Ayçiçeği Neden Çıkmadı? Çimlenme ve Çıkış Sorunları
Ayçiçeği tarımında tohumların çimlenmeme ve toprak yüzeyine çıkamama nedenleri. Sıcaklık, derinlik ve mibzer ayarlarıyla çıkış sorunlarını giderme yöntemleri.
Çıkış İçin Gereken Sıcaklık ve Nem
Ayçiçeği tohumlarının ekimden sonra toprak yüzeyine ulaşması, çevre koşullarına bağlı olarak genellikle 8 ile 12 gün arasında gerçekleşir. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde tamamlanabilmesi için en temel gereksinim, tohum yatağındaki nemin yeterli düzeyde olması ve tohumun etrafının ince, nemli bir toprak tabakasıyla çevrelenmiş olmasıdır. Tohumun çimlenme eylemine geçebilmesi için toprak sıcaklığının en az 8-10°C seviyesine ulaşması şarttır. Eğer toprakta yeterli rutubet yoksa tohum çimlenme için gereken suyu ememez ve toprak altında uyku halinde kalarak çıkış yapamaz. Bu sorunu çözmek için ekim zamanı bölgenin iklim verilerine göre belirlenmeli ve toprakta yeterli nem bulunmadığı durumlarda "çıkış sulaması" olarak adlandırılan hafif bir sulama işlemi uygulanmalıdır.
Soğuk Toprağa Erken Ekimin Sonucu
Ayçiçeği üretiminde erkencilik avantaj sağlasa da, toprağın yeterince ısınmadığı dönemlerde yapılan ekimler ciddi riskler barındırır. Toprak sıcaklığının 4°C’nin altına düşmesi durumunda ayçiçeği tohumlarının çimlenmesi durur ve çıkışta büyük problemler yaşanır. Soğuk toprakta tohumlar çok yavaş geliştiği için toprak altında kalma süreleri uzar; bu durum tohumların mantari patojenler tarafından çürütülmesine veya toprak altı zararlıları tarafından tüketilmesine zemin hazırlar. Ayçiçeği fideleri kotiledon devresinde -4°C ile -5°C gibi düşük sıcaklıklara dayanabilse de, sürüm ve çıkışın en sağlıklı gerçekleştiği ideal toprak ısısı 15°C düzeyindedir. Sorunun çözümü için tohumların mutlaka metalaxyl gibi etkili maddelerle ilaçlanmış olması ve ekim için takvimden ziyade gerçek toprak sıcaklığı ölçümlerinin baz alınması önerilir.
Derin Ekimin Çıkışı Engellemesi
Ekim derinliği ile tohumun sürme gücü arasında ters bir orantı bulunur ve yanlış derinlik seçimi tarlada geniş boşlukların kalmasına neden olan en yaygın hatalardan biridir. Ayçiçeği için en uygun ekim derinliği 4-6 cm arasıdır; toprak neminin derinlere kaçtığı kurak şartlarda ise bu değer maksimum.5 cm’ye kadar çekilebilir. Eğer tohumlar 8 cm’den daha derine bırakılırsa, tohumun içindeki sınırlı besin rezervi bitkinin toprak yüzeyine ulaşmasına yetmez ve fide henüz yüzeye çıkamadan toprak altında ölür. Derin ekim sorunu genellikle mibzer ayarlarının hatalı olmasından kaynaklandığı için, ekim işlemi sırasında mibzerin batma derinliği tarlanın farklı noktalarında manuel olarak kontrol edilmelidir. Çözüm olarak, tohum yatağının tavına uygun derinlik sabitlenmeli ve mibzerin ekim hızı tohumların derinliğini bozmayacak şekilde ayarlanmalıdır.
Kaymak Tabakası ve Sert Yüzey
Ekimden sonra meydana gelen hava olayları, tohum çimlenmiş olsa bile bitkinin toprak yüzeyini delip geçmesini engelleyebilir. Özellikle ağır bünyeli ve killi topraklarda ekim sonrası yağan şiddetli yağmurlar ve ardından gelen güneşli hava, toprak yüzeyinde kaymak tabakası denilen sert bir kabuk oluşturur. Bu sert yüzey, ayçiçeği fidesinin kafasını çıkaramamasına, boyun kırmasına veya toprak altında kıvrılarak kalmasına neden olur. Tarlada kaymak tabakası oluştuğu fark edildiğinde, fideler zarar görmeden önce hafif bir tırmık veya merdane geçirilerek yüzeydeki bu sertlik kırılmalıdır. Ayrıca imkan varsa hafif bir yağmurlama sulama yapılarak toprak yüzeyinin yumuşatılması, bitkinin çıkışını kolaylaştıran etkili bir çözümdür.
Mibzer Kaynaklı Boşluklar
Tarladaki seyrek çıkışın veya düzenli aralıklarla görülen boşlukların temel nedeni çoğunlukla mekanik hatalardır. Pnömatik (havalı) mibzerlerde yetersiz vakum gücü, disk deliklerinin tıkanması veya tohum iriliğine uygun olmayan disk seçimi tohumun toprağa düşmemesine yol açar. Traktörün ilerleme hızının saatte 7-8 km’nin üzerine çıkması, tohumların mibzer diskinden tam zamanında düşmesini engelleyerek tarlada düzensiz bitki dağılımına sebep olur. Özellikle çerezlik ayçiçeği gibi hafif ve iri taneli tohumların ekiminde hızın 5-6 km/saat seviyesine düşürülmesi tavsiye edilir. Mibzerin önündeki kürüyücü ayakların toprağı fazla sıyırarak tohumu kuru yatağa bırakması da çıkışı engelleyen bir faktördür; bu nedenle her mibzer ünitesinin tohumu nemli yatağa bıraktığı teyit edilmelidir.
Toprak Altı Zararlılarının Etkisi
Tohumların toprak altında kaybolması veya çimlenen bitkilerin aniden kuruması, zararlı baskısının bir işareti olabilir. Tel kurtları (Agriotes spp.) ayçiçeği tohumlarını ve genç kökleri kemirerek bitkiyi henüz toprak yüzeyine çıkmadan imha edebilen en sinsi toprak altı zararlılarından biridir. Ayrıca halk arasında kesik kurt olarak bilinen bozkurtlar, gece faaliyet göstererek yeni çıkan genç fideleri toprak seviyesinden keserek tarlada bitki kayıplarına yol açar. Bu zararlılarla mücadelede en etkili yöntem, tohumların ekim öncesinde sistemik etkili insektisitlerle kaplanmış olmasıdır. Ayrıca sonbaharda yapılacak derin toprak işlemesi, zararlıların larva ve pupalarını açığa çıkararak popülasyonu azaltan önemli bir kültürel önlemdir.
Herbisit Kalıntısının Çimlenmeye Etkisi
Ekim yapılan tarlada daha önce kullanılan kimyasallar, ayçiçeği tohumlarının yaşam döngüsünü çıkış aşamasında sonlandırabilir. Özellikle buğday ve arpa gibi ön bitkilerde kullanılan sülfonilüre grubu yabancı ot ilaçlarının toprakta kalıntı bırakması, ayçiçeği fidelerinde sararma, büyüme noktalarında kuruma ve çıkış başarısızlığına neden olur. Bunun yanı sıra, ayçiçeği ekimiyle birlikte uygulanan çıkış öncesi (pre-emergence) ot ilaçlarının aşırı dozda verilmesi veya toprağın çok kumlu olduğu alanlarda ilacın tohum seviyesine inmesi tohumu yakabilir. Bu sorunu önlemek için münavebe planı doğru kurgulanmalı ve herbisit uygulamalarında tarlanın toprak yapısı ile ruhsatlı ilaç dozları harfiyen gözetilmelidir. Eğer ilaç kalıntısından şüpheleniliyorsa, ekim öncesi derin sürüm yapılarak toprağın havalandırılması bir miktar koruma sağlayabilir.
Seyrek Çıkışta Tarla Bozulmalı mı?
Tarladaki bitki sıklığı hedeflenen seviyenin altına düştüğünde üretici "devam mı, yeniden ekim mi?" sorusuyla karşı karşıya kalır. Kuru tarım şartlarında dekarda 4000-5500, sulu şartlarda ise 5500-6000 canlı bitki bulunması ideal verim için yeterlidir. Eğer tarladaki bitki sayısı hedef popülasyonun %60'ından daha azsa ve boşluklar tarlanın genelinde homojen olmayan geniş alanlar oluşturuyorsa tarlanın bozulup yeniden ekilmesi ekonomik olabilir. Ancak yeniden ekim kararı verirken, geç ekimin getireceği kuraklık riski, tohum maliyeti ve kalan yetişme süresi (vejetasyon) dikkatle analiz edilmelidir. Az sayıdaki boşluklarda ayçiçeği bitkisi tablasını irileştirerek verim kaybını bir miktar telafi edebildiği için, %70-80 sıklık yakalanmışsa genellikle mevcut mahsul ile sezona devam edilmesi önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ayçiçeği kaç günde çıkar?
Toprak sıcaklığı ve neme bağlı olarak ayçiçeği tohumları genellikle ekimden sonraki 8 ile 12 gün içinde toprak yüzeyine çıkar.
Ayçiçeği neden seyrek çıktı?
Seyrek çıkışın ana nedenleri; mibzerin tohum kaçırması, tohumların 8 cm'den derine ekilmesi, toprak altı zararlı tahribatı ve yetersiz toprak sıcaklığıdır.
Kaymak bağlayan tarlada ne yapılır?
Toprak yüzeyi sertleşmişse, fidelerin çıkışını kolaylaştırmak için hafif bir merdane çekilmeli veya imkan varsa yağmurlama sulama ile yüzey yumuşatılmalıdır.
Seyrek ayçiçeği verim verir mi?
Evet; bitki sayısı azaldığında ayçiçeği daha iri tablalar oluşturarak dekar verimini dengelemeye çalışır ancak çok geniş boşluklarda toplam verim kaybı kaçınılmazdır.
Soğuk toprağa ayçiçeği ekilir mi?
Önerilmez; toprak sıcaklığı 8-10°C'nin altında olduğunda çimlenme durur ve tohumlar toprak altında çürüme riskiyle karşı karşıya kalır.