Blog Hayvancılık

Merada Sığır Otlatma: Otlatma Planı ve Mera Yönetimi

Büyükbaş hayvancılıkta mera kullanım kuralları, parsel bölmeli dönüşümlü otlatma takvimi, dekara hayvan yükü hesabı ve çayır tetanisinden korunma.

Merada Sığır Otlatma: Otlatma Planı ve Mera Yönetimi

Büyükbaş hayvancılık işletmelerinde ekonomik başarının, sürü sağlığının ve uzun vadeli kalıcılığın temel anahtarı tarla, otlak ve orman unsurlarının birbirini dengeleyecek şekilde doğru yönetilmesidir. Sığırların tüm biyolojik ve fizyolojik yapısı çayırlar üzerinde şekillenmiştir; hayvancılık sektöründe sıklıkla vurgulandığı üzere, çocuklar için süt neyse sığırlar için de çayır otu odur. Doğal otlatma alanları olan çayır ve meralar sığırların hem en önemli yem deposu hem de sağlık güvencesidir. Üretim maliyetlerinin %60-70'ini yem giderlerinin oluşturduğu bir sektörde, hayvanların bedensel ve ruhsal yönden tam bir iyilik haline ulaşmasını sağlayan meralar alternatifsiz bir değere sahiptir. Ancak meralardan sürdürülebilir bir şekilde faydalanabilmek, tesadüfi otlatma alışkanlıklarıyla değil, bilimsel verilere dayanan otlatma planları ve mera yönetimi stratejileriyle mümkündür.

Meraya Çıkış Zamanı Nasıl Belirlenir?

Sığırları meraya çıkarırken uygulanması gereken en temel teknik esas, bitkilerin otlatmadan zarar görmeyecekleri olgunluğa ve yüksekliğe eriştiği mevsimin beklenmesidir. Erken ilkbaharda toprak henüz tava gelmeden ve yem bitkileri yeterli vejetasyon seviyesine ulaşmadan yapılan kontrolsüz otlatmalar, bitki örtüsüne kalıcı zararlar vererek meranın geleceğini yok etmektedir. Bahar aylarında meradaki yem bitkilerinin yaklaşık %80'i geliştiği için bu dönemde çıkış zamanının doğru tespiti mera yönetimi açısından kritik önem taşır.

Meraya çıkış zamanını belirleyen en önemli eşiklerden biri, özellikle hızlı büyüyen bitkilerin en az 16 cm uzunluğa erişmesidir. Bitkilerin bu olgunluğa ulaşmasını beklemek, erken otlatmanın mera üzerinde yaratacağı ağır tahribat baskısını azaltarak toprağın nemlenmesini ve sonraki dönemlerde çok daha verimli olmasını sağlar. Ayrıca sığırların otları koparmak için dillerini bitkinin çevresine dolayarak çekme eğilimleri nedeniyle, 10 mm'den uzun bitkilerin bulunduğu olgun meralarda otlamaları fizyolojik yapılarına çok daha uygundur.

Mevsimsel koşulların yanı sıra günlük hava şartları da meraya çıkış takviminde rol oynar. Sığırlar kış aylarında veya dondurucu soğuklarda meraya çıkarılmamalıdır. İlkbahar döneminde ise hayvanların yağışlı, soğuk ve özellikle kırağılı sabah saatlerinde meraya salınmasından kesinlikle kaçınılmalıdır. Eğer bu tür riskli hava koşullarında hayvanlar meraya çıkarılmak zorundaysa, barınaktan çıkmadan önce mutlaka bir miktar kuru kaba yem verilerek işkembe doluluğu sağlanmalıdır.

Mera Kapasitesi ve Hayvan Yükü

Mera kapasitesi, belirli bir otlatma alanındaki bitki örtüsüne, toprağa ve su kaynaklarına hiçbir kalıcı zarar vermeden uzun yıllar boyunca maksimum hayvansal ürün alabilme sınırını ifade eder. Doğru bir mera yönetimi için meranın ürettiği yem miktarı ile otlatılacak hayvan sayısı arasında hassas bir denge kurulmalıdır. Sığır yetiştiriciliğinde atasözü haline gelen en temel kural şudur: "Meranın daha fazla yem vermesini istiyorsan, üretimin yarısına kadar otlat, yarısını da mera üzerinde bırak". Diğer bir ifadeyle, bir otlatma mevsiminde üretilen toplam yemin en fazla %50'si hayvanlar tarafından tüketilmeli, kalan %50'lik kısım ise bitkinin canlılığını sürdürebilmesi ve kök yapısını koruyabilmesi için merada bırakılmalıdır.

Otlatma planlamasında sığırların günlük yem ihtiyaçları canlı ağırlıkları üzerinden hesaplanır. Bir büyükbaş hayvanın günlük taze mera yemi ihtiyacı canlı ağırlığının 1/10'u düzeyindedir. Bu hesaba göre, 500 kg canlı ağırlığındaki ergin bir sığırın günlük yeşil ot ihtiyacı ortalama 50 kg'dır. Meraların verim düzeyleri ise ülkeler ve bölgeler arasında büyük farklılıklar gösterir. Örneğin, mera yönetiminin profesyonelce yapıldığı Avrupa ülkelerinde dekardan ortalama 560 kg ot alınırken, Türkiye'de uzun yıllar devam eden erken, ağır ve düzensiz otlatmalar nedeniyle bu verim dekarda ortalama 69 kg'a kadar gerilemiştir. Ülkemizdeki mera ve çayır alanlarının kuru ot verimleri arasındaki fark ise şu şekildedir:

  • Mera alanları: yıllık ortalama kuru ot verimi dekara 45-100 kg aralığında kalır.
  • Çayır alanları: biçilerek değerlendirildiği ve dinlendirildiği için dekara verim kat kat yüksektir.
  • Islah edilmiş meralar: otlatma kapasitesi planlandığında verim birkaç katına çıkabilir.

Bu düşük verim kapasitesi ve meralardaki bitki örtüsünün toprağı kaplama oranının sadece %10-20 düzeyinde kalması, sığırların doymak için çok daha fazla yürümek ve enerji harcamak zorunda kalmasına yol açmaktadır. Orta kaliteli bir merada bir sığır günlük 5 saat otlayıp 2 saat yürürken, zayıf meralarda yürüme süresi uzamakta ve süt verimine dönüşecek enerji yollarda tüketilmektedir. Bu verim kayıplarını ve sosyal hiyerarşiden kaynaklanan stres faktörlerini engellemek adına, meradaki büyükbaş otlatma sürü büyüklüğünün 300 başı geçmemesine dikkat edilmelidir.

Dönüşümlü (Rotasyonlu) Otlatma

Meraların verimliliğini ve bitki örtüsünün devamlılığını korumanın en etkili yolu, meraları 5-6 parsel halinde bölerek münavebeli (rotasyonlu) otlatma düzeni uygulamaktır. Sığırların sürekli aynı alanda kalması, en çok sevdikleri lezzetli ve besleyici bitkileri sürekli yiyerek bu türlerin kökünden yok olmasına, sevmedikleri kalitesiz bitkilerin ise merayı istila etmesine neden olur.

Münavebeli otlatma düzeninde, hayvanlar belirli bir parselde yoğun bir şekilde otlatıldıktan sonra başka bir parsele kaydırılır ve boşalan parsel dinlenmeye bırakılır. Örneğin, 5 parselli bir sistemde uygulanabilecek pratik otlatma takvimi şu şekildedir:

  • Sürü her parselde kısa süre (birkaç gün) yoğun otlatılır, ot boyu hedef seviyeye inince çıkarılır.
  • Boşalan parsel, bitkinin kendini yenilemesi için dinlenmeye bırakılır.
  • Sürü sırayla diğer parsellere kaydırılır; böylece her parsele otlatma arası dinlenme süresi tanınır.
  • Beş parselli düzende ilk parsele dönüldüğünde bitki örtüsü yeniden otlatılabilir boya ulaşmış olur.
  • İlkbaharda büyüme hızlı olduğu için dönüş süresi kısalır, kurak yaz aylarında uzatılır.

Bitkilerin otlatma sonrası yeniden büyüme hızı, doğrudan uygulanan otlatma şiddetine bağlıdır. Optimal koşullarda meralardaki otun en fazla %50'ye kadar otlatılması halinde bitkinin kendisini yenileyerek eski seviyesine ulaşması sadece 15 günde mümkün olmaktadır. Ancak otlatma yoğunluğu %50'nin üzerine çıktıkça bitkilerin büyüme süresi geometrik olarak uzar. Bunun nedeni, bitki köklerinin yapraklara bağlı olarak gelişmesidir. Meradaki yeşil yaprak hacminin %80'inin koparılması durumunda bitkinin kök gelişimi 12 gün boyunca, %90'ının koparılması halinde ise tam 18 gün boyunca tamamen durmaktadır. Aşırı otlatma kök sistemini zayıflatarak bitkinin topraktan su ve besin maddesi emme yeteneğini yok eder.

Ayrıca rotasyon planında meraların üniform (dengeli) otlatılmasına özen gösterilmelidir. Hayvanların sadece kolay erişilebilen veya köy etrafındaki alanları %90'ın üzerinde otlatıp, sapa ve uzak bölgeleri %10 düzeyinde otlatılmamış bırakması engellenmelidir.

Yeşil Ota Ani Geçişin Riskleri

Kış boyunca kuru kaba yem ve kesif yemlerle beslenen sığırların, ilkbaharda aniden taze yeşil otlarla buluşturulması çok ciddi sindirim ve metabolizma hastalıklarına zemin hazırlar. Sığır beslemede temel kural, sığırı değil işkembedeki mikroorganizmaları beslemektir. Rumen mikroflorasının taze yeşil otun yapısına uyum sağlayabilmesi için kademeli bir geçiş programı uygulanmalıdır.

Ani yem değişiklikleri ve kontrolsüz taze ot tüketiminin yol açtığı en büyük riskler şunlardır:

  • İşkembe şişmesi (timpani): baklagil ağırlıklı taze mera köpüklü şişmeye yol açar.
  • Çayır tetanisi: genç, hızlı büyüyen otta magnezyum yetersizliği kaynaklı kas krampları ve ölüm.
  • İshal ve kuru madde açığı: taze otun su oranı yüksek olduğundan hayvan doymadan karnını doldurur.
  • Süt veriminde düşüş: kuru madde ve enerji alımı azaldığı için verim geriler.
  • İşkembe mikroflorasının bozulması: ani rasyon değişimi geviş getirmeyi ve sindirimi aksatır.

Merada Su ve Gölge

Sığırların mera konforu, sadece ot kalitesiyle değil, yayılım alanında sağlanan hayati altyapı olanaklarıyla doğrudan ilişkilidir. Çoğu merada hayvanları güneşten, rüzgardan ve yağmurdan koruyacak sundurmalar ve yeterli içme suyu kaynakları bulunmamaktadır. Sütün %87'sinin sudan oluştuğu göz önüne alındığında, merada kesintisiz temiz su kaynağı bulundurulması süt verimliliğinin yegane şartıdır. Meradaki su yalakları patojen mikrop ve parazit üremesini önlemek amacıyla ayda en az iki kez titizlikle yıkanarak yosun tutması engellenmelidir.

Merada karşılaşılan bir diğer önemli risk ise mineral madde yetersizliğidir. Ülkemizde mera döneminde hayvanlara yeterli mineral takviyesi yapılmadığından, vücuttaki eksiklikleri gidermek amacıyla sığırlarda toprak yeme, çevredeki cisimleri ve duvarları yalama (pika) isteği tırmanmaktadır. Pika davranışı gösteren obur sığırlar, meradaki çöplerden, ana yol kenarlarından veya fabrika atık alanlarından batıcı metal çivileri, telleri ve naylonları yutarak ölümcül RPT (yabancı cisim batması) hastalıklarına maruz kalırlar. Bu nedenle otlatma alanlarında mutlaka kaliteli yalama taşları ve mineral bloklar bulundurulmalıdır.

Yaz aylarında sığırları gölgelemek de doğrudan verime yansır. Çevre sıcaklıklarının yükseldiği dönemlerde, meradaki otlatma ve gezinti alanlarında gölgelik amaçlı ağaçlandırma yapılması süt veriminde %3'lük net bir artış sağlar. Serinletme başarısı yönünden meşe ve söğüt gölgesi gibi doğal ağaç gölgelikleri, yapay sundurmalara göre her zaman çok daha etkili sonuçlar sunmaktadır. Yapay sundurmalar yapılacaksa, sığırların basık yerleri tercih etmediği dikkate alınarak saçak altı yüksekliği en az 3 metre olarak inşa edilmelidir. Sıcak yaz günlerinde sığırlar, özellikle güneş ışınlarının en dik geldiği saat 10:00 ile 16:00 arasında mutlaka her tarafı açık, yüksek ve havadar yerlerde konumlandırılmış serin gölgeliklerde dinlendirilmelidir.

Aşırı Otlatmanın Meraya Verdiği Zarar

Mera yönetiminde geleceği planlamadan yapılan aşırı, erken ve düzensiz otlatmalar, meraların vejetasyon yapısını tamamen bozarak erozyon ve çölleşme süreçlerini başlatır. Otlayan sığırlar, ağır cüsseleri ve tırnak darbeleri vasıtasıyla toprağı sıkıştırarak suyun toprağa sızma (infiltrasyon) oranını düşürür ve toprak strüktürünü parçalayarak rüzgar ve su erozyonuna tamamen açık hale getirir. Oysa iyi korunan ve vejetasyonu güçlü olan meralarda, ekim yapılan tarlalara kıyasla 750 kat daha az toprak kaybı ve 100 kat daha az yağış suyu kaybı gerçekleşmektedir.

Aşırı otlatmanın mera üzerindeki yıkıcı etkileri şu şekildedir:

  • Lezzetli ve besleyici buğdaygil-baklagil türleri kaybolur, yerini dikenli ve yenmeyen türler alır.
  • Bitki örtüsünün toprağı kaplama oranı düşer, kök sistemi zayıflar.
  • Çıplak kalan yüzeyde yağış suyu toprağa işlemez, yüzey akışı ve erozyon artar.
  • Toprak sıkışması nedeniyle otun yeniden büyüme hızı yavaşlar.
  • Dekara kuru ot verimi düştüğü için mera hayvan yükünü taşıyamaz hale gelir.

Mera Dönüşü Ek Yemleme Gerekir mi?

Yetiştiriciler arasında taze yeşil otların sığırın tüm ihtiyaçlarını tek başına karşılayabileceğine dair yaygın ve hatalı bir inanış mevcuttur. Taze yeşil otun sindirilme derecesi kurutulmuş ota kıyasla çok daha yüksek olsa da, günlük süt verimi 12-14 kg'ın üzerinde olan yüksek verimli sağmal ineklerin besin madde ihtiyaçları sadece meradan karşılanamaz. Bu hassas hayvanlar taze yeşil otla beslendiklerinde kuru madde ve enerji açığı yaşayacakları için mera dönüşü mutlaka ek yemlemeye tabi tutulmalıdır.

Mera döneminde ek yemleme protokolünde şu kurallara dikkat edilmelidir:

Bu Konudaki Diğer Rehberler

Sıkça Sorulan Sorular

Meraya ne zaman çıkılır?

Sığırların meraya çıkarılabilmesi için öncelikle yem bitkilerinin otlatmadan zarar görmeyecekleri olgunluğa erişmesi, yani meralardaki otların en az 16 cm uzunluğa ulaşması beklenmelidir. Ayrıca ilkbaharda toprağın tava gelmiş olması, sabah erken saatlerdeki kırağının kalkmış olması ve yağışsız havaların tercih edilmesi gerekir.

Bir dekar mera kaç hayvan besler?

Sığırların günlük mera yem ihtiyacı canlı ağırlıklarının 1/10'u kadardır ve 500 kg bir inek günde 50 kg taze ot tüketir. Türkiye meralarının ortalama kuru ot verimi dekarda 69 kg gibi çok düşük bir seviyede olduğundan, bir dekar mera alanı bir sığırın sadece günlük ihtiyacını karşılayabilir. Bu nedenle hayvan yükü planlanırken meranın yıllık ot üretim kapasitesinin yarısı baz alınmalıdır.

Yeşil ota geçiş nasıl yapılmalı?

Taze yeşil ota geçiş rumen mikroorganizmalarının uyum sağlayabilmesi için en az 10 günlük bir süreçte kademeli olarak yapılmalıdır. Hayvanlar meraya çıkarılmadan önce sabahları ahırda mutlaka kuru kaba yemlerle (kaliteli kuru ot) yarı tok hale getirilmeli, taze ot tüketim miktarı her gün yavaş yavaş artırılmalıdır.

Dönüşümlü otlatma nedir?

Dönüşümlü (rotasyonlu) otlatma, meranın çitlerle 5-6 parsele bölünerek sırayla otlatılması sistemidir. Hayvanlar bir parselde 3 gün otlatıldıktan sonra diğer parsele geçirilir; böylece boşalan parseller dinlenerek bitkilerin yaprak ve kök gelişimini yenilemesine olanak tanınır.

Merada sığır şişer mi?

Evet, özellikle taze ilkbahar meralarında, baklagil otlarınca zengin alanlarda sığırların aç karnına kontrolsüzce otlatılması işkembede yoğun gaz birikimine ve rumen timpanisi adı verilen ölümcül şişkinliklere yol açar. Bunu önlemek için hayvanlar meraya çıkarılmadan önce kuru kaba yem yedirilerek işkembe doluluğu sağlanmalıdır.