Blog Hayvancılık

Buzağılama Sonrası İlk 24 Saat: Kolostrum ve Ana Bakımı

Büyükbaş işletmelerinde doğum sonrası ilk 24 saat buzağı canlandırma, göbek dezenfeksiyonu, kolostrum zaman-miktar-kalite kuralları ve lohusa inek bakımı.

Buzağılama Sonrası İlk 24 Saat: Kolostrum ve Ana Bakımı

Süt sığırcılığı işletmelerinin geleceği, her inekten yılda bir kez sağlıklı bir buzağı alınmasına ve bu yavruların en az kayıpla büyütülerek sürüye kazandırılmasına bağlıdır. Doğum süreci, ortalama 280 gün süren uzun bir maratonun son aşamasıdır. Bu maratondan hemen sonraki ilk 24 saatlik evre, hem yeni doğan buzağının yaşama tutunması hem de lohusa ineğin sağlığının korunması açısından işletme yönetiminin en hassas dönemini oluşturur. Araştırmalar, buzağı ölümlerinin önemli bir kısmının doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde gerçekleştiğini, toplam ölümlerin ise %75'inin ilk 7 günde yoğunlaştığını göstermektedir. Bu süreçteki kayıpların önüne geçilmesi; doğum sonrasında buzağının solunum, kurulama ve göbek bakımının doğru yapılmasına, ananın metabolik durumunun izlenmesine ve zamanında, yeterli miktarda, kaliteli kolostrum verilmesine bağlıdır.

Doğumdan Hemen Sonra Yapılacaklar

Doğum gerçekleştikten hemen sonra yeni doğan buzağının yaşamsal faaliyetleri titizlikle kontrol edilmelidir. İlk aşamada yavrunun solunumu kontrol edilmeli; ağız ve burun çevresindeki müköz (sümüksü) kalıntılar el yardımıyla veya solunum aspiratörüyle temizlenmelidir. Eğer buzağı nefes almakta güçlük çekiyorsa solunumu uyarmak amacıyla baş aşağı gelecek şekilde kısa süreli sallandırılmalı, baş bölgesine soğuk su dökülmeli veya dili birkaç kez hafifçe çekilip bırakılmalıdır.

Solunum düzene girdikten sonra buzağının beden ısısının korunması hayati önem taşır; çünkü yavru ıslak doğduğundan buharlaşmayla hızlı şekilde ısı kaybeder. Isı kaybını azaltmak için inek yavrusunu yalayarak kurutmalıdır. İnek yalamıyorsa buzağının üzerine hafif tuz serpilerek yalaması teşvik edilmeli veya kuru bez, havlu ya da temiz sap-saman yardımıyla buzağı ovularak iyice kurutulmalıdır. Beden ısısı düşük olan yavrular ısıtıcılar, sıcak su şişeleri veya buzağı battaniyesi ile desteklenmelidir.

Sağlıklı bir buzağının doğumdan sonra 3 dakika içinde başını güçlüce sallaması, aktif emme refleksi göstermesi, 5 dakika içinde göğüs (sternal) pozisyonuna gelmesi, 15-20 dakika içinde ayağa kalkma girişiminde bulunması ve 60-90 dakika içinde tamamen ayakta durabilmesi beklenir. Bu girişimlerin gecikmesi veya emme refleksinin başlamasının iki saatten uzun sürmesi, yaşama gücünün zayıf olduğunun göstergesidir. Bu süreçte yavrunun canlılığı Modifiye Apgar Skoru (solunum, mukoza rengi, kas tonusu, kalp atımı ve refleks uyarımı) ile değerlendirilmelidir.

Göbek Kordonu Bakımı

Doğum sırasında veya hemen sonrasında göbek kordonu genellikle kendiliğinden kopar. Kopmamışsa, karnına en yakın kısımdan başlanarak kordon aşağıya doğru sıvazlanmalı ve içindeki sıvı tamamen boşaltılmalıdır. Ardından kordon kalıntısı, karın duvarına 4-5 parmak (yaklaşık 8-10 cm) uzaklıktan dezenfekte edilmiş bir iple bağlanmalı ve bağlanan noktanın 3-4 cm altından temiz bir makasla kesilmelidir.

Göbek kordonu, doğum sonrasında dış ortama en açık ve patojenlerin vücuda girmesine en elverişli yoldur. Doğum sonrası göbek bölgesi enfeksiyonlarından (omfalitis, omfaloflebitis) korunmak için göbek kordonuna en kısa sürede antiseptik solüsyon uygulanmalıdır. Göbek kordonu bölgesine, üç gün boyunca günde iki kez tentürdiyot sürülmeli veya kordon tentürdiyot solüsyonuna daldırılmalıdır. Bu daldırma işlemi için her buzağıda küçük, tek kullanımlık kaplar kullanılmalıdır; böylece buzağıdan buzağıya hastalık bulaşması önlenir. Göbek bölgesi bakımına özen gösterilmesi, eklem hastalıkları, göbek fıtığı ve septisemi gibi sistemik enfeksiyon risklerini engeller.

Kolostrumun Üç Kuralı: Zaman, Miktar, Kalite

Geviş getiren hayvanlarda gebelik esnasında anneden yavruya plasenta yoluyla antikor geçişi olmaz; bu nedenle buzağılar hastalıklara karşı zayıf bir bağışıklıkla doğarlar. Buzağının hastalıklardan korunması ve pasif bağışıklık kazanması ancak kolostrum (ağız sütü) almasıyla mümkündür. Başarılı bir kolostrum yönetimi zaman, miktar ve kalite kurallarının sayısal standartlarına dayanır:

Buzağıya İlk İçirme Nasıl Yapılır?

Kolostrum buzağıya temiz, dezenfekte edilmiş kaplar, biberon veya emzikli kovalar yardımıyla içirilmelidir. Ağız sütü kesinlikle soğutulmadan, mutlaka buzağının vücut ısısına yakın bir sıcaklıkta, yani tam olarak 38 °C sıcaklıkta verilmelidir. Buzağılar, içecekleri sütün vücut sıcaklığından 2-3 °C düşük olmasına karşı son derece hassastır; soğuk ağız sütü içirilmesi sindirim sistemini bozarak ishale yol açar. Dondurulmuş kolostrum kullanılacaksa, 40-45 °C'lik ılık su banyolarında çözdürülmelidir; çözdürme esnasında su sıcaklığının 49 °C ve üzerine çıkması kolostrumun içindeki koruyucu antikor proteinlerini tahrip eder.

Doğum sonrasında emme refleksi zayıf olan, ayağa kalkamayan veya biberondan emmeyi reddeden güçsüz buzağılara ağız sütü kesinlikle zorla içirilmeye çalışılmamalıdır. Bu durumda kolostrum, tekniğine uygun olarak temiz bir mide sondası (özofagus sondası) yardımıyla doğrudan işkembeye ulaştırılmalıdır.

Ananın İlk Saatlerdeki Takibi

Buzağılama eyleminin tamamlanmasıyla birlikte lohusa inek için en kritik metabolik dönem başlar. Periparturient enfeksiyöz ve metabolik hastalıkların çok büyük bir bölümü doğumdan sonraki ilk 2 hafta içinde şekillenir. Doğum sonrasında ananın yumuşak doğum yolunda yırtık, yaralanma, kanama ve prolapsus uteri (rahmin dışarı çıkması) gibi bir anormalliğin olup olmadığı kontrol edilmelidir. İneklerin doğum sonrasında yavru zarlarını (plasentayı) yeme eğilimleri vardır; bu durum sindirim bozukluklarına yol açabileceğinden atılan zarlar doğumhaneden hemen uzaklaştırılmalıdır.

Lohusalık dönemindeki ineklerin olası sağlık problemlerini erken saptamak amacıyla günlük lohusa takip programı uygulanmalıdır. Bu takip kapsamında ananın rektal vücut sıcaklığı (metritis ve klinik mastitis teşhisi için), iştah ve yem seçme durumu, genel duruş pozisyonu ve vulvadan gelen akıntının koku ve rengi günlük olarak kontrol edilmelidir.

Su, Yem ve Kalsiyum Desteği

Doğum yapan büyükbaş hayvanların terli olan vücutları havlu veya kuru ot yardımıyla kurulanmalı ve cereyansız, temiz bir padokta barındırılmalıdır. İneklerin doğum sırasında kaybettiği sıvıyı, enerjiyi ve karın içi boşluğu hızlıca dengelemek için besleme desteği sağlanmalıdır. Doğumun hemen ardından hayvana en az 20 litre ılık su içirilmelidir. Bu suyin içerisine kalsiyum propiyonat, potasyum klorit, magnezyum sülfat, sodyum klorit, maya kültürü ve propilen glikol içeren özel karışımların ilave edilmesi metabolik toparlanmayı hızlandırır.

Lohusa ineğin önünde her an taze ve temiz içme suyu ile kolay sindirilebilir yüksek kaliteli kaba yemler (taze kuru ot) bulundurulmalıdır. Ayrıca, doğumla birlikte aniden başlayan süt salgısı nedeniyle kandan yüksek miktarda kalsiyum çekilir. Özellikle üçüncü laktasyonu aşmış yaşlı ve yüksek verimli ineklerde kan kalsiyumunun 9 mg/dl'nin altına düşmesiyle şekillenen süt humması (hipokalsemi/doğum felci) riskine karşı kalsiyum düzeyleri yakından izlenmelidir. Süt humması riskini azaltmak ve ananın enerji açığını şiddetlendirmemek için doğumdan sonraki ilk 20 gün boyunca inekler günde ikiden fazla sağılmamalıdır.

Dil, Isı ve İlk Gün Görülen Sorunlar

Buzağılama sonrası ilk 24 saatte hem anaçta hem de buzağıda bazı akut sağlık sorunları şekillenebilir. Bu dönemde en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:

  • Anaçta: süt humması (doğum felci), son atamama, rahim iltihabı, rahim/vajina sarkması, ketozis.
  • Anaçta: yem tüketiminin toparlanmaması, işkembenin yavaşlaması, memede ödem.
  • Buzağıda: solunum güçlüğü ve doğum sırasında oksijensiz kalma.
  • Buzağıda: kolostrumun zamanında veya yeterince içirilememesi nedeniyle bağışıklık açığı.
  • Buzağıda: vücut ısısının düşmesi (özellikle kış aylarında), göbek enfeksiyonu, emme refleksinin zayıf olması.

Kayıt Tutmanın Önemi

Başarılı bir sürü yönetimi ve izlenebilirliğin sağlanması, doğum anından itibaren eksiksiz ve disiplinli kayıt tutulmasına dayanır. Doğan her buzağının doğum bilgileri işletmedeki "Buzağı Doğum Defteri"ne günü gününe işlenmelidir.

İşletmede ilk gün kaydedilmesi gereken zorunlu parametreler şunlardır:

  • Doğum tarihi ve saati.
  • Ananın küpe numarası ve kullanılan boğa/sperma bilgisi.
  • Buzağının cinsiyeti ve doğum ağırlığı.
  • Doğumun kolay mı yoksa yardımlı mı (güç doğum skoru) olduğu.
  • Kolostrumun içirilme saati, miktarı ve kalitesi.
  • Tek mi ikiz mi doğduğu, canlı/ölü doğum bilgisi.
  • Göbek dezenfeksiyonunun yapıldığı.
  • Sonun atılma saati ve doğum sonrası gözlenen sorunlar.

Bu kayıtlar, gelecekteki damızlık seçimleri, sürü verimlilik analizleri ve yasal TÜRKVET hayvan kayıt sistemine yapılacak bildirimler için temel referans kaynağını oluşturur.

Bu Konudaki Diğer Rehberler

Sıkça Sorulan Sorular

Buzağıya kolostrum kaç saat içinde verilmeli?

Yeni doğan buzağıların bağışıklık maddelerini (IgG) bağırsaklarından emebilme yeteneği doğumdan sonra hızla azalır. Bu nedenle ilk kolostrum doğumdan hemen sonra, en geç ilk 1 saat (en ideal olarak ilk 20 dakika) içinde verilmelidir. İlk emzirmeden 6-8 saat sonra ise ikinci bir öğün daha içirilmelidir.

Yeni doğan buzağı ne kadar ağız sütü içmeli?

Buzağı, yaşamının ilk 24 saati içinde kendi canlı ağırlığının %10-15'i kadar (ortalama 4,5 ila 6,5 litre) kolostrum tüketmelidir. Bu miktarın 2,5-3 litrelik ilk kısmı doğumdan sonraki ilk 3-4 saat içinde buzağıya içirilmiş olmalıdır.

Kolostrum kalitesi nasıl anlaşılır?

Kaliteli kolostrum; krema kıvamında koyu renkli olan, Brix değeri >= %22 veya kolostrometre dansitesi > 1050 olan ve litresinde en az 50 gram antikor (IgG) barındıran hijyenik ağız sütüdür. Kıvamsız, akışkan ve açık renkli kolostrumlar kalitesiz kabul edilir.

Doğumdan sonra ineğe ne verilir?

Doğumdan sonra ineğe, kaybettiği karın içi hacmini doldurmak ve enerjisini yerine getirmek amacıyla kalsiyum propiyonat, potasyum klorit, magnezyum sülfat, maya ve propilen glikol içeren en az 20 litre ılık su içirilmelidir. Ayrıca önünde kaliteli kuru ot bulundurulmalıdır.

Göbek kordonu nasıl dezenfekte edilir?

Göbek kordonunun içindeki sıvı aşağıya doğru sıvazlanıp boşaltıldıktan sonra kordon tentürdiyot içeren antiseptik solüsyonun içerisine daldırılmalıdır (navel dipping). Bu dezenfeksiyon işlemi doğumdan sonra üç gün boyunca günde iki kez tekrarlanmalıdır.