsiye etmemektedir; çünkü suyla ıslatılan arpa işkembede aşırı hızlı asitlik oluşturarak asidoz tehlikesini körükler.
İnce öğütülmüş veya ıslatılmış arpanın işkembede yol açtığı bu metabolik rahatsızlığın belirtileri şunlardır:
- Rumen pH değerinin beş tam onda beşin altına inmesi: İşkembedeki asitlik dengesinin bozularak mikrofloranın tamamen felç olmasıdır.
- Tırnak iltihaplanması (laminitis) ve şiddetli topallıklar: Kana karışan laktik asit toksinlerinin tırnak damarlarında tahribat yaratmasıdır.
- Hayvanın yem tüketimini aniden durdurması: Ağır karın ve mide ağrısı çeken hayvanın geviş getirmeyi tamamen kesmesidir.
- İshal, dehidrasyon ve karaciğer abselerinin oluşması: Toksinlerin bağırsak dengesini bozarak karaciğere sızması ve organı çürütmesidir.
Bu nedenle arpanın un haline getirilmesi veya ıslatılması yerine, işkembe sağlığını koruyan ve sindirimi kademeli olarak gerçekleştiren ezme formunda yedirilmesi hayati bir kuraldır.
Sığır, Koyun ve Kuzuda Farklı Uygulama
Arpanın yedirilme şekli belirlenirken sığır, koyun ve kuzu gibi hayvan türlerinin fizyolojik ağız yapısı, geviş getirme alışkanlıkları ve yaş kriterleri dikkate alınmalıdır. Büyükbaş hayvanlar yemleri çiğnemeden yuttukları için sığırlarda bütün arpa kullanımı tamamen yasaklanmalı ve mutlaka arpa ezmesi tercih edilmelidir. Ancak koyun, kuzu ve toklularda durum tamamen farklıdır. Küçükbaş hayvanlar ağız yapıları ve güçlü dişleri sayesinde bütün taneleri geviş getirme esnasında mükemmel şekilde kırabilirler.
Küçükbaş ve büyükbaş rasyonlarında arpa formunun belirlenmesinde geçerli olan fizyolojik ve yaş kriterleri şunlardır:
- Diş sağlığı yerinde olan genç kuzularda bütün arpa: Besi kuzuları ve tokluların dişleri sağlam olduğu için bütün arpa rasyonlarında daha iyi işkembe faaliyeti gösterirler.
- Yaşlı ve dişleri aşınmış damızlık koyunlarda ezme arpa: Dişleri dökülmüş veya aşınmış anaç koyunların bütün arpayı kıramaması nedeniyle ezme verilmesidir.
- Canlı ağırlığı on kilogramdan az olan genç kuzular: Bu aşamadaki çok genç hayvanların sindirim sistemlerinin korunması için arpanın ezilmesi veya öğütülmesi gerekir.
- Canlı ağırlığı on ile yirmi beş kilogram arasındaki kuzular: Mısırın un şeklinde öğütülmesi, arpa gibi diğer tahılların ise bütün olarak verilmesi esastır.
Kuzularda yirmi beş kilogram canlı ağırlığın üzerinde tüm arpa danelerinin bütün olarak yedirilmesi işkembe sağlığı açısından çok daha faydalıdır; bu sayede hayvanlar daha az yem tüketerek daha fazla ağırlık artışı sağlayabilirler.
Yaş Ezme ve Kuru Ezme
Arpa ezmesi üretilirken tanelerin nem durumuna göre yaş ezme veya kuru ezme yöntemleri uygulanır. Kuru ezme yönteminde doğrudan ambardan alınan kuru arpa silindirlerden geçirilir. Ancak kuru daneler silindirden geçerken mekanik darbeyle un ufak olur ve fahiş oranda yem tozu açığa çıkar. Bu toz, hem hayvanlarda solunum yolu hastalıklarına neden olur hem de yem kaybı yaratır. Yaş ezme yönteminde ise arpa ezilmeden önce belirli oranda suyla nemlendirilir veya buharla tavlanır.
Yaş ve kuru ezme işleminde öne çıkan farklar şunlardır:
- Kavuz yapısının esnekliği ve parçalanma oranı: Nemlendirilen arpanın kavuzu kırılmadan, pul gibi yassılaşarak bütünlüğünü korur.
- Yem tozunun ve solunum yolu rahatsızlıklarının önlenmesi: Yaş ezmede un ufak olma durumu yaşanmadığı için tozlaşma sıfıra iner.
- İşletmedeki yem tüketim iştahı ve lezzet seviyesi: Nemli ve yumuşak pullar halinde hazırlanan arpayı sığırlar daha büyük iştahla tüketir.
- Ambar ömrü ve küflenme hassasiyetinin değişmesi: Rutubeti artan yaş ezmenin depoda küflenme riskinin kuru ezmeye göre çok yüksek olmasıdır.
İşleme Maliyeti Kendini Amorti Eder mi?
Arpanın ezilerek hayvana verilmesi, işletmede ek bir makine yatırımı, elektrik tüketimi ve işçilik maliyeti oluşturur. Ancak bütün arpanın sığırlardaki düşük sindirilme oranı (yüzde elli iki) ile ezme arpanın yüksek sindirilme oranı (yüzde seksen beş) kıyaslandığında, arpanın işlenmesiyle elde edilen yem tasarrufu işleme maliyetlerini çok kısa sürede amorti eder.
İşleme maliyetlerini ve yem tasarrufunun ekonomik boyutunu hesaplamada kullanılan sindirilebilirlik artışı formülü şöyledir:
Sindirilebilirlik Artışı = (Ezme Arpa Sindirim Oranı - Bütün Arpa Sindirim Oranı) ÷ Bütün Arpa Sindirim Oranı ×
Formüle göre; (85,2 - 52,5) ÷ 52,5 × 100 = %62,2 oranında sindirilebilirlik ve yemden yararlanma verimi artışı sağlanır.
Arpa işleme makinelerinin ve ezme teknolojisinin işletme bütçesini dengeleyen ve kendini amorti eden faktörler şunlardır:
- Yüzde altmışın üzerinde yemden yararlanma verimi artışı: Aynı miktardaki yemle çok daha fazla et ve süt üretimi elde edilmesidir.
- Sığır dışkılarındaki dane kaybının tamamen sıfıra indirilmesi: Ambar bütçesindeki fiziki yem israfının kesin olarak önüne geçilmesidir.
- Sağmal hayvanlarda döl tutma ve kızgınlık başarısının artması: Doğru enerji alımı sayesinde ineklerin döl tutma oranının yükselmesidir.
- Besi hayvanlarında karkas randımanı ve et kalitesi artışı: Besi bitiş süresinin kısalmasıyla dekar başına düşen operasyonel maliyetlerin azalmasıdır.
Depolama Süresine Etkisi
Bütün haldeki arpa tanesi, nem oranı yüzde on iki ile yüzde on dört arasında tutulduğunda, ambar biti ve güve gibi zararlılardan korunduğu sürece bir ile iki yıl boyunca kalitesini kaybetmeden saklanabilir. Ancak arpa ezildikten veya kırıldıktan sonra koruyucu kavuz bütünlüğü bozulur ve tanenin hassas iç kısımları dış ortam şartlarına maruz kalır. Bu durum, ezme arpanın depolama ömrünü fahiş düzeyde kısaltır.
Ezilmiş arpa danelerinde depolama süresince meydana gelen fiziksel ve kimyasal bozulma aşamaları şunlardır:
- Ham yağ asitlerinin oksitlenerek acılaşması: Tanedeki yaklaşık yüzde iki oranındaki yağın havayla temas ederek yeme acı bir tat vermesidir.
- Nem çekme ve hızlı kızışma reaksiyonlarının başlaması: Korunmasız nişastanın ortamdaki rutubeti çekerek yığın sıcaklığını yükseltmesidir.
- Fungal sporların çimlenmesi ve hızlı küflenme: Ezme yığında Aspergillus ve Penicillium cinsi depo küflerinin hızla üremesidir.
- Enterobakteri ve maya popülasyonunun fahiş artması: Depolama süresi uzadıkça yem kalitesini düşüren mikroorganizmaların yığını sarmasıdır.
Bu nedenle, arpa ezme işleminin yıllık toplu olarak yapılması yerine, hayvanların haftalık veya en fazla on beş günlük tüketim miktarlarına göre partiler halinde yapılması yem kalitesinin korunması açısından şarttır.
Sıkça Sorulan Sorular
Arpa ezilerek mi verilir?
Evet, sığırlar (büyükbaş hayvanlar) arpa tanelerini çiğnemeden yuttukları için onlarda arpanın mutlaka ezilerek verilmesi gerekir. Ancak besi kuzuları ve toklular gibi diş yapısı sağlam küçükbaş hayvanlarda arpa bütün olarak da verilebilir.
Bütün arpa hayvana verilir mi?
Büyükbaş sığırlara bütün arpa verilmesi tavsiye edilmez, çünkü taneleri ezemeden yutarlar ve arpa dışkı yoluyla sindirilmeden dışarı atılır. Küçükbaş hayvanlarda ise diş yapısı sağlam olduğu sürece bütün arpa işkembe sağlığı açısından son derece faydalıdır.
Arpa ince öğütülürse ne olur?
Arpa ince öğütülüp un haline getirilirse işkembede fermantasyon hızı aşırı yükselir. Bu durum rumen pH'ının beş tam onda beşin altına düşmesine neden olarak ölümcül rumen asidozu (tahıl zehirlenmesi) ve tırnak iltihabı (topallık) rahatsızlıklarını tetikler.
Kuzuya arpa nasıl verilir?
Kuzu besiciliğinde, hayvanlar genç ve sağlıklı bir diş yapısına sahip oldukları için arpa diri, yani bütün olarak verilebilir. Bütün verilen arpa kuzu işkembesinin asitlik dengesini koruyarak yemden yararlanma oranını en üst düzeye çıkarır.
Ezme arpa ne kadar saklanır?
Ezme arpanın dış kabuk bütünlüğü bozulduğu için saklama ömrü çok kısadır. Nem çekme, kızışma, acılaşma ve tehlikeli küf gelişimlerini önlemek amacıyla ezilen arpanın birkaç hafta içinde tüketicisi olan hayvanlara yedirilmesi önerilmektedir.