Kanola Neden Çıkmadı? Çimlenme ve Çıkış Sorunları
Kanolada çimlenme ve çıkış sorunlarının nedenleri: derin ekim, kaymak tabakası, kuru tohum yatağı, zararlı baskısı, herbisit kalıntısı ve tarla bozma kararı.
Kanola yetiştiriciliğinde tohumların toprak yüzeyine sağlıklı bir şekilde ulaşması, çevre koşullarının tohumun biyolojik ihtiyaçlarıyla tam uyum sağlamasına bağlıdır. Çimlenmenin gerçekleşebilmesi için en kritik iki faktör toprak sıcaklığı ve nem seviyesidir. Kanola tohumlarının uyanıp filizlenebilmesi için toprak ısısının en az 10 ile 12 °C olması gerekmektedir. Toprak sıcaklığı bu değerlerin üzerine çıktığında çimlenme ve tarla çıkışı çok daha hızlı gerçekleşmektedir. Nem ise tohumun şişerek yaşam döngüsünü başlatması için şarttır; ancak aşırı yağışlar veya su tutan topraklar da tohumun oksijensiz kalarak zarar görmesine yol açmaktadır. Çıkış sorununun temel kaynağı, toprak sıcaklığının 10 °C'nin altında kalması veya nemin yetersiz olmasıdır. Çözüm olarak, ekim zamanı bölgenin iklim verilerine göre (Trakya ve Marmara'da 15 Eylül ile 15-30 Ekim arası gibi) ayarlanmalı ve tohumun mutlaka nemli bir tabakaya, yani tava düşmesi sağlanmalıdır.
Derin Ekimin Çıkışı Engellemesi
Kanola tohumları 2 ile 3 mm çapında oldukça küçük yapılıdır ve bir kilogramında ortalama 250.000 adet tohum bulunur; bu fiziksel özellik tohumun çimlenme sonrası sürme gücünün düşük olmasına neden olur. Tarla koşullarında en sık karşılaşılan çıkış sorunlarından biri, tohumların mibzer ayarı hatası veya gevşek toprak nedeniyle gereğinden fazla derine bırakılmasıdır. İdeal ekim derinliği 1,5 ile 2 cm olmalıdır. Bazı kaynaklarda hafif topraklarda en fazla 3 cm derinlik uygun görülmektedir. Eğer tohumlar 5 cm ve daha fazla derine giderse, çim kını toprak yüzeyine ulaşamadan enerji rezervini tüketir ve toprak altında "sarı kıvrım" adı verilen durumla karşılaşarak kurur. Çözüm, mibzerin derinlik ayarının hassas yapılması, ağır topraklarda 2 cm derinliğin aşılmaması ve tohumun derine kaçmasını önlemek için ekim öncesi tapan veya merdane çekilerek toprağın bastırılmasıdır.
Kaymak Tabakası ve Sert Yüzey Sorunu
Ekimden sonra yağan şiddetli yağmurların ardından güneşin etkisiyle toprak yüzeyinin sertleşmesi, "kaymak tabakası" oluşumuna yol açmaktadır. Bu sert yüzey, sürme gücü zaten zayıf olan kanola fideleri için fiziksel bir engel oluşturur ve tohumların toprak altında hapsolmasına neden olur. Özellikle ağır yapılı killi topraklarda ve su geçirgenliği zayıf olan arazilerde bu sorun verimi doğrudan etkileyen bir çıkış engelidir. Eğer tarlada kaymak tabakası oluşmuşsa, fidenin bu engeli aşabilmesi için acil müdahale gerekir. Çözüm, hafif bir yağmurlama sulama yaparak sertleşen tabakayı yumuşatmak ve fidelerin yüzeye çıkışını kolaylaştırmaktır. Ayrıca toprak hazırlığında toprağın aşırı un ufak edilmemesi, kaymak oluşum riskini bir miktar azaltmaktadır.
Tohum Yatağının Kaba Kalması
Kanola tohumunun küçük olması, tohum yatağının çok titiz ve ince hazırlanmasını zorunlu kılar. Tarlanın kesekli ve iri tezekli bırakılması durumunda tohumlar toprakla yeterli temas kuramaz, hava alır ve çimlenme gerçekleşmez. Kaba hazırlanan yataklarda tohumlar keseklerin arasındaki boşluklardan çok derine düşebilir veya yüzeyde kalarak kuşlar tarafından tüketilebilir. Bu durum tarlada üniform olmayan ve düzensiz bir çıkış tablosu yaratır. Çözüm, pulluk sürümünden sonra kazayağı, tırmık veya goble disk gibi aletlerle toprağın iyice ufalanması ve keseksiz bir yapı oluşturulmasıdır. Ekimden sonra merdane çekilmesi, tohumun toprak zerreleriyle sıkı temasını sağlayarak su alımını ve üniform çıkışı garanti altına alır.
Kuru Toprağa Ekimde Ne Olur?
Sonbahar kuraklıklarının yaşandığı yıllarda tohumun tavsız, yani kuru toprağa ekilmesi çimlenmenin haftalarca gecikmesine yol açmaktadır. Kuru toprağa düşen tohumlar ancak ilk yağışlarla uyanmaya başlar; bu durum bitkinin vejetasyon süresini kısaltır ve fidelerin kış soğuklarına 6 ile 8 yapraklı rozet evresine ulaşmadan girmesine neden olur. Kuru ekimde yaşanan "alatav" riski de unutulmamalıdır; tohumun sadece çimleneceği kadar su bulup sonra kuraklığın devam etmesi çimlenen fidenin ölümüyle sonuçlanır. Çözüm, eğer ekim zamanı geldiği halde toprak kuruysa, tohumun çimlenmesini başlatmak ve kış öncesi kök gelişimini desteklemek amacıyla mutlaka bir "çıkış suyu" verilmesidir.
Zararlıların Çıkış Dönemindeki Etkisi
Tohumlar toprak yüzeyine tam çıktığı sırada veya henüz kotiledon yaprakları aşamasındayken zararlı saldırısına uğrayabilmektedir. Özellikle toprak pireleri (turp piresi), yeni çıkmış mahsullerde yaprakları delerek fidenin gelişimini durdurmasına ve tarlanın tamamen bozulmasına yol açabilen en tehlikeli zararlıdır. Bunun yanı sıra tarla salyangozları ve sümüklüböcekler de genç fideleri yiyerek tarlada büyük boşluklar oluşmasına neden olur. Zararlı baskısı bazen "tohum çıkmadı" algısı yaratsa da aslında fideler toprak yüzeyinde imha edilmektedir. Çözüm, çıkıştan itibaren fideleri yakından takip etmektir. Zararlı yoğunluğu ekonomik eşiği aşarsa, ziraat mühendisine danışılmalı ve sadece ruhsatlı ilaçlar kullanılarak müdahale edilmelidir.
Herbisit Kalıntısının Çimlenmeye Etkisi
Kanola, bir önceki üründen toprakta kalan yabancı ot ilacı kalıntılarına karşı oldukça hassas bir bitkidir. Özellikle mısır veya ayçiçeği gibi bitkilerin üretiminde kullanılan bazı kalıcı etkili herbisitler, toprak yapısına bağlı olarak uzun süre parçalanmadan kalabilir. Bu kalıntılar kanola tohumlarının çimlenmesini durdurabilir veya çıkan fidelerin kök gelişimini felce uğratarak sararmasına ve ölümlere neden olabilir. Ayrıca, kanola ekimi sonrası yapılan hatalı çıkış öncesi uygulamalar da ilacın tohum seviyesine sızması durumunda fitotoksisite yaratarak çıkışı engeller. Çözüm, münavebe planı yaparken önceki üründe kullanılan ilaçların etiketindeki bekleme sürelerine dikkat etmek ve tarlanın geçmiş ilaçlama kayıtlarını titizlikle takip etmektir.
Seyrek Çıkışta Tarla Bozulmalı mı?
Üretici için en zorlu kararlardan biri, çıkışın yetersiz olduğu bir tarlayı bozup bozmamaktır. Kanola tarımında birim alandaki ideal bitki sayısı m²'de 60 ile 100 bitki (bazı koşullarda 180'e kadar) arasında olmalıdır. Eğer m²'deki canlı bitki sayısı 60'ın altına düşmüşse ve tarlada geniş boşluklar varsa, bu alanların yabancı ot istilasına uğraması ve verimin düşmesi kaçınılmazdır. Özellikle Kasım ayına sarkmış ve rozet dönemini tamamlayamamış zayıf fidelerin kış donlarından zarar görme riski çok yüksektir. Bu durumda, zarar gören veya çok seyrek kalan tarla sürülerek yerine erken ilkbaharda (en geç Mart ayında) "yazlık kanola" çeşitleri ekilebilir. Ancak yazlık ekimin kışlığa göre daha düşük verim potansiyeline sahip olduğu ve yazın mutlaka sulama gerektirdiği unutulmamalıdır.
Bu Konudaki Diğer Rehberler
- Kanola (Kolza) Yetiştiriciliği: Ekimden Hasada Kapsamlı Rehber
- Kanola Zararlıları: Turp Piresi, Sap Hortumlu Böcek ve Yaprak Biti
- Kanolada Lahana Kelebeği ve Tırtıl Mücadelesi
- Kanola Hastalıkları: Mildiyö, Kök Uru ve Kurşuni Küf
- Kanola-Buğday Münavebesi: Ekim Nöbetinde Kanolanın Yeri
Sıkça Sorulan Sorular
Kanola kaç günde çıkar?
İdeal toprak sıcaklığı olan 10-12 °C ve yeterli nem sağlandığında, kanola tohumları genellikle 5 ile 10 gün içinde toprak yüzeyine çıkar. Soğuk veya kuru topraklarda bu süre daha da uzayabilmektedir.
Kanola neden seyrek çıktı?
Seyrek çıkışın en yaygın nedenleri; tohum yatağının kesekli hazırlanması, tohumun 2,5-3 cm'den daha derine ekilmesi veya mibzer ayarlarının hatalı olmasıdır. Ayrıca çıkış anındaki toprak piresi saldırıları da fideleri yok ederek seyrekliğe yol açabilir.
Kaymak bağlayan tarlada ne yapılır?
Ekim sonrası yağan yağmurla sertleşen yüzey tabakasını kırmak için en etkili yol hafif bir yağmurlama sulama yapmaktır. Su, sert tabakayı yumuşatarak sürme gücü zayıf olan fidelerin yüzeye çıkmasını sağlar.
Kuru toprağa kanola ekilir mi?
Kanola kuru toprağa ekilebilir ancak tohumların çimlenip kış soğukları başlamadan rozet dönemine girebilmesi için mutlaka "çıkış suyu" verilmelidir. Doğal yağışları beklemek çıkışı geciktirerek kış kaybı riskini artırır.
Seyrek kanola verim verir mi?
M²'de 60 bitkinin altına düşüldüğünde tarladaki boşluklar yabancı ot rekabetini artırır ve toplam verim belirgin şekilde düşer. Çok seyrek tarlaların bozulup Mart ayında yazlık çeşitlerle yenilenmesi bir alternatif olabilir.