Blog Bitkisel Üretim

Kanolada Yabancı Ot Mücadelesi

Kanolada yabancı otun yol açtığı verim kaybı, tarlada en sık görülen otlar, çıkış öncesi ve sonrası uygulama farkı ile yabani hardal sorunu.

Kanolada Yabancı Ot Mücadelesi

Kanola yetiştiriciliğinde yabancı ot mücadelesi, üretimin en kritik safhalarından birini oluşturmaktadır çünkü bu bitkiler kanola ile ışık, su ve besin maddeleri için doğrudan rekabete girmektedir. Yapılan teknik araştırmalar ve tarla denemeleri, yabancı ot mücadelesinin zamanında ve doğru yöntemlerle yapılmasının verimi yüzde 20 ile yüzde 30 oranında artırdığını kanıtlamaktadır. Özellikle bitkinin ilk yetişme devresinin ilk bir aylık süreci, yabancı otların baskılanması açısından hayati önem taşır. Hızlı gelişme yeteneğine sahip olan yabancı otlar, bu erken dönemde faydalı tarla alanını hızla kaplayarak kanola fidelerinin gelişmesini engellemekte ve topraktaki bitki besin maddelerine ortak olarak gelişme geriliğine yol açmaktadır. Eğer bu aşamada kontrol sağlanamazsa, kanola bitkisi zayıf kalır ve kış soğuklarına karşı direnci azalarak önemli oranda rekolte kaybı yaşanır.

Kanola Tarlasında En Sık Görülen Yabancı Otlar

Kanola ekili alanlarda sorun olan yabancı otlar bölgeden bölgeye farklılık gösterse de, bazı türler Türkiye genelinde öne çıkmaktadır. Geniş yapraklı yabancı otlar arasında en yaygın olanları; hakiki papatya (Matricaria chamomilla), gelincik (Papaver rhoeas), dil kanatan (Galium aparine), sirken (Chenopodium album), horozibiği (Amaranthus retroflexus) ve meryem dikeni (Silybum marianum) olarak sıralanabilir. Bunların yanı sıra tarlada kanola ile aynı familyadan olan yabani hardal (Sinapis arvensis), çobançantası (Capsella bursa-pastoris) ve tarla akçaçiçeği (Thlaspi arvense) gibi türler de ciddi birer tehdit oluşturmaktadır. Dar yapraklı yabancı otlar grubunda ise kışlık gelişim gösteren yabani yulaf, kuşyemi türleri ve tilki kuyruğu gibi otlar kanolanın kardeşlenme ve sapa kalkma döneminde yoğun bir rekabet yaratmaktadır.

Ekim Öncesi Kültürel Mücadele

Yabancı otlarla mücadele sadece ilaçlama ile sınırlı kalmamalı, kültürel önlemlerle desteklenmelidir. Başarılı bir mücadele için öncelikle yabancı ot tohumu bulundurmayan sertifikalı ve temiz tohumluk kullanılması şarttır. Ekimden önce topraktaki yabancı otların ve bir önceki bitkiden kalan artıkların toprak işlemesi ile ortadan kaldırılması gerekir. İyi bir tohum yatağı hazırlığı, kanolanın homojen ve güçlü bir şekilde çıkış yapmasını sağlayarak yabancı otlarla olan rekabet şansını artırır. Ayrıca, münavebe (ekim nöbeti) uygulaması, belirli yabancı ot türlerinin tarlada yoğunlaşmasını engellemek adına çok etkilidir. Tarla hazırlığında kullanılan makinelerin (pulluk, diskaro vb.) bir tarladan diğerine geçerken temizlenmesi, özellikle rizomlu bitkilerin (ayrık gibi) bulaşmasını önlemek için zorunludur.

Çıkış Öncesi ve Çıkış Sonrası Uygulama Farkı

Kimyasal mücadelede ilaçlama zamanlaması, tarlada görülen yabancı ot türlerine ve ilacın etki mekanizmasına göre belirlenir. Ekim öncesi uygulamalarda, toprak yüzeyine püskürtülen herbisitler genellikle diskaro veya goble disk yardımıyla 10-12 cm derinliğe karıştırılarak toprakla harmanlanır; bu yöntem dar ve geniş yapraklı birçok otun daha çimlenmeden kontrol edilmesini sağlar. Çıkış öncesi (pre-emergence) uygulamalarda ise ilaçlar kanola ve yabancı otlar henüz toprak yüzeyine çıkmadan tarlaya atılır ancak toprağa karıştırılmaz. Çıkış sonrası (post-emergence) uygulamalar ise yabancı otların en hassas olduğu 2 ile 4 yapraklı oldukları küçük dönemde yapılmalıdır. Bu aşamada geç kalınması durumunda hem yabancı ot kontrolü zayıflar hem de kullanılan ilacın dozu artacağı için kanola bitkisi fitotoksisite (ilaç zararı) riskiyle karşı karşıya kalabilir. İlaç seçimi ve dozu için mutlaka ziraat mühendisine veya il tarım müdürlüğüne danışılmalı, ruhsatlı ilaçlar kullanılmalıdır.

Kanolanın Kendi Rekabet Gücü ve Sık Ekimin Rolü

Kanola bitkisi, gelişiminin ilerleyen evrelerinde yabancı otlarla biyolojik olarak mücadele edebilen gür bir yapıya sahiptir. Bitki yaklaşık 30 ile 40 cm boyuna ulaştığında yaprakları ile toprak yüzeyini tamamen örterek gölge yapar. Bu doğal gölgeleme etkisi, topraktaki diğer yabancı ot tohumlarının çimlenmesini ve güneş ışığına ulaşmasını büyük oranda engeller. Bu nedenle, zamanında ve uygun sıklıkta yapılan ekimler, kanolanın tarlada baskın hale gelmesini sağlayarak yabancı ot kontrolünü kolaylaştırmaktadır. Eğer ekim çok seyrek yapılmışsa veya çıkış kayıpları nedeniyle tarlada boşluklar oluşmuşsa, güneş ışığı toprağa ulaştığı için yabancı otlar hızla gelişme imkanı bularak kanola bitkisini baskılayabilmektedir.

Bir Önceki Üründen Kalan İlaç Kalıntısı Riski

Kanola, bir önceki üründen toprakta kalan herbisit kalıntılarına (carry-over etkisi) karşı oldukça hassas bir bitkidir. Münavebe planlaması yapılırken bir önceki ürünün yetiştirilme sürecinde kullanılan ilaçların etki süreleri ve kanola üzerindeki olası zararları dikkate alınmalıdır. Özellikle mısır veya ayçiçeği tarımında kullanılan bazı kalıcı etkili ilaçlar, toprağın pH'ına, nemine ve sıcaklığına bağlı olarak toprakta uzun süre parçalanmadan kalabilir ve ardından ekilen kanolanın kök gelişimini bozarak sararmasına veya kurumasına neden olabilir. Başarılı bir kanola üretimi için sistemli bir takip yapılmalı, önceki üründen kalan bitki artıklarının tarlaya uygulanacak yeni herbisitlerle herhangi bir etkileşiminin olmayacağından emin olunmalıdır.

Yabani Hardal ve Akrabası Otların Zorluğu

Kanola tarımında en büyük sorunlardan biri, bitkinin akrabası olan yabani hardal türleri ile yapılan mücadeledir. Kanola ve yabani hardal aynı familyadan (Brassicaceae) oldukları için fizyolojik ve morfolojik olarak birbirlerine çok benzerler, bu durum herbisitlerin iki bitkiyi birbirinden ayırt etmesini zorlaştırır. Yabani hardalın yoğun olduğu tarlalarda hem kimyasal mücadele etkinliği düşmekte hem de yabani hardal bitkisi kanola ile kolayca melezlenebildiği için hasat edilen ürünün yağ kalitesindeki erusik asit oranı artmaktadır. Bu tür tarlalara kanola ekilmesi teknik olarak tavsiye edilmez; çünkü yabani hardal tohumlarının kanola danelerine karışması sanayide yağ kalitesini bozarak ticari değeri düşürür. Yeni geliştirilen ve belirli herbisit gruplarına (örneğin IMI grubu) dayanıklı olan özel kanola çeşitleri bu soruna bir çözüm sunsa da, bu sistemde kullanılan ilaçların fitotoksisite etkileri tescil raporları ile sıkı takip edilmelidir.

Mücadelede Sık Yapılan Hatalar

Yabancı ot mücadelesinde üreticilerin en sık düştüğü hataların başında yanlış zamanlama gelmektedir. İlaçlama için yabancı otların çok fazla büyümesini beklemek, ilacın etkisini azaltırken kanolanın da zarar görmesine yol açar. Bir diğer önemli hata ise ilaçlama aletlerinin kalibrasyonunun yapılmamasıdır; dozun homojen dağılmaması tarlanın bazı yerlerinde otların ölmemesine, bazı yerlerinde ise kanolanın yanmasına neden olur. Rüzgarlı, yağışlı veya aşırı sıcak havalarda yapılan uygulamalar da ilacın etkinliğini düşüren temel faktörlerdir; en ideal sonuçlar havanın rüzgarsız ve sıcaklığın 8 ile 25 °C olduğu sabah veya akşam saatlerinde alınmaktadır. Ayrıca, toprak tavında değilken yani toprak çok kuruyken yapılan uygulamalar herbisitin bitki tarafından alınmasını güçleştirmektedir.

Bu Konudaki Diğer Rehberler

Sıkça Sorulan Sorular

Kanolada yabancı ot ilacı ne zaman atılır?

Kanolada ilaçlama yabancı ot türlerine göre üç farklı zamanda yapılabilir: Ekimden 1-2 hafta önce toprağa karıştırılarak, ekim sonrası henüz çıkış olmadan toprak yüzeyine atılarak veya bitkiler çıktıktan sonra yabancı otların 2-4 yapraklı olduğu erken devrede uygulanabilir.

Kanolada yabani hardal nasıl yok edilir?

Yabani hardal ile mücadele kanolada en zor işlemdir. Geleneksel çeşitlerde hardalı yok etmek çok güç olduğu için hardallı tarlalara ekim önerilmez; ancak IMI grubu ilaçlara dayanıklı özel kanola çeşitleri seçilerek uygun herbisitlerle kontrol sağlanabilir.

Kanola çıkmadan ilaç atılır mı?

Evet, buna çıkış öncesi uygulama denir. Ekim bittikten hemen sonra ancak hem kanola hem de yabancı otlar henüz toprak yüzeyine çıkmadan önce, uygun dozda herbisit toprak yüzeyine püskürtülür fakat toprağa karıştırılmaz.

Önceki üründen kalan ilaç kanolayı yakar mı?

Evet, özellikle kalıcı etkisi yüksek olan tarım ilaçları toprakta kalarak kanola fidelerine zarar verebilir. Bu riski önlemek için münavebe planı yapılmalı ve önceki üründe kullanılan ilaçların etiketindeki bekleme sürelerine dikkat edilmelidir.

Kanolada çapa yapılır mı?

Kanola tarımında genellikle kimyasal mücadele ekonomik olduğu için tercih edilir. Ancak organik üretimde veya ilaç kullanımının kısıtlı olduğu durumlarda, sıra arası mesafeye uygun ekipmanlarla mekanik yabancı ot mücadelesi veya el çapası yapılabilir; bu işlem toprak havalanmasına da yardımcı olur.