Hereford Sığırı (Hereford Cattle)
Hereford sığırı, İngiltere kökenli olan ve mükemmel mera değerlendirme yeteneğiyle öne çıkan dünyaca ünlü bir etçi sığır ırkıdır. Doğuştan uysal mizacı, kolay doğum yapabilmesi ve kaliteli mermerleşmiş eti sayesinde modern hayvancılıkta üreticilere yüksek karlılık sağlar.
Hereford sığırı, dünya genelinde et kalitesi, sakin mizacı ve meradan yararlanma kabiliyetiyle tanınan, İngiltere kökenli bir etçi sığır ırkıdır. İngiltere'nin batısındaki Herefordshire vadisinden adını alan bu ırk, kırmızı-kahverengi gövdesi ve karakteristik beyaz baş işaretiyle ayırt edilir. Sadece otla beslenerek mermerleşme oranı yüksek kaliteli et üretebilmesi nedeniyle yetiştiriciler tarafından tercih edilir. Sürülerde melezleme programlarında üstün annelik özellikleri ve kolay doğum yapabilme yeteneği ile öne çıkmaktadır.
Kökeni ve Tarihçesi
Hereford sığırı, İngiltere'nin batısındaki Herefordshire bölgesinin yerli kırmızı sığırlarından köken almıştır. Bu sığırlar, Roma Britanyası'nın küçük kırmızı sığırları ile sınırda yaygın olan iri Galler sığırlarının melezlenmesine dayanır. 1086 yılındaki Domesday araştırmalarında, bu bölgede saban öküzü ekiplerine bakan oxmen adlı bakıcılar kaydedilmiştir. Bölgedeki killi topraklar ve iklim koşulları nedeniyle temel tarımsal ürün otlaklar olmuş; bu durum sığırların neredeyse tamamen çayır ve ota dayalı beslenmeye uyum sağlamasına ve düşük maliyetlerle yetiştirilmesine zemin hazırlamıştır. 1700'lerde yetiştiriciler sığırları saban öküzü yerine et üretimi amacıyla seçmeye başlamış, bu da bacakları kısa, et verimi yüksek hayvanların geliştirilmesini sağlamıştır.
Napolyon Savaşları (1792-1815) döneminde Hereford fiyatları Shorthorn gibi popüler ırkları geride bırakarak ciddi bir talep görmüştür. Soy kütüğü kayıtları 1827'den itibaren tutulmuş ve ilk sürü kitabı 1846 yılında yayımlanmıştır. Sürü kitabının yayımlanması 5 Mart 1878'de Hereford Sürü Kitabı Birliği'nin kurulmasıyla resmi bir boyut kazanmış, bu birlik 1996 yılında Hereford Sığır Cemiyeti adını almıştır. Irk, 1775 yılında İrlanda'ya, 1817'de ABD'ye ve 1825'te Avustralya'ya ihraç edilmiştir. Günümüzde Uruguay, Brezilya ve Şili gibi ülkelerde 100.000 başı aşan popülasyonları bulunmakta olup, dünya genelinde 5 milyondan fazla tescilli Hereford sığırı yetiştirilmektedir. Ayrıca, 1889 yılında ABD'de Warren Gammon tarafından 11 doğal boynuzsuz sığırın seçilmesiyle boynuzsuz varyantı (Polled Hereford) geliştirilmiş, bu tescil birliği 1995'te Amerikan Hereford Birliği (AHA) adı altında birleştirilmiştir.
Fiziksel Özellikleri
Hereford sığırı, kırmızı veya derin kırmızı gövde rengine sahip olup, en karakteristik fiziksel özelliği başındaki belirgin beyaz işaretlerdir. Irk standartlarına göre yüzü, alnı, ensesi, karın altı, bacak eklemleri ve kuyruk ucu beyaz renkli olmalıdır. Gövdesi derin ve zengin bir kırmızı tondadır. Baş yapısı küçük ila orta büyüklükte, alnı geniş ve bakışları canlıdır. Ağız ve çene yapısı güçlü, dişleri çene pedine tam oturacak şekilde hizalanmıştır. Sırt hattı uzun, geniş ve düzdür. Kaburgaları iyi gelişmiş ve yuvarlak, bel kısmı ise göz kasının iyi ifade edilebilmesi için geniş ve derindir. Göğüs kısmı dolgun, döşü ise fazla yağ taşımayan temiz görünümdedir. Bacakları düzgün, vücudun dört köşesine dengeli dağılmış ve sağlam kemik ile tırnak yapısına sahiptir. Yürüyüş eylemi serbest, pürüzsüz ve dengelidir. Postu ince ve ipeksi tüylerle kaplıdır. Irkın hem boynuzlu hem de doğal olarak boynuzsuz varyasyonları mevcuttur.
Verim Özellikleri
Hereford sığırı, yüksek karkas kalitesi ve yemden yararlanma kabiliyeti sayesinde dünya et endüstrisinde saygın bir yere sahiptir:
- Erişkin boğaların ortalama canlı ağırlığı 900 ila 1250 kg arasında değişirken, erişkin ineklerin canlı ağırlığı 600 ila 750 kg arasındadır.
- Cidago yüksekliği erkeklerde 140-150 cm (bazı kayıtlara göre 152 cm), dişilerde ise 130-140 cm civarındadır.
- Yeni doğan erkek buzağıların doğum ağırlığı ortalama 36 kg, dişi buzağıların ise 33 kg'dır.
- Karkas kalitesi mükemmel olup, etlerindeki dengeli mermerleşme eti yumuşak, sulu ve aromatik kılar. Kemik yapısının ince olması karkastaki kemik firesini düşürerek satılabilir et oranını artırır.
- Yem dönüşüm oranı oldukça yüksektir. ABD'de yapılan besi testlerinde, Hereford sığırlarının kuru madde bazında 1 libre canlı ağırlık artışı için 5.03 ila 5.10 libre yem tükettiği ve yemlikte diğer ırklara kıyasla yüzde 12 ila 17 arasında yem tasarrufu avantajı sağladığı kanıtlanmıştır. Aynı çalışmada karkas randımanı ortalama yüzde 63 olarak belirlenmiştir.
Mizacı ve Yönetim Kolaylığı
Hereford sığırları, uysal, sakin ve barışçıl bir mizaca sahiptirler. Bu sakin mizaç, büyük sığır sürülerinin sevk ve idaresini kolaylaştırarak işçilik maliyetlerini ve yönetim stresini en aza indirir. Nakliye ve barınak içi işlemlerde hayvanların sakinliği hem hayvan refahını hem de yetiştirici güvenliğini korur. Dişilerde annelik ve buzağıyı koruma içgüdüsü güçlü şekilde gelişmiştir; buzağılarını yırtıcılara karşı başarıyla savunurlar ve onları yüksek kaliteli sütleriyle beslerler. Boğaları ise yüksek döl verimi ve uzun damızlık ömrüyle bilinir; Hereford boğaları 15 yaşına kadar sürüde aktif olarak kullanılabilmektedir.
Bakım, Besleme ve Barınak İhtiyacı
Tam bir mera sığırı olan Hereford, sadece kaliteli çayır otuyla beslenerek ekonomik şekilde et üretebilme yeteneğine sahiptir. Ek yemleme gerektirmeden meralardan yararlanabildiği için düşük girdi maliyetli ekstansif sistemler ile rotasyonlu otlatma için fevkalade uygundur. Obur yapısı sayesinde kaba yemi çok hızlı bir şekilde ete dönüştürebilir. Dünyanın en zorlu meralarında dahi tırnak ve ayak rahatsızlığı yaşamadan yayılarak kondisyonunu koruyabilir. Yıl boyunca açık besi şartlarında yetiştirilmeye uygun olan bu sığırlar, dondurucu kış soğuklarından aşırı sıcak çöl iklimlerine kadar geniş bir coğrafyada sorunsuz bir şekilde barındırılabilirler. Kış aylarında yağışlı ve soğuk bölgelerde rüzgardan korunmuş, kuru bir sığınak sağlanması kondisyonlarını korumak için yeterlidir.
Hastalık ve Dayanıklılık Durumu
Zorlu çevre koşullarına karşı olağanüstü dayanıklılık gösteren Hereford sığırları, hastalıklara karşı dirençlidir. Ancak, ırkın genetik yapısından kaynaklanan bazı hassasiyetleri bulunmaktadır. Göz çevresindeki kırmızı pigmentasyonun az olduğu bireylerde, kuvvetli güneş ışığına sürekli maruz kalınan bölgelerde göz kanseri vakaları görülebilmektedir. Göz çevresi koyu pigmentli olan hayvanların seçilmesi bu riski azaltmaktadır. Ayrıca, açık renkli meme derisi nedeniyle güneş yanığı hassasiyeti ve besleme şartlarına da bağlı olarak kalıtsal eğilim gösteren vajinal prolapsus ile çekinik bir genle taşınan cücelik durumu yaşanabilmektedir. Sürü sağlığının korunması için işletmelerde koruyucu aşılama programlarının uygulanması, BVD, IBR, Leptospirosis ve Johne gibi bulaşıcı hastalıklara karşı önlem alınması ve her türlü hastalık şüphesinde mutlaka bir veteriner hekime danışın ilkesine uyulması gerekmektedir. Kolay doğum özellikleri sayesinde güç doğuma bağlı hastalıklar bu ırkta düşüktür.
Türkiye'deki Durumu
Türkiye'de kırmızı et açığını kapatmak ve karkas kalitesini yükseltmek amacıyla ithal edilen Hereford sığırlarının performansı araştırmalarla yakından izlenmiştir. Türkiye besi koşullarında yürütülen kapsamlı bir araştırmada, yurt dışından ithal edilerek besiye alınan Hereford erkek sığırlarının günlük canlı ağırlık artışı ortalama 1214.2 gram olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre Hereford sığırlarının besi başı ağırlığı ortalama 276.7 kg, 261.4 gün süren besi dönemi sonundaki besi sonu ağırlığı ise 563.1 kg olarak ölçülmüştür. Kesim sonrasında sıcak karkas ağırlığı 332.1 kg, soğuk karkas ağırlığı ise 327.6 kg olarak tespit edilmiştir. Hereford'ların Türkiye'deki sıcak karkas randımanı yüzde 58.9, soğutma firesi yüzde 1.33, deri ağırlığı 39.5 kg ve baş ağırlığı ise 6.3 kg olarak hesaplanmıştır. Ülkemizin kısıtlı mera şartlarında safkan yetiştiricilik yerine, yerli sığır ırklarının Hereford spermaları ile melezlenmesi kırmızı et üretiminin artırılması için ekonomik bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.
İlgili Rehberler
- Besi Sığırı Beslemesi: Günlük Canlı Ağırlık Artışı ve Rasyon
- Merada Sığır Otlatma: Otlatma Planı ve Mera Yönetimi
- Damızlık İnek ve Düve Alırken Nelere Dikkat Edilir?
- Sığırlarda Aşı Takvimi: Hangi Aşı Ne Zaman Yapılır
- Sığır Irkları: Süt, Et ve Kombine Irkların Karşılaştırması
Sıkça Sorulan Sorular
Hereford sığırının beyaz baş işareti ne anlama gelir?
Hereford sığırlarında başın beyaz olması en belirgin karakter özelliğidir. Bu beyazlık yüz, alın, göbek altı, bacak eklemleri ve kuyruk püskülünde beyaz kıllar olarak kendini gösterir ve melezlemelerde de baskın bir şekilde yavrulara aktarılır.
Hereford sığırının mera kabiliyeti nasıldır?
Hereford sığırı, kaba yemi ve meraları çok iyi değerlendirme yeteneğine sahiptir. Düşük kaliteli otlaklarda dahi kondisyon kaybetmeden yayılarak ekonomik et üretimi sağlayabilir.
Buzağılama kolaylığı ve anaçlık özellikleri nelerdir?
İnekler çok güçlü annelik içgüdülerine ve yüksek süt verme kabiliyetine sahiptir. Ayrıca buzağıların doğum ağırlığı makul seviyelerde olduğu için doğumlar kolay ve insan müdahalesine gerek duyulmadan gerçekleşir.
Hereford sığırının et kalitesi neden üst seviyededir?
Hereford eti, ince lif yapısı ve kas içi yağ dağılımını sağlayan dengeli mermerleşme özelliği ile ünlüdür. Bu mermerleşme etin sulu, yumuşak ve aromatik bir lezzete sahip olmasını sağlayarak et kalitesini artırır.
Polled Hereford ne demektir?
Polled Hereford, genetik bir mutasyon sonucu doğuştan boynuzsuz olan Hereford sığırı varyasyonudur. ABD'de 1889 yılında seçici üretimle geliştirilen bu tip, boynuzsuzluk özelliğini melezlemede yavrularına baskın olarak aktarır.