Blog Bitkisel Üretim

Arpa Hayvan Yeminde Kullanımı: Süt ve Besi Rasyonları

Arpanın yem değeri, süt ve besi rasyonlarında kullanım oranları, mısırla karşılaştırılması, asidoz riski, yavaş alıştırma ve kanatlı besleme sınırları.

Arpa Hayvan Yeminde Kullanımı: Süt ve Besi Rasyonları

Arpa, dünya genelinde serin iklim tahılları içerisinde ekim alanı ve ekonomik değeri bakımından buğdayın ardından ikinci sırada yer alan son derece stratejik bir tarım ürünüdür. Geniş adaptasyon kabiliyeti sayesinde Türkiye'nin hemen her bölgesinde yetiştirilen arpanın kullanım alanları incelendiğinde, hayvancılık sektörünün temel direği olduğu açıkça görülmektedir. Dünyada ekilen arpanın yüzde altmış beşi hayvan yemi olarak değerlendirilirken, Türkiye genelinde üretilen ve tüketilen toplam arpa miktarının yaklaşık yüzde doksanı doğrudan hayvan yemi olarak tüketikmektedir. Tanesinin besin maddeleri kompozisyonu yönünden tahıl grupları içerisinde en değişkenlik gösteren ürün olması, onu hayvan rasyonlarının vazgeçilmez bir parçası haline getirir. Ruminant hayvanlar tarafından son derece sevilerek tüketilen arpa, yüksek sindirilebilir lif yapısı ve nişasta içeriğiyle süt sığırcılığı ve besi işletmelerinde en temel yoğun yem hammaddesi olarak kullanılmaktadır. Arpa tarımından elde edilen dane ve saman, hayvansal besleme zinciri ile bitkisel üretim arasında kopmaz bir köprü kurarak çiftliklerin yem maliyetlerini düşürmede başat rol oynamaktadır.

Arpanın Yem Değeri: Enerji, Nişasta ve Protein

Arpa tanesi, içerdiği yaklaşık yüzde altmış yedi karbonhidrat, yüzde on protein, yüzde iki yağ, yüzde beş selüloz ve zengin mineral ile vitamin kompozisyonu sayesinde hayvan beslenmesinde son derece değerli bir besin kaynağıdır. Hayvanların enerji ihtiyacını karşılayan nişasta yapısı, endosperm hücre duvarında hapsolmuş durumdadır. Arpa tanesinin net enerji değeri besi rasyonları için kuru madde bazında 1.40 Mcal/kg NEg olarak ölçülmüştür. Bu yüksek enerji değerinin yanı sıra arpa, kalsiyum, fosfor ve potasyum gibi hayati makro mineraller ile A, E ve B grubu vitaminlerini bünyesinde barındırır.

Arpa tanesinin hayvan beslenmesindeki değerini belirleyen temel kimyasal ve fiziksel besin maddesi özellikleri şunlardır:

  • Karbonhidrat ve nişasta içeriği: Arpa tanesi yaklaşık yüzde altmış yedi oranında karbonhidrat içererek yüksek enerji sağlar.
  • Ham protein oranı ve kalitesi: Bünyesinde barındırdığı yaklaşık yüzde on oranındaki ham protein ile hayvanların amino asit ihtiyacını destekler.
  • Ham selüloz ve sindirilebilirlik düzeyi: Yaklaşık yüzde beş oranındaki selüloz içeriği ile ruminantların işkembe sindirimini kolaylaştırır.
  • Mineral ve vitamin kompozisyonu: Hücre sağlığı için hayati olan kalsiyum, fosfor, potasyum mineralleri ile A, E ve B vitaminlerini içerir.

Bu dengeli besin kompozisyonu, arpanın özellikle geviş getiren hayvanlar için en uygun ve güvenli tahıl tanesi olmasını sağlamaktadır.

Arpa ile Mısırın Yem Olarak Karşılaştırması

Arpa ve mısır, rasyonların enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılan iki başat tahıl tanesidir. Ancak her iki yemin besleme karakteri ve işkembedeki sindirilme fizyolojisi birbirinden belirgin farklarla ayrılmaktadır. Mısır tanesinin kuru madde bazındaki besi net enerjisi 1.55 Mcal/kg NEg seviyesinde iken, arpanın net enerjisi 1.40 Mcal/kg NEg düzeyindedir. Enerji yoğunluğu bakımından mısır arpanın önünde yer alsa da, arpanın protein oranı mısırdan daha yüksek ve dengelidir.

Arpa ve mısırın yem maddesi olarak rasyonlardaki değerini belirleyen başlıca karşılaştırma kriterleri şunlardır:

  • Net enerji yoğunluğu farkı: Kuru madde bazında mısır 1.55 Mcal/kg NEg değerine sahipken, arpa 1.40 Mcal/kg NEg enerjisi sağlar.
  • Nişasta sindirilme hızı farkı: Arpa nişastası işkembede mısıra göre çok daha hızlı parçalanarak asitlik seviyesini hızla yükseltir.
  • Ham protein seviyesi dengesi: Arpa ortalama yüzde on protein içerirken, mısırın protein oranı arpadan daha düşük seyretmektedir.
  • Hammadde tedarik ekonomisi maliyeti: Arpa kırması rasyonlarda mısıra göre daha düşük birim enerji maliyetiyle yer alabilmektedir.

Ayrıca mısırın yüksek yağ içeriğine karşın arpa, daha yüksek sindirilebilir lif yapısıyla besi hayvanlarında dengeli bir yağsız et gelişimini desteklemektedir.

Süt Sığırı Rasyonunda Arpa Oranı

Süt ineklerinin beslenmesinde arpa kırması, laktasyon dönemindeki yüksek süt verimini ve süt yağını destekleyen en önemli yoğun yem kaynaklarından biridir. Süt sığırlarında arpanın rasyona dahil edilme oranı, işletmede kullanılan kaba yemin çeşidine ve kalitesine göre son derece hassas bir şekilde dengelenmelidir. Kuru ot veya mısır silajı bazlı rasyonlarda arpanın rasyondaki yüzde payı fahiş düzeyde değişiklik göstermektedir.

Süt sığırlarının yemleme programlarında arpa kırmasının farklı kaba yem kombinasyonlarına göre rasyondaki kullanım oranları şunlardır:

  • Kuru ot ağırlıklı rasyonlardaki payı: Rasyonda yüzde otuz kuru ot ve yüzde on saman kullanıldığında arpa kırması oranı yüzde kırk seviyesindedir.
  • Mısır silajı ağırlıklı rasyonlardaki payı: Rasyonda yüzde elli beş mısır silajı ve yüzde on saman olduğunda arpa kırması oranı yüzde on beştir.
  • Şeker pancarı posası ağırlıklı rasyonlardaki payı: Rasyonda yüzde elli beş yaş posa ve yüzde on saman kullanıldığında arpa oranı yüzde ondur.
  • Protein ve bypass nişasta dengesi: Yüksek oranlı arpa kullanıldığında rasyonun protein eksiğini kapatmak için pamuk tohumu küspesi eklenir.

Süt sığırı işletmelerinde bu dengeli kombinasyonlar sayesinde ineklerin işkembe sağlığı korunurken süt verimi de firesiz bir şekilde zirvede tutulmaktadır.

Besi Rasyonlarında Arpa Kullanımı

Besi sığırcılığında hedef, en kısa sürede maksimum canlı ağırlık artışı ve kaliteli karkas yapısı elde etmektir. 400 kilogram canlı ağırlıkta olan ve günlük 1300 gram canlı ağırlık artışı hedeflenen besi erkek tosunlarının yemleme programlarında arpa kırması, rasyonun ana enerji motorunu oluşturur. Hayvanların genetik potansiyellerini sergileyebilmesi için besi bitiş dönemlerinde arpa miktarı rasyon kuru maddesinin büyük bir kısmını kaplar.

Erkek besi tosunlarında yüksek canlı ağırlık artışı sağlamak amacıyla hazırlanan rasyonlarda kullanılan hammadde miktarları şunlardır:

  • Mısır silajı günlük fiziki miktarı: Günlük rasyonda kaba yem olarak on beş kilogram mısır silajı yer almaktadır.
  • Çayır kuru otu günlük fiziki miktarı: Lif ihtiyacını karşılamak amacıyla rasyona bir tam onda yedi kilogram kuru ot eklenir.
  • Melas ve protein kaynağı miktarları: Enerji için bir kilogram melas ile protein dengesi için sıfır tam onda on iki kilogram pamuk küspesi verilir.
  • Arpa kırması günlük fiziki miktarı: Enerji ihtiyacını tam karşılamak amacıyla rasyonda dört tam yüzde kırk iki kilogram arpa kullanılır.

Bu besi rasyonu formülasyonu sayesinde hayvanların işkembe mikroflorası dengede tutulurken günlük canlı ağırlık artışı hedeflenen 1300 gram seviyesine firesiz ulaşmaktadır.

Koyun ve Keçi Rasyonlarında Arpa

Koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanlar, ince ve narin sindirim sistemleri nedeniyle yem seçiciliği yüksek canlılardır. Arpa, küçükbaş hayvanların severek ve iştahla tükettiği, sindirilebilir lif yapısı sayesinde işkembede kolay tolere edilebilen en mükemmel enerji kaynağıdır. Özellikle gebelik dönemi beslemelerinde ve meraya dayalı kuzu büyütme programlarında arpa kullanımı hayati başarılar sağlar.

Küçükbaş hayvan rasyonlarında arpa kullanımının sağladığı fizyolojik ve tarımsal faydalar şunlardır:

  • Mera besisinde kuzu büyümesini hızlandırır: Meraya ek olarak verilen arpa kırması kuzuların günlük canlı ağırlık artışını yükseltir.
  • Süt verimi ve kalitesini destekler: Sağmal koyun ve keçilerin laktasyon dönemindeki yüksek enerji ihtiyacını hızlıca karşılar.
  • İkiz hissi ve döl verimini artırır: Koç katımı öncesinde yapılan arpa takviyeleri koyunlarda çoklu yumurtlamayı uyarır.
  • İşkembe asitlik gelişimini dengeler: Koyunların sindirim sistemi arpa liflerini diğer yoğun yemlere göre daha kolay tolere eder.

Küçükbaş rasyonlarında kullanılan arpanın kırılması veya ezilmesi, tanelerin çiğnenmeden yutulmasını önleyerek sindirim verimliliğini maksimum düzeye çıkarmaktadır.

Asidoz Riski ve Aşırı Arpanın Zararı

Arpa nişastası, mısır nişastasına kıyasla işkembe mikroorganizmaları tarafından çok daha hızlı parçalanan, yani fermentasyon hızı son derece yüksek bir yapıya sahiptir. Bu hızlı parçalanma, işkembedeki asit üretimini saniyeler içinde tavan noktasına ulaştırır. Tüketilen arpa miktarı aşırıya kaçtığında veya rasyondaki kaba yem oranı yetersiz kaldığında işkembe pH değeri kritik sınır olan beş tam onda beşin altına düşerek "Rumen Asidozu" adı verilen ölümcül hastalığı tetikler. Asidoz, hayvanın tüm sindirim sistemini felç eden, karaciğer hasarlarına yol açan sinsi bir metabolik bozukluktur. Bu tehlikeye karşı besi ve süt sığırı rasyonlarındaki kaba ve yoğun yem dengesi milimetrik olarak korunmalıdır.

Asidoz hastalığının hayvan fizyolojisinde yol açtığı kalıcı hasarlar ve belirtiler şunlardır:

  • İşkembe duvarının tahrip olması: Asitli ortamın rumen epitel dokusunu yakarak yaralar ve emilim bozuklukları oluşturmasıdır.
  • Tırnak iltihabı ve topallık gelişimi: Kana karışan toksinlerin ayak kılcal damarlarını tıkayarak laminitis hastalığı yaratmasıdır.
  • Yem tüketiminin aniden durması: Hayvanın işkembe ağrısı nedeniyle geviş getirmeyi bırakması ve yemden tamamen kesilmesidir.
  • İshal ve dehidrasyon tablosu: Toksinlerin etkisiyle sindirim kanalında su dengesinin bozularak hayvanda ağır sıvı kaybı yaşanmasıdır.

Bu feci sonuçların önüne geçebilmek için rasyonda arpa kırması oranı hiçbir zaman kontrolsüz şekilde artırılmamalıdır.

Arpanın Yavaş Alıştırılması Neden Şart?

Hayvanların işkembesinde bulunan mikroorganizma popülasyonu, mevcut rasyondaki besin maddelerine göre şekillenir. Selüloz sindiren kaba yem bakterilerinden nişasta sindiren amilolitik bakterilere geçiş süreci, en az on günlük kademeli bir adaptasyon periyodunu zorunlu kılar. Tarladan yeni hasat edilmiş veya depodan yeni çıkarılmış arpa kırmasının hayvanlara aniden verilmesi, işkembe mikroflorasını tamamen çökerterek akut asidoz vakalarına davetiye çıkarır.

Arpaya geçiş sürecinde uygulanması gereken kritik alıştırma kuralları şunlardır:

  • Günlük arpa miktarının kademeli artırılması: İlk gün çok düşük dozla başlanıp her gün miktar azar azar yükseltilmelidir.
  • Kaba yem oranının yüksek tutulması: Alıştırma dönemi boyunca kaliteli kuru ot ve saman miktarı rasyonda baskın olmalıdır.
  • İşkembe tamponlayıcı katkıların kullanılması: Rasyona sodyum bikarbonat gibi tampon maddeler eklenerek pH dalgalanmaları önlenmelidir.
  • Hayvanların yem yeme davranışlarının izlenmesi: Her öğün sonrasında hayvanların geviş getirme sıklığı ve dışkı kıvamı denetlenmelidir.

Bu kademeli alıştırma kurallarına riayet edildiğinde hayvanların sindirim sisteminde herhangi bir fizyolojik dalgalanma yaşanmadan yüksek verim eldesi garanti altına alınır.

Kanatlı Rasyonlarında Arpa Sınırı

Kanatlı hayvanların sindirim sistemi, ruminantlar gibi gelişmiş bir mikrobiyal işkembe yapısına ve fermentasyon odacıklarına sahip değildir. Arpa tanesinde bulunan ve suda çözünebilen bir lif çeşidi olan beta-glukan (β-glukan), kanatlıların bağırsak salgılarıyla birleştiğinde jel benzeri, son derece viskoz ve yoğun bir sıvı tabakası oluşturur. Bağırsaktaki bu viskozite artışı, rasyondaki diğer besin maddelerinin emilimini doğrudan ve fahiş düzeyde engellemektedir. Bu nedenle kanatlı yemlerinde arpa kullanımı çok katı sınırlandırmalara tabidir.

Kanatlı rasyonlarında arpa kullanımını sınırlayan faktörler ve teknik önlemler şunlardır:

  • Yüksek viskozite ve sindirim yavaşlaması: Beta-glukanın bağırsak içeriğini yoğunlaştırarak sindirim enzimlerinin etkinliğini düşürmesidir.
  • Dışkı kalitesinin bozulması ve ıslak altlık: Emilimi zorlaşan besinlerin dışkıyı cıvıklaştırarak tırnak yaralarına yol açmasıdır.
  • Enzim takviyesi zorunluluğunun bulunması: Rasyona beta-glukanaz enzimi eklenerek arpanın kanatlılarca sindirilebilir hale getirilmesidir.
  • Rasyondaki maksimum kullanım sınırları: Kanatlı yemlerinde arpa oranının kural olarak yüzde on ile on beş limitinde tutulmasıdır.

Yem fabrikalarında üretilen kanatlı yemlerinde arpa kullanılacağı zaman, beta-glukan zincirlerini parçalayan özel enzim preparatları yeme dahil edilerek bu olumsuzluklar tamamen giderilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Arpa ineğe kaç kg verilir?

Süt ineklerine verilecek arpa kırması miktarı rasyondaki kaba yem kalitesine göre değişir. Mısır silajı ağırlıklı bir rasyonda günlük fiziki arpa miktarı bir buçuk ile iki kilogram civarında tutulurken, kuru ot ağırlıklı dengeli rasyonlarda günlük üç buçuk kilograma kadar arpa kırması güvenle verilebilir.

Arpa mı mısır mı daha iyi yem?

Besi net enerjisi bakımından mısır (1.55 Mcal/kg KM) arpadan (1.40 Mcal/kg KM) daha yüksek enerji yoğunluğuna sahiptir; ancak arpa, mısıra göre daha yüksek protein içeriği (yüzde on) ve sindirilebilir lif yapısı sunduğundan geviş getiren hayvanlar için daha dengeli ve ekonomiktir.

Fazla arpa hayvana zarar verir mi?

Evet, fazla miktarda arpa tüketilmesi, arpa nişastasının işkembede çok hızlı parçalanması nedeniyle rumen pH değerini beş tam onda beşin altına düşürür. Bu durum asidoz hastalığına, tırnak iltihabına (laminitis), ishallere, yemden kesilmeye ve ölümlere yol açar.

Koyuna arpa nasıl verilir?

Koyunlara arpa verilirken tanelerin çiğnenmeden yutulmasını önlemek amacıyla bütün yerine kırma veya ezme şeklinde verilmesi tercih edilmelidir. Günlük miktar kademeli olarak artırılmalı ve rasyondaki kuru ot ve saman dengesi mutlaka korunmalıdır.

Asidoz nedir nasıl önlenir?

Asidoz, tahıl nişastalarının işkembede hızlı fermentasyonu sonucu pH değerinin düşmesiyle oluşan metabolik bir hastalıktır. Önlemek için rasyondaki kaba yem lif oranı yüksek tutulmalı, arpa miktarı kademeli artırılmalı ve rasyona sodyum bikarbonat gibi tamponlayıcı maddeler eklenmelidir.