Yoncada Biçim Zamanı ve Hasat: Kaliteli Kuru Ot İçin Doğru Uygulamalar
Yoncada biçim zamanı kararı, bir sezonluk emeğin karşılığını belirleyen en kritik tercihtir. Erken biçilen yoncanın proteini yüksek olur ama verim düşer ve sık erken biçim, kök rezervlerini tüketerek yoncalığın ömrünü kısaltır. Geç biçimde ise ot miktarı artar fakat saplar odunlaşır, lif oranı yükselir ve hayvanın sindirebileceği besin değeri hızla geriler. Doğru zamanı bilmek, hem bu yılın otunu hem gelecek yılların verimini korur.
En Uygun Biçim Zamanı: Yüzde 10 Çiçeklenme
Yoncada biçim için en uygun dönem, tarladaki bitkilerin yaklaşık onda birinin (yüzde 10) çiçek açtığı dönemdir. Bu evrede verim ile protein oranı en iyi dengeyi yakalar; kök boğazından yeni sürgünler de çıkmaya başladığı için bitki biçimden sonra hızla toparlanır. Biçim en geç, çiçeklenmenin üçte bire ulaştığı döneme kadar tamamlanmalıdır; tam çiçeklenmeyi beklemek besin değerinden ciddi kayıp demektir.
İlk Biçim ve Son Biçim
Ekim yılında (tesis yılında) bitkinin kök sistemini güçlendirmesi öncelikli olduğundan ilk biçim aceleye getirilmez, bitkiler iyice çiçeklenene kadar beklenir ve yüksek anız bırakılır. Sonraki yıllarda ilkbahardaki ilk biçim, yüzde 10 çiçeklenme kuralına göre yapılır. Son biçimin zamanı ise yoncalığın kışa dayanıklılığını belirler: bitkinin kışa kök rezervi biriktirerek girebilmesi için son biçim, ilk donlardan yaklaşık 3-4 hafta önce yapılmış olmalıdır. Dondan hemen önce biçilen yoncalıkta kışlama zayıf olur, ilkbaharda seyrekleşme görülür.
Bölgelere Göre Biçim Sayısı
Yıllık biçim sayısı iklim ve sulama imkânına göre büyük farklılık gösterir: Doğu Anadolu'da 2-3, İç Anadolu'da 4-5, Ege ve Marmara'da 6-7, Akdeniz'de 7-8 biçim alınabilir; Güneydoğu Anadolu'nun sulanan alanlarında bu sayı 10'un üzerine çıkabilmektedir. Sulu koşullarda iyi yönetilen bir yoncalıktan yılda dekara 1.200-1.800 kg kuru ot alınabilir. Her biçimden sonra sulama yapılması, bir sonraki biçimin hem hızını hem verimini doğrudan etkiler.
Biçim Yüksekliği
Biçim, toprak yüzeyinden 8-10 cm anız kalacak yükseklikten yapılmalıdır. Daha derin biçim, yeni sürgünlerin çıktığı kök boğazına zarar verir ve bitkinin toparlanmasını geciktirir. Anız aynı zamanda biçilen otun altında hava dolaşımı sağlayarak kurumayı hızlandırır.
Kurutma ve Yaprak Kaybını Önleme
Yoncanın proteininin büyük bölümü yapraklarındadır ve kurutmadaki en büyük kayıp, aşırı kuruyan yaprakların dökülmesiyle yaşanır. Biçilen ot tarlada namlularda soldurulur; namlu çevirme ve toplama işlemleri, yaprakların kırılmaması için otun hafif nemli olduğu sabah saatlerinde yapılmalıdır. Balyalama için otun nem oranının yaklaşık yüzde 18-20'ye düşmesi beklenir: daha nemli balyalanan ot depoda kızışır ve küflenir, aşırı kurumuş ot ise yaprağını dökerek değer kaybeder. Yağışlı bölgelerde kurutma riski büyükse yoncayı silaj olarak değerlendirmek de mümkündür; ayrıntılar için kaliteli silaj nasıl yapılır yazımıza bakabilirsiniz.
Depolama ve Kullanım
Balyalar; yağmur almayan, tabanı ızgaralı veya paletli, havadar bir depoda saklanmalıdır. İyi kurutulmuş ve doğru depolanmış yonca kuru otu, süt sığırı rasyonlarının en değerli kaba yem kaynağıdır; rasyonda nasıl kullanılacağını süt ineği rasyonunun temelleri yazımızda anlatmıştık. Yoncalık kurma aşamasındaysanız yonca ekimi rehberimiz ve genel yetiştiricilik rehberimiz size yol gösterecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yonca ne zaman biçilir?
Tarladaki bitkilerin yaklaşık yüzde 10'u çiçek açtığında biçilir. Bu dönem, verim ile protein kalitesinin en iyi dengelendiği ve bitkinin biçim sonrası en hızlı toparlandığı evredir.
Yonca yılda kaç kez biçilir?
Bölgeye göre değişir: Doğu Anadolu'da 2-3, İç Anadolu'da 4-5, Ege ve Marmara'da 6-7, Akdeniz'de 7-8 biçim alınır; Güneydoğu'nun sulu koşullarında sayı daha da artar.
Yonca kaç cm yükseklikten biçilmelidir?
Toprak yüzeyinden 8-10 cm anız kalacak şekilde biçilmelidir. Daha derin biçim, yeni sürgünlerin çıktığı kök boğazına zarar verir.
Son biçim ne zaman yapılmalıdır?
Son biçim, ilk donlardan yaklaşık 3-4 hafta önce tamamlanmalıdır; böylece bitki kışa yeterli kök rezerviyle girer ve ilkbaharda seyrekleşme yaşanmaz.